Mihail Bulgakov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mihail Bulgakov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.11.21

Biraz Kitap, biraz biz

Selaaammmm :)
Bu ara tatil ne zaman bitti anlamadım 😬
Umay ile kosturmaca ya devam ettik. Biraz dışarısı biraz kursları derken hafta bitti. Tenis dersleri okul olmadığından daha erken saate çekildi. Oyle olunca da gün bölünmüş oluyor.... 
Okullar açılınca da benim tatil başladı 😁
Bu hafta alerji testi vardı Umay Kızın. Neyse ki besin alerjisi çıkmadı, bir test daha kaldı, onuda yaptırınca belli olacak sanırım. Ekim ayıydı, hafif öksürüğü vardı, malum okullar açık olunca... Ben de bebe aspirini vereyim en masumu o diye düşündüm. Birde şöyle bir şey var bizim evde ağrı kesici dışında ilaç yoktur. Çok şükür Umay'da hastalanan Bi çocuk olmayınca gerek de görmedik... Bu gün doktor başka bir doktor arkadaşına bizim kızı anlattı, hiç ateş düşürücü, ağrı kesici kullanmamış bu çocuk diye :)) 
Tabiki ufak tefek nezle oluyor ya da öksürüğü... Lakin balgam da çıkartan biri olduğundan, alt solunum yoluna inmeden doğal yolla iyileşiyor. Çok şükür bin şükür diyeyim 🙏🏻 darısı tüm çocuklara... 
Yazmadığım süreçte hep aklıma buraya yazmak geliyor lakin yazacağım dediğim şeyleri unuttum.... Demek ki aklıma geldiğin de buraya da not almalıyım ki, yazmaya başladığımda kolaylık olsun. 
Kulüp dizisini izledik, çok beğendik hele o şarkı söyleyen çocuğa bayılıyorum, mimiklerine, tavrına. Çok başarılı... Damızlık Kızın Öyküsü'nde de 4.sezona geldim. İzledikçe tedirginliğim artıyor. Neden olmasın diyorum. Düşününce doğurganlık çok azaldı, sebebi bilinmeyen kısırlık da fazla... Dünya' da bir döngüye girdi, her olumsuzluk bizim nesili buldu..... 
Neyse efenim enseyi karartmayalim dimi.... 
O kadar güzel kitaplar okudum ki sizinle de paylaşayım. 
Selam ederim çok 🌸


Ne zamandı hatırlamıyorum ve hangi kitaptı emin olamıyorum lakin bu kitabın okunması gerektiğini okumuş ve listeme eklemiştim, 🙈 tabi keşke dedim yanına not alsaymışım... Neyse...
#michselkohlhaas kısa ama öz bize ⚖ adalet duygusunu, mücadele duygusunu anlatan bir kitaptı. Ayrıntı Klasikler'den çıkmış bir eser. Ayrıntı Yayınları hem kapak tasarımı hem çevirisi hem de seçtiği eserler adına biz okuyucu yanıltmayan bir yayinevi.... 
⚖ ⚖ ⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️
Kitap 1811
 yılında basılmış...Alman tüccar Hans Kohlhase 1532'de Leipzig panayırına giderken, bir Sakson soylusu iki atına el koyar. Kendisine tazminat ödenmesi için mahkemeye yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, tüm Sakson soylularına açıktan açığa meydan okumaya başlar... .
⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️⚖️
📍 Tabi o zamandan bu zaman değişen şeyler olduğu kadar değişmeyen durumlar da var. Mesela bir tanıdığınız varsa, hele de güçlü bir tanıdıksa, bir adım önde olabilmeniz gibi....
Velhasıl çevirmene teşekkürü bir borç bilirim.... #figensilekosebay #heinrichvonkleist


