Sağ yüzük parmağımda dolama çıktı. Bir haftadır mahvetti beni. Ve kızım devamlı "anne bana diyorsun ama bak sen tırnak etini kopartmışsın noldu? Bir daha yapma!"
Tabi söylerken birde tipini görseniz...😬
Hem haklı hem bıdırık....
Neyseki dün artık baktım hem ateş gibi yanıyor hemde patlamak üzere... Ama patlayamıyor. Kara merhem yoktu evde, netten baktık tiremesin midir nedir iyi geliyormuş, bir kaç gündür onu sürüyordum
Bide aksi gibi ber defasında o parmağımı çarpıyorum iş yaparken. Ha kesin patladı diyorum bir bakıyorum tık yok. Yahu nerden nereye geldim 😁
İşte dün akşam eşimin ısrarı ile ılık suda beklettim, sonrası iğneği ısıtıp patlattık, irini akıttık. Aman dünyalar varmış beya dedim 😬😁
Bugün daha iyi parmağım, en azından zonklama yok....
Kız akşam uykusuna geç gittiğinden bizim filmler yalan oldu. Anca bir iki bölüm "Grace&Frankie" izliyoruz. Bayılıyorum onlara bayılıyorum 😍 Ve o aralarındaki koşulsuz dostluk, birbirlerini olduğu gibi kabul etme ve samimi esprileri beni benden alıyor. Heekesin böyle dostu olmalı......
Birde arkadaş söyledi "Girlmore Girls" dizisine başladım. Anne kızın hikayesi. Ben nasıl kaçırmışım dedim bu diziyi. 2 bölüm izledim ve devamıda gelir artık.
Tabi dizileri izlerken fena bir şekilde çekirdek çitletmeye dadandık 😁 Markete gittiğinde Merter'e yedeğini sipariş ediyorum. Bugün film izlerken yine paket açtım ve ne göreyim son paketide bitirdik.... Almayalım düşüncesindeyim....ara verelim dimi ama, çit çit nereye kadar....
Ev hallerimiz böyle işte....yine bitirdiğim iki kitabıda paylaşayım istiyorum
Biri; "ÇOCUK GELİYOR\ HAN KANG"
Uzun süredir okumayı ertelediğim bir kitaptı #çocukgeliyor ...... Lakin bu ay okuduğum kitapların bir çoğu yüreğe dokunan, bitince ne diyeceğimi bilemediğim kitaplardandı....... #hankang ı daha önce "Vejetaryen" kitabını okumuş, yine kişi psikolojisi ile kalbimden vurmuştu.
☘ Bu sefer yazarın işlediği konu başka..... Sanıyorum insanların olduğu her zamanda bunlar olacak...Konusuna gelince; 18 Mayıs 1980 Gwangju/Kore... 1979 yılında 9 gün süren protesto ve gençlerin ortadan kaybolduğu, binlerce ölümün olduğu günler....
Kitapta yazar daha çok gençlerin gözünden ve o döneme tanıklık eden, konuşabildiği bir kaç kişinin gözünden yaşananları anlatıyor.....
Uzun süre aklımdan çıkmayacak detaylar. Okurken yüreğimin daraldığını resmen hissettim.....
☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘☘
Bak Coınğ Hi'ye 1979 yılında gerçekleştirilen suikastın ardından yeni iktidar yönetime geçmek üzere harekete geçti. Kore halkı demokrasinin daha fazla zarar görmesini istemiyordu, ülkenin dört bir yanında gençlerin başını çektiği protestolar başladı. Ordu iktidara el koydu. Amaçlarının öğrenci ve işçi eylemlerini bastırmak olduğunu söylediler. Silahsız eylemcilere ateş açıldı, işkence edildi, sayısız insan tutuklandı.Dokuz gün süren olaylar ardında binlerce yaralı ve hâlâ sayısı tam belirlenememiş yüzlerce ölü bıraktı. Olaylar Gwangju Ayaklanması ismiyle demokrasi tarihine geçti.
Han Kang, ölülerle, geride bıraktıkları yaşayan ölüler arasındaki ince çizgiden yazıyor. Alacakaranlık kuşağına korkusuzca dalıyor,adalet ve demokrasi tarihinin kanlı bir sayfasını,günümüzdeki yansımalarının ışığında evrensel bir hikayeye dönüştürüyor
Diğeri ise; Marcel Proust/ Sodom Ve Gomorra
Serinin 4.kitabını da bitirdim. İsmini kitaba konuolan olaylardan dolayı vermiş Sevgili Proust. Çünkü bu kitapta artık cinsel hayatlar ve tercihleri daha ön planda. Tabi öyle rahatsız edici kelimlerle anlatmıyor. Daha çok toplum içinde cinsel tercihlerini saklamaları gerekirken aslında nasılda kendilerini ele verdiklerine de değiniyor yazar. Tabi her kitabında olduğı gibi aslında daha çok duygulara, saklanan duygulara, anıların bizi nerelere götürdüğüne şahit ediyor....
Böyle işte.....
Bana müsaade yeni kitabımı okumaya gideyim.
Sağlıklı günlerimiz olsun 🙏🏻🎈🍀








