Sağlık-Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık-Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.4.18

Şekersiz 21 Gün Diyeti....iiiiiiiii......

Şu İnstagram'da epeydir dolanan bir akım var; "Şekersiz 21 Gün Diyeti" .
Yazarı bir diyetisyen. Bu diyeti yapan birkaç kişinin paylaşımlarını okudum, internetten de biraz bakındım ve başlamaya karar verdim.
Sonuçta tatlısız bir yaşam düşünemiyorum modunda biriyim ve her şeyin başı bu yapay şekerler.
Bayadır kafamda evirip çevirip duruyordum. "Gülşah artık dur demelisin yoksa işin sonu kötü olacak" diye.
Sonuçta her yıl kilo alımım da artıyor... Evet kendimi gerçekten de olduğum kilo ile seviyor ve beğeniyorum ama ilerisi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Bu sebeple artık yediğime-içtiğime dikkat etmem gerek.
Netice de sağlıklı yaş almak istiyorum/z karı koca. İleriye dönük hayaller çok. :)
internetten alıntıdır görsel

Bir haftam doldu bile. İlk bir kaç gün değil de 6. gün fena tatlı isteğim geldi, onu da kahve içerek bastırdım. İlk defa iyi gidiyorum diyebilirim.
Tabi 21 gün bittikten sonası önemli, artık bunu yaşam biçimi haline getirmem gerek.
Şuan 12.gündeyim ve artık canım tatlıyı fazla istemiyor. Hatta "teşekkürler yemeyeceğim" demek hoşuma bile gitmeye başladı.
İnanın benim gibi tatlı severler için çok zor aslında. Normal de kolaydır bazıları için "hayır yemiycem" demek... Ama benim için ertelenen bi şeydi.

Artık daha az hatta çok az tıkanıyorum, sabahları daha dinç uyanıyor ve gün içinde ki uyku bastırmalarım biiti gibi....

Hedefim bunu yaşam biçimi haline getirmek.
Kendimi çok iyi hissediyorum.

Ve anladım ki bunun kilolu olmak/zayıf olmak ile ilgisi yok. Şeker hele hele glutenli ve yapay şeker o kadar tehlike organlarımız ve yaşamımız için...

Bazı bloggerlarda da okudum ve yapan var bu diyeti.
Var mı eklemek istediğiniz yada yapanınız böyle bir yeme alışkanlığı?

2.4.17

Tadını Çıkar Kitabı Ve Yeme Alışkanlığımız.

Nisan Ayına hızlı bir giriş yaptık. :)
Kitap bitti... bazı yerleri atlayarak okudum çünkü o bölümler pek benim işime yaramıyordu.

Genel olarak güzel ve içeriği dolu bir kitaptı.
 Aslında hani hep derler ya " ne yerseniz osunuz" diye... bu kitap işte buna güzel bir örnek.

Sadece kilo vermekle değil aynı zamanda ruhunuzun, bedeninizin ve zihninizinde dingin olmasınyla ilgili bir kitaptı.
Özellikle benim gibi sık sık diyet yapıyorsanız, kilo alıp veriyor ama sonuç hep başa sarıyorsa... bu kitabı gerçekten de okuyun...

Hayatın bir denge olduğunu, yiyeceklerin de bir anlamı ve etkisi olduğunu anlatıyor.
Yine kitapta önemli ve önemle vurgulanan bir şey var ki; Farkındalık ve Nefes Tekniği...

Daha önceki yazılarımdan bilenler vardır; farkındalık gerçekten de önemli hayatımızda. Eğer hayatımızı daha bir farkında yaşarsak; hayal kırıklıklarımız, sıkıntılarımız olsa da başa çıkmayı daha iyi biliyoruz.
&&& An'da kalmanın önemini, hayattan, yaşamdan zevk almanın  önemi bizim için önemli oluyor.

Kitaba dönersek eğer; her ne yapıyorsak veya ne yiyorsak farkında olarak yememiz gerektiğini söylüyor.
&&& Ve şükretmenin önemini de vurguluyor. Buda öğretilerinin yanında okuuyucuya kendi dünyasında, kendi bildiği yolla da tefekkür edebileceğini anlatıyor.

Örneğin altını çizdiğim cümlelerdeen biri de:

"Durmamız, dinlenmemiz ve bizi mevcut kilo sorunlarına taşımış olan alışkanlıklara son verecek yapıcı bir yol üzerine dikkatlice düşünmemiz gerekiyor.
Gündelik yaşantımızda neler olup bittiğinin tamamen farkına varmamız gerekiyor. Ancak bundan sonra değişmeye başlayabiliriz."

&&&   Şeker ve şekerli yiyeceklerin birçok hastalığa öncü olduğundan, birde bunun yanında hareketsizlik de eklenince kaliteli yaşam ömrümüzün azaldığını anlatıyor.

&&&  Fazla et tüketimin de bağırsak ve diğer kanser hastalıklarına davetiye çıkarttığını daha çok bitkilerle beslenmemiz gerektiğini; vejeteryan yada vegan olmamız gerektiğini anlatıyor.
Tabi düşündüğünüz de toplum olarak etçil beslenmeyi seviyoruz.
Kitapta bununla ilgili olarak da; eğer vegan olamıyorsanız et tüketiminizi aza indirin diyor.

&&&  Tabi en büyük rahatlığın "az yemek çok hareket" olduğunu anlatıyor uzun uzun.
Birde "doğru nefes alıp vermenin" önemini...


Sonra anlatımlarımlarına devam ederken, Farkındalığın Dört Temelinden bahsediyor.
Bunlar;
1-Kendi bedenimiz: Kilo ve yeme sorunlarıyla ilgilenirken doğal olarak önce bedenlerimizi tanımalı, onlara değer vermeyi bilmliyiz.
2- Duygularımız
3-  Zihinsel Oluşumlar
4- Zihinsel Nesneler

İŞte böyle arkadaşlar. Az biraz detaylı oldu anlatım ama okuduğum ve öğrendiğim bu faydalı bilgileri yazmazsam olmazdı.

Benim anladığım bunlar kitaptan... Yerken gerçektende yemeğimizi yemeliyiz ve az yemek yemenin bedeni dinç tuttuğu....

Bakalım zaman ne gösterecek bedenimde....