Yazari ilk #ustailemargarita kitabı ile tanıdım. Çok da merak ediyordum. Yalnız ilk tanışma kitabı olmamalıymış onu anladım. 😁
🐶 Sonrasında #köpekkalbi kitabını okudum. Bazı insanlar sizi okurken hayran bırakır. Bence #mihailbulgakov da öyle. Yazdığı dönemde çok cesurmuş ve insan bakışıyla hayvan bakışını birleştirip hem eleştirmis hem de iki taraflı bir bakış açısı sunmuş.
Köpek Kalbi kitabında da bir doktorun deneyi sonucunda, köpek-insan karışımı bir canlının yaşama karışması sonrası olayların gelişimi... Var olma savaşı her iki taraf içinde hep Bi muamma sanırım 😒
Bu hiciv kitabın arka kapak yazısı da şöyle ;
Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir.
Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov’un en çok tartışılan yapıtıdır.

5.5.19

Günlük Haller ve Üstat İle Margarita

Selam.

Mevsim  geçişleri başlayınca benim gibi alerjisi olanların da göz kaşıntısı,  burun akıntısı ve astım alerjisi başlamış oluyor.
Son iki yıldır daha ağır geçiyorum semptomları.
Bu ara ikidir acilde alıyoruz soluğu. Sürreyapaşa'ya gittik ve ona göre ilaçlarımı aldım. Düne göre daha iyiyim şükür.
Devamlı öksürük krizine girmek ve zor nefes almak  o kadar  yorucu ki.

Bunun dışında son iki üç aydır okuma hızım çok düştü. Şöyle kendimle konuştuğumda bu sene hiç tiyatroya gitmedim,  liste yapmıştım İstanbul'da gidip görülecek yerler, müzeler diye...onlara da gitmedim....
Ve günlerimi öyle çok da verimli geçirmedim.. Kendime şaşıyorum... Hani hangi kafadayım bilmiyorum...

Belki de bir dönemdir bu ve zamanı gelince geçecektir kendime zaman tanımam gerek. Onu da bilmiyorum..  Diyorum ya bazen kendime şaşıyorum....
Böyle böyle konuşurken buluyorum kendimi....
Kilo vermek istiyorum,  40 yaşımı ve sonrasını sağlıklı geçirmek istiyorum ve böyle homidi gırtlak yemeğe devam edersem ilerde nasıl olur bilemiyorum.....işte böyle böyle diye diye zaman geçiyor.....

Bu arada okuma grubumuz ile enfes bir kitap okuduk.

Üstat ile Margarita / Mihail Bulgakov

Hep aynı şeyi diyorum ama bir bilseniz alıp okuyacağım liste öyle kabarık ki...son birkaç yıldır habire listeme yeni kitaplar ekleniyor. Bildiğiniz geriden geliyorum ☺
Bu kitapda listemde idi. Sonra indirimde görğnce aldım,  sonrasında da grupta okuyalım dediklerinde hemen öne çekip okudum.
Sırada diğer kitapları var.
Bu kitabını çok sevdim hele Margarita karakterini çok sevdim.
 📍Elbet eleştirdiği bir dönem de var yazarın.
Büyülü gerçeklik tarzında bir kitap.
📍kitabın başında önsöz kısmında epey bir detay var. Bir dönem yazarın yazdıkları yayınlanmamış,  kitapları basılmamış...


Konusuna gelirsek; Moskova'da bir bankta iki  yazar sohbet ederken,  bastonlu bir adam belirir ve olaylar başlar....
Özellikle anlatım dili ve olaylara bakış açısı ve hiciv sanatı ile aktarması çok iyiydi.
✒arka kapak yazısı şöyledir;

Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966'da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu kitap, sansüre uğrayan bu sayfaları da içeriyor. Usta ile Margarita, son derece kıvrak bir kurguyla birbirine bağlanan ayrı öykülerden oluşuyor. Otuzlu yıllarda, Moskova'da iki yazar, bir bankta oturmuş, İsa'nın gerçekten yaşayıp yaşamadığını tartışmaktadırlar. Birdenbire, yandaki bankta bir adam şekillenir ve sohbete karışır. Düzgün bir Sovyet vatandaşı gibi görünmektedir, ancak geleceği okuma yeteneğine sahiptir ilginç yabancı. Örneğin, yazarlardan birine öleceğini söyler, yazar gerçekten çok kısa bir süre sonra ölür. İkinci yazar ise, gene yabancının önceden bildiği gibi delirir ve akıl hastanesine kapatılır. Yabancı dediğimiz kişi ise, sosyalist Sovyet toplumunu ziyarete gelmiş olan şeytanın ta kendisidir ve bu kez adı Woland'dır. Woland ve yanındaki yardımcıları, Moskova'da fantastik bir alt üst oluşa neden olurlar; tıkır tıkır işleyen pek çok mekanizma, Bulgakov'un keskin kara mizahıyla parçalanır, dağılır, bozulur. Bu sırada, akıl hastanesine yatırılmış olan yazar, orada bir 'Usta'yla karşılaşır; 'Usta', ona kendi yazdığı, Pontius Pilatus'la ilgili kitabı, ayrıca Margarita'ya olan aşkını anlatır, ki zaten aklını kaybetmesine neden olan da, kaleme aldığı romandır. 

10.8.18

Günden Kalanlar...

Selam. 😊
Bizim ev hali böyle. Başta biraz tedirgindim. Çünkü derki toplu görmeyi severim evimizi.
Sonra kendime dedim ki; bu evde 3 kişiyiz ve çocuk dediğin dağıtarak oynar. Zati uslu dursa çocuk olmaz büyük olur
Benim de hoşuma gidiyor böyle görmek. Çünkü oynarken /larken o kadar keyifli oluyorlar ki size anlatamam.
Yaz olunca ve okullar olmayınca ma aile evdeyiz  😁
Hal böyle olunca devamlı "sonra yaparım /birazdan yaparız" modundaydız..


🖋 Okumalarım azaldı. Şuan okumayı bekleyen 5 kitabım var. Yavaş yavaş okuyorum.

Ara ara Evim Dergisi alıyorum. Şöyle sayfalarına bakınmayı, fikir edinmeyi seviyorum.

Ev halimiz böyle işte. 😊
Okuduğum kitapları da anlatayım ve mutfağa yemek yapmaya kaçayım  🤪
Tabi bide o meşhur soru var; "ne yemek yapsam bugün acaba" 😲😒

                    📚📚📚📚📚📚📚



🖋 Atinalı Timon/ William Shakespeare

Bazı insanlar gerçekten de yaşadığı çağın çok ötesinde oluyor bedenen, ruhen ve beynen... Shakespeare onlardan biri.
🗿 Hâlâ yazdığı şeylerden günümüzde değişen bir şey olmadığını görmek...
🗿 Kitaba gelirsem; Timon babasından kalan miras ile her gün yemek davetleri verir ve kendisine hediye getirenlere misli ile para verir.
Para suyunu çekince yaşadıklarını anlatan bir kitap.
Tragedya olarak ve yaşadıklarına bakınca... Yorumlamak kolay lakin vardır böyle tipler de demeden geçemedim.
Yine hayran kaldım bakış açısına 


Kızıl Moskova /Miahil Bulkagov

Aslında yazarın "USTA İLE MARGARİTA" kitabını okumayı istiyordum  Can Yayınlarınım indiriminde bu kitabını da görünce aldım.
Anlatım dili çok akıcıydı.
Bu kitabı derleme bir kitap. Köşe yazılarından oluşuyor  Bir döneme sizde yazar ile tanıklık ediyorsunuz..Diğer kitaplarknı almak farz oldu  😊

Babalar Ve Oğulları çok beğenmemiştim 
Bu kitapsa daha akıcı. Şöyle yapın çay yada kahvenizi kitabınızı alın ve okuyup bitirin. Öyle sade, akıcı bir dil ve anlatım vardı.
16 yaşında ki bir gencin ilk aşkını ve yaşadıklarını anlattığı mektupdan oluşuyor  😊  Tadımlık ara kitap oldu benim için.


Bu haftayı da bitirdik. Dolar tavan yapmış bir şekilde...
Herkese keyifli haftasonu olsun.
Selamlar, sevgiler  😊