CemalNur Sargut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CemalNur Sargut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.4.17

Cemalnur Sargut Ve Meditasyon Üzerine...


Salı günki kitap kulübü toplantımız da Uğur "Çarşamba günü CemalNur Sargut" var demişti.
Bende kendisini şahsen tanımasam bile gerek televizyon programlarından gerekse kitaplardından biliyor ve seviyordum.

Çok enteresan aslında yıllar yıllar önce daha bekardım bile hatta :)
TRT1'de adını hatırlamadığım bir sabah programında rastlamıştım kendisine ilk olarak.
Her hafta belirli bir günde çıkıyordu ve ben bir türlü bu huşu içinde anlatan tatlı dilli, tatlı sohbetli kadının ismini  öğrenemedim. Kime sorsam bilmiyorum dedi, tv de açtığımda denk geldiğimde hep isim kısmını kaçırmış oluyordum.

Sonra yıllar sonra bir gün hemşiremle (çok yakın bir dostumla birbirimize hemşirem derizde biz :))   )
konuşurken o bana ismini deyiverdi... Aman Allah'ım nasıl sevindim anlatamam size.
Hatta kendisinden bir kitabını alıp okumuştum.
Sonra da internetten takip eder oldum Cemalnur Sargut Hocayı.

Ben kişinin "ruh-beden-zihin" için okumalar yapmasından yanayım. Çünkü ruhumuz da zihnimiz kadar doyurulmaya ihtiyaç duyuyor...
Eğer bu üçlü dinginliği sağlamazsak sorunlarımız, sıkıntılarımız veya mutluluklarımız da eksik duygular olabiliyor.
Bazen adını koyamıyoruz ama oluyor, en azından benim gözlemlediğim ve deneyimlediğim bu...

Tabi ben çoğunluğu tasavvuf okuyorak buluyorum ama bunun yanında Buda, Zen Öğretilerini de okuyup kendime göre yorumlayarak kendime  öğretiyorum.
Örneğin "meditasyon" çok önemli  kişinin dinginliği için, stresle baş etmesi için...
Arada belirli saatlerde kendinize göre bu saati ayarlayabilirsiniz; dik ama rahat bir pozisyonda oturup gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın.
Eve t evet biliyorum an'da kalmak, o anı düşünmek kolay olmuyor.
Başlarda o kadar çok geerekli gereksiz şeyleri düşünürken, kendi kendinize yorum yaparken buluyorsunuz ki kendinizi...

Ama tekrarlar yaptığınız da inanın geçiyor bu süreç ve siz bir bakıyorsunuz iç dinginliğinizi birkaç dakika bile olsa sağlamışsınız.

Hatta ara ara Youtube'dan meditasyon müzikleri açarsanız dinginlik ve sakinlik için size yardımcı bile oluyor.

Okumak, bilmek de çok önemli çünkü insan bedeni öyle bişey ki bazı şeyleri fazlaca hayatımızda yaşadığımız da kibir veya karşımızdakini beğenmeme, herşeyi ben bilirim hallerinin ortaya çıkması yüksek düzeyde olabiliyor.
Elbet istisnaları kayırıyorum....

İşte burada da Tasavvuf veya hangi kadim bilgiye, öğretiye inanıyorsanız ona göre bedeninizi terbiye ediyorsunuz.

Ben 21 yaşındaydım yanlış hatırlamıyorsam tanıştım tasavvuf ve bazı bilgilerle.
Hatta rahmetli canım annem( nurlar içinde uyu annem hep bana kızardı; kız seni kimse çekmez, evlensen geri geitrir valla kocan falan gibi klasik anne lafları ile... :)))
Sebebi ise çok konuşmam, herşeye bir lafımın olması ve havalı olmam. Kolay kolay beğenmezdim hem eşyalaı hem kişileri... eleştiri deseniz oda mevcut....
Bir gün Nezihe Araz'ın yazdığı  Hz. Peygamberimizin hayatını anlatan kitaba denk geldim aldım okudum, okudum ve inanın hayatım değişti.......

