Özlem ile buluşmamız ilk defa idi. Ama sanki daha önceden tanışıyormuşuz gibiydik. Bloğun bunda etkisi o kadar çok büyük ki. programı doluydu Özlem'in ve birkaç saat oturabildik. Çok şeyi konuşmak istedik en çok da kitaplar hakkında ama zaman su gibi aktı ve konuşacak şeylerde yarım kalır gibi oldu. O yüzden Özlem bir sonraki İstanbul çıkartması yaptığında görüşmek üzere ayrıldık. Tabi bu süre zarfında eğer bizim yolumuz düşerse Antalya'ya haberleşicez. Lale Abla ile de ikinci kez buluşuyorduk ama keza onunla da sanki sık sık görüşüyor gibiydik. Sohbeti çok şekerdir Lale Ablanın herşeyden bilgisi vardır bence. :)
Takip etmiyorsanız sayfasına bakın derim, kendisi de tam bir kitap kurdu aynı zamanda yemek kurdu. :) Verdiği tarifler daha hiç şaşmadı deneyen biri olarak gönül rahatlığı ile önerebilirim.
Aaa bir de bu hafta sonu minik kuzumun halasının bir tanesinin yılsonu gözterisi vardı. Geçen sene gidemediğimden bu sene çok heyecanlı olarak gittim ve onu dans ederken görmek vs.. diğer etkinliklerini izlemek nasıl duygulandırdı anlatamam. Büyümüş benim kuzum yaa.....
![]() |

Bu arada Yukio Mişima'nın Bir Maskenin İtirafları Kitabını bitirdim blog. Biraz zor ilerledi bu sefer kitap. Bir çocuğun hayatına tanıklık ediyorsunuz romanda. Düşünün ki bu çocuk zayıf, çelimsiz ve devamlı maske takarak davranan hayata ve çevresine... Hatta eşcinselliğini saklamak zorunda kalan biri. Yazarda en sevdiğim şey duyguları ve davranışları çok güzel tasvir ediyor.
Böyle işte blog, ben kaçar herkese iyi geceler.
Alıntı:
Mişima İkinci Dünya Savaşının kaotik ortamında geçen yarı-otobiyografik çarpıcı romanı "Bir Maskenin İtirafları" nda ölüm, şiddet, vahşet ve çarpık seks dürtüleri ile kanlı fanteziler içinde yalpalayan kitap kahramanının, sosyal baskılardan kendisini korumak amacıyla bir "maske" arkasına saklanmasını anlatır. Mişima'ya göre toplumun kendisi hastalıklıdır ve herkes sanki bir maskeli balodadır... |











