Canım çok sıkkın aslında...
Mevzu benim için derin ama yazıya da dökemeyeceğim bir şey....
nasıl da bir tek olay bile kafamı günlerce meşgul ediyor aklım şaşıyor...
Uzun zamandır bu kadar çok sıkılmadığımdan sanırım " ohh artık eskisi gibi değilim, önüme bakıyorum" diyordum...
taki canımı sıkan olayı yaşayana kadar.
demek ki henüz tam öğrenememişim ki evren beni sınıyor.
Biliyorum bu da geçecek...hiçbir şey kalıcı değil....
Neyse efenim şubat ayının son haftası bitirdiğim kitabı anlatayım...
JANE EYRE/ CHARLOTTE BRONTE
Nasıl atlamışım bu kitabı bilmiyorum.
Belki de çoğunuz okumuştur.
Özellikle karakterin güçlü duruşu hele hele o dönemi düşünürsek çok iyiydi.
Tabi konusuna bakınca o dönemde ki dini baskılar, aile kavramı, genç kızların okumasından çok, okuma yazma bilmesi yeterli.
Daha çok biçki, nakış, bir müzik aleti çalma gibi kavramlar daha önemli.
Bir de kızın çeyizi olarak "para"...
Hoş şimdi de değişen şeyler çok az.
Okurken özellikle yengesinin davranışları ve Jane Eyre'yi odaya kapatması çok etkiledi beni.
Ve en çok da dik duruşu hoşuma gitti....
Biraz araştırdığımda yazarın o dönemlerde kadın yazarları kaale almamalarından dolayı takma isimle yazdığı kitabını ve üç kız kardeşinde kitapları olduğu...
Daha çok "iç kale" yöntemi ile yazılmış bir kitap Jane Eyre.
Yani dış güzellikten çok iç güzelliğini ön plana çıkartması, hayata tutunmaya çalışması vb..detayları sayabiliriz.
İnternette uzun uzun anlatmışlar. Ben daha çok bana hissettirdiklerinden bahsetmek istedim.
Sanıyorum ki cinsiyet ayrımcılığı, bazı davranışların hep erkeklere mahsus düşünülmesi hep var olmuş bir sorun.
Bu kitapta güzel olan ise; Jane E.'nin aşkı öyle güzel yaşıyor ve hissettiriyor kii...sayfalar akıp gidiyor...
Tanıtım Bülteninde şöyle der;
On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, ona kötü davranan yengesinin evinde yaşamaktadır. Dayısının isteği üzerine, yengesiyle yaşayan Jane, kuzenleri tarafından da zorbalığa uğramaktadır. Yengesi Bayan Reed en sonunda çareyi Jane’i yatılı okula yollamakta bulur. Yatılı okulda da zor zamanlar geçirmeye devam eder. Sonunda orada öğretmen olarak çalışmaya başlayan Jane kendini okulda sıkışmış hissettiğinden hayatına farklı bir yerde devam etmek ister ve verdiği bir mürebbiyelik ilanına cevap gelince, Bay Rochester’ın malikânesinde çalışmaya başlar. Çok geçmeden oradaki hayatına alışan Jane, malikânenin gizemli efendisine âşık olur ama hayat ona beklemediği zorluklar çıkarmaya devam edecektir. Charlotte Brontë’nin güçlü ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen kahramanı Jane Eyre’ın bu klasik hikâyesi, gerek kasvetli havası gerek erkeklerin egemen olduğu bir dünyada kadın olmanın zorluklarını betimlemekte İngiliz edebiyatının en önemli romanlarından biridir.
(Tanıtım Bülteninden)
Tek sıkıntı ben nasıl bir gaflete düşüp de Martı Yayınlarından aldıysam....
Çeviride ki sürekli cümle hataları, devrik cümleler, eksik kelimeler çok rahatsız etti beni.
Belki de dedim çeviride de hatalar vardır.
O yüzden okumadıysanız ve okuyacaksanız başka bir yayınevine bakın derim.
