Philippe Soupault etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Philippe Soupault etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.3.21

Philippe Soupault ve William Shakespeare


 Selam. :)

Yine evde geçen bir haftadan selamlar. 

Geçen hafta hava biraz güneşli olunca kahvaltıyı Kalamış Park'ta yapalım dedik. Çıkınlarımızı hazırşadık ,sandalyeler omuzda, masa koltuk altında dogru çimenlere. :)

Çok özlemişiz çimeni, havayı, sokağı. Bir kaç saat oturduk. Kalabalıklaşmaya başlayınca, hop eve döndük.... Bu haftaya yetti ama o kadarcık hava almak. 

Pandemi sayesinde yeşilliklerin, sahilde oturmanın hem tadına hem de keyfine vardık.

Onun dışında aynı bir çok şey hayatımızda. Bunada şükür.

Kız okulaü devam ediyor, keyfi yerinde, mutlu. Her ne kadar kaygılaım hat safhada olsa da belli etmiyorum. Şu an yapabileceğim bir şey yok, kendimizi korumak dışında.

Geçen gün aklıma ne geldi.... Bir ara Hasan Ali Toptaş hakkında haberler çıkmıştı, hatırlarsınız.

Bir anda da kesildi.... Tabi çok üzüldüm, çünkü kelimelerini, kitaplarını ve yorumlarını çok ama çok beğendiğim bir yazradır. Hatta o zaman düşündüm de "kitaplarını okur muyum?" diye.... kararsızım. Şu an elim gitmiyor. Belki de biraz daha o konuyla ilgili bilgi okumaya ihtiyacım var, ondan sonra daha net olur kafamda ki sorular...... İnanın "doğru olmasaın lütfen doğru olmasın" deyip durmuştum..... hatta bir gün bekleyip öyle diğer haberleri okumuştum...... Yazık tabi, tacizin, karşı tarafı rahatsız etmenin her şekli yıpratıcı.... 

 

 Bu arada yine bir  Netflix dizisini bitirdim. "ATEŞBÖCEĞİ YOLU KIZLARI" dizisi. Kristian Hannah kitabından uyarlama bir diziymiş. Henüz kitaplarını okumadım, aslında çok da merak ettiğim bir yazardı lakin bir türlü sıra gelipte alıp okuyamadım...


Dizide ki oyuncular kadar konuyu da beğendim. Gerçekten de böyle dostukların giderek azaldığının ve bireyselleşmenin arttığı bir dönemdeydik. 

Pandemi ile sohbetin, bi kahve eşliğinde arkadaş muhabbettinin de kıymeti anlaşıldı bence. Tabi ki istisnalar var, zaten kıymetini bilen, hayatını farkında yaşayan bireyler için değişen bir şey olmamıştır bence.


 

 
 Çok da bilmediğim bir yazar Shakespeare. 🙈 İki ktabını okumuştum. Bir arkadaşımla. başlayacağımız kitabın bu kitaptan esinlendiği gibi bir konuşma olmuştu. Tam emin değilim tabi, bende yine de alıp okumak istedim.
 
Veee hani bazı yazarlar vardır ölümsüzdür ve çağının çok ötesini de o içlerinde ki ön görü ile görürler ya... İşte Shakespeare öyleymiş. 😊
📍 Okuduğum 3.kitabı. Ara ara alıp okumak iyi geliyor. FIRTINA kitabı için nette şöyle deniyor efenim...
📍Fırtına, William Shakespeare'in beş perdeden oluşan, trajik-komik hatta fantastik, oyunlarından biridir. Genellikle 1610 ya da 1611'de yazıldığı varsayılmaktadır ama bazı otoritelere göre daha önce yazılmıştır. Shakespeare'in başka yazarlarla işbirliği yapmadan, tek kendisinin yazmış olduğu son tiyatro eseridir. Wikipedia
📍 Benim yorumuma gelince haddime mi, fazla söze ne hacet. Yine kişilikler üzerine, insan doğası üzerine ve başımıza bir olay geldiğinde ki davranışlarımız üzerine iyi bir oyun.....

 
 
 
 
 
 
 
 


 Philippe Soupault Görünmeyen Yönleriyle kitabında, dostları ile olan anılarını kısa kısa anlatmış. Tabi bu dostlar kim derseniz; dönemin ünlü şairleri ve edebiyat yazarları. Ve çevirmene de ayrı bir teşekküre tmek isterim.
📍 Okurken çok imrendim, öyle dostlara sahip olmak herkese nasip olmaz tabi. 🤗
Mesela; James Joye, Marcel Proust, Georges Bernanos,....
Şöyle yapın Bi köpüklü kahve, başlayın okumaya nasıl bittiğini anlamayacaksınız. 📚
📌 Gerçeküstücülüğün öncülerinden şair Philippe Soupault Görünmeyen Yönleriyle’de bir araya getirdiği anı-denemelerini ilk kez 1963 yılında yayımladığında 66 yaşındaydı. Geçmişe ve hafızanın derinliklerine yeniden dönme isteği ve yazınsal yaşamının kısa da olsa bir çetelesini tutma arzusuyla kaleme almıştı bu metinleri. Soupault, Marcel Proust ile nasıl tanıştığını, Georges Bernanos ile Rio ve Paris’te yaptıkları sohbetleri, James Joyce’un Finnegan Uyanması’nın çevirisi için nasıl özenlice çalıştığına dair tanıklığını, Apollinaire ve Cendrars gibi isimlerle olan dostluklarına ilişkin anılarını aktarırken fonda Paris sokaklarını, Dadaizm macerasını ve 20. yüzyılın en önemli sanatçılarının geçiş törenini büyük bir keyifle izliyoruz.

(Tanıtım Bülteninden)
#tozanalkan