Distopya Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Distopya Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.8.19

Biten Kitaplarım.....

O kadar yorgunum ki anlatamam.... Günler aslında dolu dolu yoğun geçiyor. Evet çok iyi ve güzel bir şey. Lakin bedenim artık fire veriyor,  dinlen, uyu hiç bir şey yapma diyor. Biraz bedenimi dinlemem gerek sanırım.

Bu ara okumalarım hep YKY Yayınları oluyor,  hem seviyorum hem de ince kitaplar olması da beni cezp ediyor. 😎



"SONDAN SONRA/ MEGAN HUNTER" kitabı distopya tarzı yazılmış,   kısa cümlelerle duygular,  yaşananlar anlatılmaya çalışılmış...
Konusuna gelince; Londra bir sabah sular altında kalır.... Bir anne hamiledir, sonrası doğum ve anne bebeğin hayatta kalma mücadelesi, yaşananlar, kıtlık,  su altınsa kalmaktan kaçmak, kaos. Babanın ve ailesinin psikolojik tepkileri.
Aslında konu çok güzel ama kitapta sanki bir şeyler eksikti. Bir türlü ilerlemiyor sayfalar.......
Ara da kaldığım bir kitap oldu. Pek sevemedim.......zor bitirdim.......



YÜZBAŞININ KIZI/PUŞKİN

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki çeviri müthişti. Sadece takıldığım nokta; dualar ve temenniler hep Allah'a emanet olun....şeklindeydi... Yani daha bizden dualar. Orijinal metnin de nasıllar bilemiyorum. Sonuçta Hristiyanlar.
Özellikle o aşk,  aşkı için giriştiği alavereler,  duygu yoğunluğu ve savaşa dair  kısa notlar ...çok iyiydi.  
Rusya'da ki rejimin çalkantılı ve belirsizliği,  ordunun mücadelesi ve yıllara vuran ayaklanma davası....



18.6.18

1984 Georgia Orwell Kitabı...

Geçtiğimiz ay okuyup bitirdiğim bir kitaptı "1984"
Çok etkilendiğim, bazen de okurken zorlandığım, sıkıldığım bir kitap oldu. Öyle durumlarda da okumayı bırakıp başka bir kitap okudum yada müzik dinledim.
Daha önce "Hayvan Çiftliği" kitabını okumuş ve bakış açısına hayran kalmıştım Orwell'in.
Tabi bu kitabı ağır biraz hatta ön sözünü yazan çevirmen, hayatının belirli zamanlarında bir kaç kez okıdığunı ve her okuyuşunda farklı bakış açıları kazandığını yazmış. İnternette de buna benzer yorumlar okudum.
Tabi çok da hayal diyemiyorsunuz okuduklarınıza. Her ne kadar distopya tarzı bir kitap olsa da zaman zaman ülkelerin benzer şeyler yaşadıklarına şahit oluyoruz.
Düşündüğüm de gerçekten de bir şeyi ne kadar çok tekrarlarsak tekrarladığımız şeye inanma olasılığımız artıyor.....
Tıpkı 1984 kitabında olduğu gibi...

.



14.3.17

Damızlık Kızın Öyküsü ...

Damızlık Kızın Öyküsü kitabını duymuş ve PDF olarak indirmiştim.
Aslında pek sıcak bakmıyordum tabletten kitap okumaya, bu yüzden hep erteledim kitabı okumayı sanıyorum.

Sonra başladım ve bi baktım ki kitap yeniden basılmaya başlanmış.
Aslında kült kitaplardan biri.
Yazarın kalemi çok sağlam. Nasıl olmuşta bunca zaman basılmamış hayret verici doğrusu...
Birde üstüne üstlük sahaflarda yüksek rakamlara satılıyormuş...
Efenim kitap 1985 yılında Margaret Atwood tarafından yazılmıştır. 
Kitapta yazar aynı zamanda feminist yönünü de vurgulamıştır.
Ama en çok konusu ve anlatım dili müthiş.
Kitabı genellikle geceleri okuduğumdan bittikten sonra yatınca da aklımda hep bu kitap ve konusu kaldı. Kadınların ikinci sınıftan beter muamele görmesi, yüksek rütbeli askerlere doğurganlığı olan kadınların sunulması ve erkeğin eşi tarafından bu kadınlara hükümler verilmesi......kendilerini belirleyici renklerde kıyafetleri giydirilmeleri...vs...

Bu arada kitap Distopya kitap olarak geçiyor.
Her ne kadar karanlık, üzücü bir konusu olsada okurken hem kızıyor hemde anlatan kadının cesaretini takdir ediyorsunuz.
 Kadınların okuması, yazması yasak, fazla konuşması yasak, gezmesi, süslenmesi yasak... sadece sunulan erkeğe vücudunu sunacak ve onlara bebek verecek... yoksa kolonilere gönderiliyor yada fahişe olarak sunuluyorlar vs...

Nette kitapla ilgili çok detay var. Yeniden basımı olduğundan çokda açıklama yapmak istemiyorum..

Ama bu kadının kitabını mutlaka ama mutlaka okuyun....

Yakın zamanda bu kelimeyi çokca duymaktaydım ama anlamını bilmiyordum. O yüzden burda sizinle de paylaşmak istiyorum....

Distopya, genellikle ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılır. Distopik bir toplum otoriter – totaliter bir devlet modeli ya da benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize edilir. Kelime ilk defa John Stuart Mill tarafından kullanılmıştır. Filozofun Yunanca bilgisi göz önüne alınırsa, kelimeyi “ütopyanın tersi” olarak değil, “kötü bir yer” anlamında kullandığı anlaşılır. Yunanca bir ön-takı olan dys/dis, “kötü”, “hastalıklı” ya da “anormal” anlamını taşır. ou takısı ise “yok”, “değil” anlamını taşır ki, ütopya (outopia) Yunanca’da “olmayan yer” demektir. Aslında ütopya, “güzel yer” anlamına gelen Eutopia ‘ya bir gönderme yapar (eu öntakısı “iyi, güzel” anlamı katar). Yani distopya ile ütopya, dysphoria ile euphoria ‘nın birbiriyle karşıt olduğu gibi karşıt değildir.

Bu kitabı filme de çevirmişler. Hatta sanıyrum dizisi başlayacakmış.



Margaret Eleanor Atwood 18 Кasım 1939 doğumlu Кanadalı yazar, şair, eleştirmen, denemeci ve feministtir. Yakın tarihin en onur duyulan kurgu yazarları arasında gösterilir. Arthur C. Clarke ve Prince of Asturias Edebiyat ödüllerini kazanmıştır. Aynı zamanda Ьeş kez Booker Odulleri listesinde yer almis, birini kazanmış ve yedi kez The Governor General's finalisti olmuş ve iki kez kazanmıştır. Daha çok roman yazarı olarak tanınmıştır. Aynı zamanda günümüze kadar 15 tane şiir kitabı yayınlanmıştır ve bu alanda da ödül sahibidir. sozkimin.com Şiirlerini gençken ilgi duyduğu efsane ve peri masallarından esinlenerek yazmıştır. Atwood aynı zamanda Tamarack Review, Harper's, CBC Anthology, Ms. Saturday Night, Playboy ve bunun gibi birçok dergide kısa hikâyeler yazmıştır.

Atwood, Kör Suikastςi (The Blind Assassin) adlı romanıyla 2000 Booker Ödülü'nü kazandı.