Çok garip ama kendimi eleştirirken buldum, insan olmanın bu olmadığını tersine hepimizin birbirimize ihtiyacı olduğunu, tesadüf diye bir şeyin olmadığını herşeyin bir sebebi olduğunu öğrendim... Tabi hemen olmadı bu süreç ama kendimi keşfettim.
Demek ki zamanı gelmişti benim için... dedim kendime.

Sonra Kuantum'u araştırdım ve baktım ki aslında orada da anlatılanlarım yazdıklarımdan, okuduklarımdan pek bi farkı yoktu. Farklı cümleler veya kelimelerle de olsa birçok öğreti aynı kapıya çıkıyordu.
Daha az konuş, daha çok dinle.. .. ister insan olsun, ister hayvan olsun ister doğaya karşı olalım hepimizin bir görevi, sesi  olduğunu, saygıyı hak ettğimizi anlatıyor....

Tabi hayat adil değil, eşit değil ve hepimizin bir yaşaması gereken hayat var.
İster bu yaşamımızı şikayet ederek, başkalarını suçlayarak geçiririz, ister bazı değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabul eder, değiştirebilecek şeyleri değiştirir ve yol alırız.
Zaten ortak olan bir görüş var; daim bir mutluluk yok.
Siz ister ve gerçek anlamda farkında yaşarsanız anlık mutluluklarınızın tadını çıkartırsınız....

Konu uzar sizi sıkmayayım efenim.
Nerden nereye geldim yine.
Sizinle aslında kendi öğrendiklerimi paylaşmak istedim, sizde paylşamak isterseniz benimle sevinirim.

Keyifli haftasonunuz olsun. :))))









10.10.12

2 film 1 kitap....

Bu hafta kalan son iki filmimi de bitirdim. Yalnız bir önceki yazımda İran filmleri emiştim ama bir tanesi Rus filmiydi. Birde Cemalnur Sargut kitabı araya sıkıştırıp bitirdim. Elimde okuduğum 2 kitap var çünkü. :)



Dönüş The Return / Vozvrashchenie Film 2004 yapımı ve yönetmenin ilk filmi, ödül almış Bence haketmişte. van ile Andrey babasız geçen çocukluklarınında etkisiyle birbirine çok düşkün iki kardeştir.Mahalledeki arkadaşlarıyla kavge ettikten sonra evlerine dönen çocuklar,12 yılın ardından babalarının döndüğünü görünce çok şaşırırlar.Annelerinin yarım ağzıyla da olsa onay verişeriyle,kardeşler ketum babalarıyla balık tutacaklarını sandıkları birkaç günlük bir tatile çıkarlar.Yanlızca solgun bir fotoğraftan tanıdıkları babalarına kavuşmak,ilk başta içlerini coşkuyla doldursada,sonrasında onları beklenmedik bir gerilimin içine sürükler.

Yalnız sonunu beğenmedim, bazı oldular abartılmış geldi. Sanırım ilk filminden dolayı birçok şeyi uygulamak istemiş yönetmen.



 Yeşilçay içimine devam günde bir bardak. Bu kupalar 4 tane. Herbiri farklı desende, arkadaşım ev oturmasına geldiğinde getirmiş. Bitki çayı ve kahve içmeyi sevdiğimi bildiğinden. Tekrar teşekkür ederim Berna'cım. :)
Aşk'tan Dinle- Mesnevi Hikayeleri/ CemalNur Sargut kitabını da bitirdim. Mesnevi'yi seven biri olarak bu kitapta hızlı bitti. Hep yazıyorum ama gerçekten de arada bu kitaplar ruhuma çok iyi geliyor, benliğime, egoma, kişiliğime.... Farkındalığıma da iyi geliyor....

2.filmim Lale Ablanın blogunda bahsettiği filmlerden biriydi. Bir yönetmen ismi daha söylemişti ama onu daha alamadım.

Kaplumbağalar da Uçar / 2004 yılı yapımı

Bence film ödülü haketmiş hemde her karesi ile.  Özellikle çocuk oyuncuların sergilediği yaşamlar ve yaşadıkları... Hayat adil değil gerçekten de... Bence de muhakkak izleyin derim.

