Guy De Maupassant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Guy De Maupassant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.7.22

Biten Kitaplarım...

 



Daha önce "Bir Yaşam" kitabını okumuştum #guydemaupassant tan.
Yazar daha çok #belami kitabı ile tanınıyor... Çünkü diger kitapları Öykülerden oluşuyormus.
Roman onlarla çok keyifliydi..... Olurken, vay anasını be, ne adammış.. Kadınlara bak sen... derken bulabilirsiniz kendinizi 🤭
📍 Hikâye; köyünden çıkıp Paris'e çalışmaya gelen, yükselme amacı taşıyan bir genç olarak başlıyor... Lakin başlarda karnını zor doyuran Duroy, bir gece asker arkadaşı ile karşılaşır ve şartları değişmeye başlar.
Tabi bu yükselişte neler yok ki... Aç gözlülük, para için kandırmaca, siyasi yalankar derken, kibrine yenik düşen bir Bel-Ami ( yakışıklı arkadaş)
📍 Diger kitabında da hissettiğim, bu kitabında da yakaladığım duygu ise; oyle bir anlatıyor ki Maupassant olayları... Abartı bir şey bulamıyorsunuz.. Özellikle betimlemeleri ve olayları aktarımında cok başarılı bir yazar. Sanırım bu yönü onu daha da başarıya götürmüş...
Kitabın da işlediği, kent yaşamının değişmezleri, para, cinsellik, iktidar çevresinde gelişen olaylar, o dönemin de içinde olan, kurmaca hikaye ile gerçekliği ile anlatan bir kitap....
Çok severek okuduğum kitaplardan oldu. Kitabını paylaşan Canım arkadaşım Ümran'a cok teşekkür ederim 🙏🏻 🌸 💞 #gulsahinkitapligi

 


 

 Aklımda hep Thomas Bernhard'dan, beşleme olan kitaplarını okumak vardı. Bir gün YKY Kadıköy'e inince, orada ki arkadaş bu kitabı ile tanışın yazarla isterseniz dedi.
Ama bence biraz zor oldu tanışma kitabı 😶
Anlatım dilini sevdim, vsr oluş üzerine yazan, sizi biraz felsefe yapmaya iten yazıları severim. Anladığım kadarıyla yazar biraz da böyle...
#ungenach kitabında bir dönem, bir aile yaşamı, ilişkiler kısa, öz, alt metinlerle sorgulanıyor...... Evet güzel ama benim gibi yazar ile ilk kez tanışacaksanız biraz hava da kalabilir konu ve anlatım....

📍Kitabın konusuna gelirsek; ölen bir baba, yüklü ve istenmeyen bir miras, o ortamdan kopmaya çalışan evlat, sorular, bazen sorulan, bazen iç ses ile sorulan sorular... Her şeyin yanıtı olmayan, olamayan durumlar..... Biraz da hesaplaşma....

✔️ Yazarın diğer kitaplarını da ekledim listeye... Dediğim gibi hiç okumadıysanız başka bir kitap ile başlangıç yapın ama yapın.....😊


 "Gavrila'nın dünyasında, varılacak hedefi de doğru yolu da bilen tek güç Parti'ydi. Bana öğrettiklerini unutmamaya çalışıyordum. Mutlu ve yararlı olabilmek için, emekçilerin safına katılıp, ilerleyenlerin arasında yer almalıydı insan. Önde koşmak, arkada kalmak kadar tehlikeliydi. Her yanlış adım hareketi yavaşlatır, her düşen öz kardeşlerinin ayakları altında ezilirdi. "

📍 📍📍📍🐦

Yine okumayı istediğim ama bir türlü başlayamadığım bir kitap ile geldim...

içim dağlandı resmen... bir kaç gündür düşünüyorum nasıl anlatılır okuduklarım.... ya o anlara maruz kalmış çocuk, yaşlı, genç, kadın ve erkeklerin hissettikleri....
Kitabın son sözünü yazarın kendisi yazmış. Ve özellikle belirtmiş ki; bu kotap otobiyografi özellikleri taşımıyor... Ve bu kitaptan sonra ailesinin ve kendisinin saldırılara uğradığını belirtmiş. Oysa ki yazdıklarının yalan olduğunu düşünmüyor...
🐦
Evet anlattıkları Çok acımasız, sarsıcı şeylerdi 😢gerçekten de yaralayıcı... Ama yaşanmış bir dönem bunlar... 😢
En çok anlatıcı çocuğun yaşadıklarını okurken öyle fena oldum ki.... Nasıl insanlar bu kadar kötü olabiliyorum zaten aklım almıyor? Küçücük yaşında göğüslemek zorunda kaldıkları... Hele hele çingene diye başına gelenler.....


