Sinan Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinan Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.8.15

Soslar, kışa hazırlık ve doğum günü :)))

Oyyy oyyyy hava miss missss benim için. Hatta Umay için bile. Kızçem o sıcak, kavurucu günler de hep uykuya yerlerde uzanarak geçti.
Anladım ki bir kez daha yaz havası İstanbul'daysan çekilmiyor. Anca tatil yöresindeysen güzel geçiyor. O denizin sesi, havası ve tatil psikolojisi iyi geliyor bana. Yoksa buralarda yazın bir fena.....
Neyse birkaç gündür iyiyiz. Hatta akşamları üşüyorum bile... Şikayetçi değilim. :)

Ee yazmayalı ne yaptın derseniz( ki bilmiyorum der misiniz? )
Kızım düzeldi. Bu sefer de ben nezle oldum hemde fena. Neyse ki şimdi biraz daha iyiyim. Yine burun akıntım var ama en azından başım ağrıdan çatlamıyor. O haldeyken bile birşeyler yaptım. Mesela; kışa hazırlık. Salı pazarından 25 kilo domates aldık. İçine katmak için de kırmızı biber. Sonra ben biraz gündüz biraz gece kızçem yatınca iki tencere de domatesleri dörde bölüp, içlerine de kendi damak tadıma göre kırmızı biber atıp önce 1 saatten biraz fazla kaynattım. Sonra blendır ile vıztt vızztttt yaptım sonra bir saat daha kaynattım, tabi indirmeme yakın tuz ve biraz zeytinyağı ilave ederek kaynattım. Sonra da hoop kavanozlara boşalttım ve yerlerine kaldırdım. Kışlık domateslerim hazır. Şimdi ben daha önce yaptığımda sırf domates kaynatıyordum ama Nesrin Ablam dedi ki; hem kıvamlı olması açısından hem lezzet açısından kırmızı biber eklemek şart. Bende söz dinledim ve öyle yaptım.
Şimdi sıra kahvaltılık biberli sos yapmada. Oda yarın yapılacak. Bu sene çok hamaratım çookk.

Onun dışında ayın 19'unda doğum günümdü. Tabi doğum günü nezle ve baş ağrısı ile geçirdim hatta kız uyuyunca bende uyudum.
İnsanın hayatında ailesinden sonra sevdiği dostları, arkadaşları olmalı. Ki bu konuda şanslı kişilerden biriyim. Bana da sevdiğim dostlarım birgün öncesinden doğum günü süprizi yaptılar. nasıl mutlu oldum anlatamam. Siz hep hayatım da olun emi... :)
Sonra ki günde Nesrin Ablam ve Müge Ablam pasta kestiler süpriz yaparak.
Ailem, dostalrım, hepinizi çok seviyorum ve hep hayatımda olun istiyorum.

Eee yaş derseniz 36'dan gün aldım efendim söylemesi ayıptır. :))

Öyle çok şey öğrendim ki şu koskoca 36 yılda...

 Öyle işte blog. Aşağıda okuduğum kitapları da tanıtıp kaçayım. Malum ütü beni bekler, ellerimden öper. :)

İyi geceler yazımı okuyan, tanıdığım, tanımadığım okur. :)))


Emre Kongar'ı bilen bilir, üslup bakımından konuşması gibi yazmış ve okunması kolay, anlatım dili sade ve tarihiteki önemli olayları da sade bir dille anlatmış. Hem belgelerle hem okudukları ile.
Kitabın özeti ve içindekiler ise şöyle;
Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır? Türkler isteyerek mi Müslüman oldular? İslama laikliği kimler getirdi? Osmanlı’da inançları yüzünden kimler yakıldı? Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin? Abdülhamit: “Kızıl Sultan” mı, “Ulu Hakan” mı? Vahdettin “hain” miydi? Amerika hangi Lozan’ı kabul etmedi? Atatürk niçin yalnız bir liderdi? Menderes bir “Demokrasi Şehidi” midir? Askerler siyasette ne tür tarihi roller oynamıştır? Atatürkçü aydınlar niçin öldürüldü? Prof. Emre Kongar, bu ve benzeri ilginç soruların yanıtlarını, hem resmi, hem de gayri resmi tarihi eleştirerek veriyor.