Filmin Özeti

Amerika'nın Irak'a saldırısına birkaç gün kala Irak-Türkiye sınırında bir Kürt mülteci kampı... Boş kovanların, yakılmış tankların ve bomba çukurlarının orta yerindeki köyde ailesini yitirmiş Satellite (Uydu) lakaplı bir çocuk yaşar. Satellite günlerini televizyon antenlerini tamir ederek ve üç beş kelime bildiği İngilizcesiyle uydu kanallarındaki savaş haberlerini meraklı ve tedirgin köylülere tercüme ederek geçirir. Genç adam ve köyün ona hayran diğer çocuklarının bir de gelir kaynağı vardır: Mayın toplamak... Toprak altından hayatları pahasına çıkardıkları mayınları Birleşmiş Milletler?e geri satarlar. Kaza sonucu birçoğu kollarını ve bacaklarını kaybedip sakat kalmıştır...

9.6.12

Hz.Adem/ CemalNur Sargut



CemalNur Sargut hanımefendiye hayranım. Anlatım diline, olaylara bakış açısına, yorumlayışına...
O kadar güzel anlatıyor ki Mesnevi'yi, Şemsi, Mevlanayı, Peygamber Efendimizi.... Sıkmadan, yargılamadan hatta yargılayanlara kızaraktan..

Bu kitapta da Hz.Adem'in nasıl kovulduğundan çok hikmetini, sırrını anlatıor. Yaradan'ın bütün isimlerinin birey vücudunda nasıl vuku bulduğunu, Hz.Adem'den son Peygamber Efendimizde de bulunan isimleri, nefsimizi anlatıyor. Eğer bu tarz kitaplar okumayı seviyorsanız düşünmeden alın derim....

ARKA KAPAK:

Cemalnur Sargut
NEFES YAYINLARI


Hz. Âdem'in yaratılışı ve dünyaya gönderilişi, her dönemde insanların ilgisini çeken ve öğrenmek istedikleri bir konu olmuştur. Cemâlnur Sargut, bu çetrefilli ve idrak edilmesi zor konuyu verdiği örnekler ve açıklamalarla özellikle halkın anlayacağı seviyeye getirmektedir.

Cemâlnur Sargut, ancak bu konunun lâyıkıyla anlaşılması için belli bir tasavvuf eğitimi alınması gerekmektedir diyerek önemli bir vurgu yapmakta ve kitapla ilgili şunları söylemektedir:

“Hakikat-i Muhammedi'nin nuruyla var olan kamil insan her devrin ademi olarak zuhur eder. Her devrin İnsân-ı kâmil'i, meleklerin Hz. Âdem'e yani Rûha secde etmesi gibi insanın melekelerini terbiye ederek, şeytandan uzak durmanın yollarını gösterir.

Âyet-i kerîme'de buyrulduğu gibi, dağlar nasıl dünyanın denge unsuru ise, insân-ı kâmiller de yaşadıkları devirleri dengede tutmakla görevlendirilmişlerdir. Devrin insân-ı kâmiline, yani rûha secde etmek demek, ona tapmak demek değil; onun “yap” dediklerini yapıp, “yapma” dediklerinden kaçınmaktır. Her devrin Âdem'i davetini kendine değil, Allah'a yapar. Devrin Âdem'i, “ücret istemeyin” âyeti ile bütünlemiş Nûr-ı Muhammedi'yi taşıyan vücuttur.”

İbn Arabi’nin Fusûsu’l Hikem adlı kitabının ilk fassı olan Adem’in adını taşıyan eser tevhidi anlatır..

Cemâlnur Sargut, İbn Arabî ve Fusûsu'l Hikem hakkında şunları söylemektedir: “O'nun, peygamberi anlattığı Fusûsu'l Hikem, her bir peygamberde Allâh'ın bir isminin zâtî tecellisini anlatırken, Hz. Muhammed'de bütün isimlerin zâtıyla nasıl ortaya çıktığını gösterir. Fusûsu'l Hikem'in ilk bölümü olan Âdem Fassında, Allâh'ın isimlerinin mânâ âleminde ilmen, madde âleminde şeklen ortaya çıktığı kâmil insanı anlatmaktadır.”

