İskandinav Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İskandinav Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.9.21

Altın Küpü Ve Kuşlar Kitaplarına dair....


 Öyle güzel bir kitap okudum ki anlatamam..... Tek kelime ile enfesti..... Özellikle doğa-dan koptukca nasıl da aslında kendimizden de koptuğumuzu anlıyoruz. Hele o felsefi konusmalar, sorular ...Tabi ara ara gülümsemek serbest... 😁🤭Velhasıl okuduktan sonra pişman olmayacağınız, bazı cümlelerin altını bol bol çizip ara ara açıp okuyacağınız bir kitap olacak....

 

Biraz araştırınca yazar ile ilgili ilginç bilgiler de vardı. Mesela kendisi James Joye hayranı imiş ve doğum tarihini bile aynı yazdırmak istemiş.

👓 Meğer, bilgeliğimiz duyusal uyaranların oluşturduğu bir katalogdan başka bir şey değilmiş!...

👓👓"İnsan bolluğun içinde de olsa aç kalabilir, çünkü doğadan kendini uzaklaştırmış ve kurnaz, sapkın düşünceleriyle yaşamayı tercih etmiştir."

👓👓👓👓👓

Zehrin devasi kendisindedir. Son, baslangiçta gizlidir. Her vücut, kemigin etrafinda olusur ve yine kemige dönüsür. Hayat ve ölüm birbirini tamamlayan bir bulmacanin parçasidir.” Cüce cinler, insan ve hayvan kiligindaki tanrilar, hayatin anlamini arayan iki filozof ve bu iki filozoftan nefret eden esleri… Irlanda’nin yerel mitleri, felsefe ile kurmacanin iç içe geçtigi bu kitapta hayat buluyor. Hayatin, evrenin ve her seyin anlami üzerine düsündürürken okuru içine çekiyor. Altin Küpü, iyiyle kötünün, güzelle çirkinin, cesaretle ödlekligin farkli hâllerinin sunuldugu, her sayfada özgünlügünü kanitlayan bir eser. 

#altınküpü #jamesstephens 



 Norveç ve  İskandinav Edebiyatı gibi hep yüreğe dokunuyor... Özellikle "yalnızlık ve doğa"üzerine cümleleri hep vurgun gibi oluyor bu yörenin yazarlarının......

Bu hikâyede de; kendi halinde yaşayan abla kardeşin, yalnızlıkları, birbirlerine tutunmaları, en önemlisi de " zihinsel olarak hasta olan Matiss'in gözünden 'bana ne olacak?' " sorusunun getirdikleri......

Nette okuduğum bir yazının sonunu şöyle bitirmiş yazıyı yazan; Charles Addams’ ın dediği gibi “bir örümcek için normal olan bir sinek için kaos ise” o halde normallik kavramı da bir illüzyondan ibaret olsa gerek. (ŞB Nisan 2017)

🐦 İskandinav Edebiyat Ödülü sahibi Tarjei Vesaas'tan, nahif olduğu kadar şiddetli, aldatıcı basitlikte, sarsıcı bir roman: Kuşlar...

🐦 Çevirmene de ayrı bir teşekkürü borç bilirim,öyle akıcı bir anlatım ile çevrilmiş ki kitap....🌺 #denizcanefe #kuşlar #TarjeiVesaas


4.2.19

MAHCUBİYET VE HAYSİYET / DAG SOLSTAD


Selam.

Yarı yıl tatili bitti ve okul zili çaldı bu sabah.
Amannn sabahlar olmasın demek istiyorum çünkü evin en sessiz hali ile baş başayım. :)))
Daha önce de yazmışımdır bu tatil bizim çok hızlı ve dolu geçti.
Elbet sevdiğimiz arkadaşlarımızla görüşmek keyifli idi.
Yalnız evi özledim resmen. :)

Kendimin şöyle bir huyu vardır efenim... Uzun süre dışarı çıkarsam illaki bir kaç gün hiç evden çıkmamam lazım. Detoks gibi bişey benim için. 

Kısa ama öz bir çok duyguyu anlatan güzel bir kitaptan bahsetmek isterim...


"MAHCUBİYET VE HAYSİYET / DAG SOLSTAD"






 “Dışarıda karanlık ve insanın üzerine tüm ağırlığıyla çöken bir hava vardı, kurşun renkli gökyüzünden kara yaşmaklara benzer parça parça bulutlar geçiyordu.” Fagerborg Lisesi edebiyat öğretmeni Elias Rukla’nın hayatının en önemli gününün hikâyesi işte böyle kasvetli bir havayla başlar.




İlk kitabın adına vuruldum.
Uzun zamandır unuttuğumuz kelimeler ve davranışlar bence.

Yükte hafif pahada ağır, dili ve atmosferiyle akılda yer eden, bir öğretmenin edebiyat tutkusunu, öğrencilerine vermek istediği edebi seçkinlik....
Özellikle bir çok şeyi içinde yaşaması, arkadaşları arasında ki mahcubiyeti, gereksiz sorular sormaktan kaçınan hatta çoğu zaman toplum tarafından kabul görmüş birçok şeyi kendi içinde sorgulayan bir öğretmen.
Oysa ki içinde acılar çeker, yer yer kendine yer yer topluma kızar.. ama hayat durağan devam eder...

Kaygılı bir öğretmendir, gölgeler ardı yaşamak kendisini rahatsız eder...
Oysa ki içinde fırtınalar koparken neleri kabul etmiştir...arkadaşı uğruna...

Yaşamı artık silik ama her gün durağan devam eden bu öğretmen tam  bir edebiyat tutkunu ve yazarlar aşığıdır.. Bir kaç sevdiği yazardan da bahseder.....



Daha fazla detay vermek istemiyorum. 
Sevdiğim bu romanı belki siz de okursunuz? ! :)






YAZAR HAKKINDA;
not: bu siteden alıntıdır


Dag Solstad, (16 Temmuz 1941, Sandefjord, Norveç) günümüzde Kuzey Avrupa’nın en önemli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. 1965’te yazarlığa adım atan Solstad kimlik ve yabancılaşma temalarını inceleyen kısa deneysel kurgusu ‘Spiral’ ile daha ilk eserinden Norveç Edebiyatı’nda vazgeçilmez sesleri arasında yerini aldı. Tüm dünyayı sarsan ‘68 Olayları’nın ardından ise 1970’de ‘Arild Asnes’ romanı ile genç bir erkeğin gelişim süreci ile politik devrimin ve çatışma ortamının gerekliliğini tema olarak kullandı. Politik duruşunun yanı sıra varoluşçu felsefeye getirdiği yeni yaklaşımla Solstad pek çok roman, öykü, oyun ve deneme kitabı yayımladı. Yazar ülkesinin en prestijli edebiyat ödülü ‘Norveç Eleştirmenler Ödülünü’ üç kere kazanma başarısının yanı sıra ‘Kuzey Avrupa Edebiyat Ödülü’nün de sahibi. Farklı tarzı, topluma çok da uyum sağlamayacak mizaçlı karakterleri, uzun, kıvrak ve trajedi yüklü cümleleriyle, Norveç’te bir çok yazara ilham kaynağı olan Solstad ’Mahcubiyet ve Haysiyet’ ile ilk defa Türkçe’ye çevrildi. Yazarın 1994 yılında yayımladığı insanın toplumdaki yalnızlığı, kendi içindeki büyük derinliği ile düştüğü umutsuzluğu irdeleyen romanla biz de en sonunda Solstad’ın edebiyatı ile tanışmış olduk.