Diğer kitabım ise Sinan Yağmur'un  Aşkın Meali 2 İbrahim Ve Hacer.

Yazarın diğer kitaplarını da beğenerek okumuştum . Hele Mevlana ve Şems'i öyle güzel anlatmış ki... Kelimleri güzel kullanan insanları, yazarları seviyorum.
Bu kitapta yazar yine duygusal, anlamlı sözlerle ve Kuran-ı Kerim'den alıntı yaptığı ayetlerle anlatmış; İbrahim'i, Sare'yi, Hacer'i ve kurban vereceği İsmail'i....

Ama birşey eksik gibiydi ne derseniz henüz bende bulamadım. Ama okurken sıkılmadım da sadece kapağı kapattığımda böyle hissettim...


Ve şuan okuduğum kitap ise Baragan'ın Dikenleri. Bitmesine az kaldı yorumumu diğer yazıda anlatayım dimi... :)))

25.1.12

Aşkın Gözyaşları- II / Hz. Mevlana / Sinan Yağmur




Sinan Yağmur
KARATAY AKADEMİ YAYINLARI


Ömrüm boyunca kaç kitap okudum bilmiyorum, lakin 'Aşkın Gözyaşları'nı okuduktan sonra anladım ki, meğerse ben hiç kitap okumamışım ve kara cahilmişim, "Şems ve Mevlana" hakkında...
Teşekkürler Sinan hocam...
-Murat Göğebakan

En mahrem bir gecenin, en matemli anında akıyordu gözyaşları.
Sırların habercileri, hızına yetişemiyordu gözyaşlarının.
Çok konuştuk, biraz da susalım. Susalım ve ağlaşalım.
Aşkın Gözyaşları sağanağında, yitik cennetimize yol bulalım.

"5 Aralık 1273; Mevlana gördüğü rüya ile kan ter içinde uyanır.
Şem'sin seneler önce kaldığı odaya girer.
Taş duvarlar, tahta sedir, acem kilimi, odada her ne varsa hepsi Şems kokmaktadır.
Bakışları duvarda gizlenir.
Senelerdir, hiçbir şeyin asılı olmadığı duvarda, bir levhayı fark eder.
Okur yazıyı, kopar çığlık, atar kendini avluya.
Karla kaplı taş zemine, yüzüstü düşüp bayılmıştır."


Kitap ile birlikte Hz. Kitabın içerisinde Kuşe 4 sayfalık renkli: Hz. Mevlâna’nın
“Aşk Yolu” haritası vardır.

Aşkın Gözyaşları 1 / Sinan Yağmur

 
 Okurken bir çok şey öğrendiğiniz, hatta başka kitaplarada da aramaya başlayacağınız duyguları uyandırıyor yazar.... Kütüphanede olması gereken kitaplardan....
 
 
 
 
Arka Kapak

Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: “Allah’a kavuşmayı isteyeni Allah da sever” Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tutarak kafasını kaldıran dervişin niyeti Şemsin başını gövdesinden ayırmaktır
Baş derviş engeller. Bırakın son nefesini versin. Sonra da en yakın bir kuyuya atın. Kıyafetine sarp atın.

Avluyu yıkayın. Sabah ile yola çıkarız. Şems hala son nefesini vermemiştir Sille taşının üzerindeki başını hafifçe göğe kaldırır ve: “Allah ne güzel sevgilidir. Rabbim sana aşığım. Ve bu canı sana hediye ediyorum.” Mevlana içeri girer, mendili koklar eli titreyerek açar. İçinden san kağıda yazılmış bir not çıkar: “Yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için
ölmek ne demekmiş.” Mevlana olduğu yere düşüp bayılmıştır.Geceden sonra doğan ve kalplerin çöllerini cennetlere çeviren bir gözyaşı bu. Çoraklaşmış ve çöle dönmüş kalpler; açın sadrınızı! Aşkın gözyaşları, serin serin, sağanak sağanak, üzerimize damlıyor; bakın gökyüzüne, nasılda aşk yağıyor..


Yazar:Sinan Yağmur

Sayfa Sayısı: 240
Dili: Türkçe
Yayınevi: Karatay Akademi