Cemâlnur Sargut, Fusûsu'l Hikem serisinin ilk kitabı olan Hz. Âdem'de Hz Mevlâna, Hz. Kenan er-Rifaî, Hz. Mısrî Niyazî ve diğer önemli insân-ı kâmillerin düşüncelerini bir araya getirerek yorumlamıştır. Bu kitap, Hakk'ın bu âlemdeki tam tecellisi olan Hz. Muhammed'in, Hakikati Muhammediye'nin, ilk tecellisi, özü olan Hz. Âdem'i ve O'nun vasıflarını anlatıyor.

12.2.12

CemalNur Sargut'un televizyon programı başladı....

CemalNur Sargut'u dinlemeyi, mesneviyi anlatışı, Yaradana olan sevgisi ve bize farklı bakış açılarıyla anlatışı.... harika Allah razı olsun ondan.

Sıkı bir takipçisiyimdir kendisinin ve sevenleri varsa haberiniz olsun pazar akşamaları saat 21:00 de Beyaz Tv'de programı başladı. Keyifli olan sohbetlerini kaçırmayın derim.

Kimdir peki derseniz, sitesinden bir alıntı ve http://www.cemalnur.org burdan devamını bulabilirsiniz...

Cemâlnur Sargut 1952'de İstanbul'da doğmuş, üniversite eğitimini Kimya Mühendisliği dalında tamamladıktan sonra 20 yıl kimya öğretmeni olarak görev yapmıştır. Mutasavvıf bir ailede yetişen Cemâlnur Sargut, gençlik yıllarında felsefeye ilgi duymuş ve büyük felsefecilerin hayatlarını incelemiştir. Felsefenin yaşanılamayan bir ilim olduğunu fark etmesinin ardından, ilmini hâl etmiş bir örneğin arayışı içinde Mevlânâ'ya yönelmiş ve hocası Sâmiha Ayverdi'nin isteğiyle Kur'an-ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevi çalışmalarına başlamıştır. Ve bunu tâkiben yine hocasının teşvikiyle 24 yaşında gençlerle başladığı Mesnevi çalışmalarına bugün milyonlara hitâb ederek devam etmektedir.


13.11.11

Dinle / CemalNur Sargut kitabı...

Dinle / CemalNur Sargut kitabı...

 Akşamları sakin bir kafa ile bu kitabı okuyorum. Çünkü sindirmek istiyorum. Cemalnur Hanımı beğenerek takip ediyorum, anlatımı, tarzını kendime çok yakın buluyorum. Güzel bir kitap, soru-cevap şeklinde gidiyor.. diğer kitaplarıda var, tavsiye ederim.

“Tasavvuf insanın kendi içine yaptığı yolculuktur.”

Tevhid erbabı olanlara bahşedilen tasavvuf ilmine giriş için mükemmel bir el kitabı…

Cemâlnur Sargut Hanımefendi’nin radyo konuşmalarından derlenen bu kitapta tasavvuf, edep, kaza-kader, tevhid, namaz, hac ve kurban konuları hem zâhirî hem de bâtınî yönleriyle açıklanmıştır.

“İblis neden İblis olmuştur?”

“Miraca yükselme biz insanlar için nasıl olacaktır?”

“Haccın içindeki kurban kesmenin gerçek mânâsı nedir?”

“Nefsin terbiyesinde nasıl bir yol izlenmelidir?”

“Nefis hilm kılıcıyla nasıl kesilir?”

“Cemâl ve celâlle terbiye nasıl olur?”

gibi soruların cevaplarını da okuyucu bu kitapta bulacaktır.

“DİNLE” diye seslenen Mevlânâ’nın bu kaynağı “OKU” diye başlayan Kur’an-ı Kerim’dir.

İşte bu okunanları Cemâlnur Sargut’un kendine has uslûbundan dinlemek isteyenlere…

“Cenneti dünyada bulmanın yolu tasavvufî terbiyeden geçer. Gerçek cennet olan huzur ve mutluluk, aynı terbiyenin sonucu olarak hürriyete kavuşmakla neticelenir. Bu bakış açısından tasavvuf, insanın insanlığını bulma yoludur vesselam.” (s:14)