"Anne ben yazamıyorum, sen yazar mısın?"
"Ne yazayım kızım?"
"Seni, babamı, Topak Abiyi, yengeyi, dayıyı, amcayı" diye söylemeye başlıyor....
Bende hepimizin adını soyadını yazıyorum. O da kendince bakarak çiziktiriyor. :)))
Çok hoşuma gidiyor o tavırları. İnşallah diyorum, okumayı seversin ve istediğin bir dalda okursun...

Bir de uzun zamandır hergün bizim resmimizi yapıp getiriyor.
Çok hoşumuza gidiyor.
Bazılarını saklıyorum. Resme bir yatkınlığı var ileride ne olur bilemiyorum tabi.
Yalnız bir terslik var bizde, bizim kız, kız görünümlü erkek... :)))))
Misket oynamaktan, babası ile ps oynamaktan çok keyif alıyor. Umay gel biraz hikaye ktiabı bakalım diyorum "yok" ya kendi alıp bakıyor ve sonra da kenara atıyor..
Nolur sevsinnn kitaplarıı kızııııımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm... :)) diye içimden dileyip duruyorum.
Anne fotoğraf çekilelim deyip de poz vermeyişi hele beni bitiryor.... Sonra da anne bakayım deyip telefonu istiyor. Haspam sanki çekilebiliyoruz da foto....
Ben yazarı Nurşen Ablanın( Leylak Dalı bloğu) paylaşımları sayesinde tanıdım.
Ne zamandır bekliyordu elimde; acıklı, dokunaklı olacağını bildiğimden erteliyordum. İnstagram'dan biri paylaşmış ve mutlaka oku demişti... Bende öne alarak okudum. Geceleri okuyunca hele daha bir dokunaklı geldi hikayeler vallahi...
Çoğu zaman okurken ara verip düşünürken buldum kendimi, eskiyi... mahallemi, ailemi, komşularımı, arkadaşlıklarımı...
Mekan ismi fazla yok ama siz zaten az çok anlıyorsunuz...
Özellikle anne-kız, aile, yoksulluk, toplum üzerine yazmış....
Hüzünlü ama umutsuzluk yok kitapta. Okurken o duyguyu, umudu, yaşanmışlığı, acıyı sizde hissediyorsunuz inanın. Bu duyguyu bir yazar nasıl verebiliyor bilmiyorum ama veriyor işte...
Böyle yazarları ve kitapları seviyorum....
Birde geri dönüşler çok fazla ama sizi rahatsız etmiyor.
Uzun cümlelerden çok kısa öz, kelimeleri yalın hali ile kullanması çok hoştu.
Yani mutlaka okuyun efenim yazarı ve kitaplarını....
Bugün kendimi dışarı attım. Anam atmaz olaydım.. Dondum resmen.... Nasıl soğuktu.
Allah yakacağı olmayanların, sokakta yaşayanların yardımcısı olsun...........................
Kadıköy'e innce birkaç yer vardır uğradığım. Bunlardan biri de Şekerci Cafer Erol.
Hele bide üst katları bir yapmışlar ki... Dekor ve atmosfer çok keyifli...
Olurda yolunuz düşerse uğrayın, çayı her daim taze. Renk tonları koyu ve dekor da vintage tarzı...
Seversin diyeceğim o ki.
Bir mola verdim kendime kahve eşliğinde ve Vakit Hazan kitabımı okudum....
Bu arada kitap çok güzel ilerliyor. Bu kitap bizim Mart ayı kitap kulübümüzün kitabı...
Ara da böyle esler vermek çok iyi geliyor...
Kızı mı ne yaptım? :))
Babanesine gitmek istemişti, oraya bıraktım. :)))
Haydin ben kaçtım, iyi akşamlar....