kendinizin dünya kavramı ile yaşadığınız toplumun dünya kavramı farklı olduğun da, değer yargıları da değişiyormuş... Kitabı okurken böyle hissettim... 😔

📍 Başta biraz bu mu yani derken yazar oyle bir yerden vuruyor ki... Sayfalar nasıl ilerledi anlamadım bile...ozellikle bizim yaşattığımız ile başımıza gelen olay karşısında ki durumumuz, tavrımız, kızgınlığımız, intikam alma isteğimiz çok değişiyor...
Kahramanımız David'de iste bunları yaşıyor.... Üniversitede öğretmen olan David, öğrencisiyim ile ilişki yaşıyorum.. Sonra öğrencinin sevgilisiyle ve ailesine şikayetçi oluyor, dava süreci başlıyor.. Derken David kabul edip ama özür dilemeyi reddedip, Afrika'ya kızının yanına gidiyorum.. Olaylar burda başlıyor... Irkçılık mı dersiniz, ayrımcılık mı size kalmış!
📍 Özellikle kitabın isminin neden "Utanç" olduğunu sonuna doğru daha bir idrak ettim diyebilirim...

28.6.21

Biraz günlük biraz kitaplarım......

Yine uzun bir ara oldu yazmayalı.....

Bu ay keyfim yerinde :) Toprak Cem ve Sevda 2 günlüğüne İstanbul'a geldiler. Az da olsa Sevdos ile sarılıp, öpüştük...Toprak Cem'i de ikna ettik ve neredeyse 10 gündür bizde kalıyor. Tabi bizim evde bir bayram havası. Umay Kız çok mutlu. Birlikte yatıyorlar, kalkıyorlar, oynuyorlar...arada didişiyorlar :))))

Onun dışında, aşımıda oldum..... Çok karasız kalmıştım aslında. Neti açınca aman Allah'ım neler neler okudum, hepimiz gibi...... düşündüğümde mantıklı yorumlarda vardı, mantıksızda.... karar vermek her ne kadar zor olsa da... bir GERÇEK var ve aşı olmak gerekiyor...diyerek Mrna aşısı oldum....İnşallah hepimize şifa olur, kurtuluruz şu illet hastalıktan....

 

Sıcaklarda bastırdı malum... maske ile dolaşmak iyicene zorlaştı. En azından kalabalığa girene kadar ve caddeye çıkana kadar takmıyorum.

Dün Kadıköy'e indik. Aman tanrım nasıl kalabalık anlatamam.... Ve resmen rahatsız oldum, sanki üstüme üstüme geliyorlar gibi hissettim... Oysa ki normal bir kalabalıktı eskiden.... Hani televizyonda bas bas bağırıyorlar ya doktorlar;  bide sonrası var bunun diye.... bence hepimiz de bir kalabalık fobisi oluşmuş olabilir.

Sokakları hem çok özledim/k hem de evde oturmaya alıştım..... Tek artısı çimenlerde artık daha çok insan var. Sandalyesini kapan sahile, yeşilliğe gidiyor.... 

Onun dışında bildiğiniz biz.... Bir sürü dizi birikti izleyecek lakin okullar da tatil olunca zaman kalmıyor izlemeye, kız artık daha geç yatmak isityor, büyüdükçe dayanma eşiğide büyüyor...

Onun dışında güzel kitaplar okudum. :)

O kadar ama o kadar güzel bir kitaptı ki " BİRİ HİÇBİRİ BİNLERCESİ/ LUİGİ PİRANDELLO" anlatamam.... Niye bu kadar elimde beklettim bilmiyorum dedim kendime.....

Hele giriş cümlesi var ki...aha diyorsunuz aynen böyle başlıyor bazı duygular ve gerisi yaşananlar....

ve varoluşluk felsefesini anlatan en iyi kitaplardan biri idi.
📍
Her şey, karısının kocasına burnunun biraz çarpık olduğunu söylemesi ile başlıyor 🙈 okurken anlıyorsunuz, kendiniz gerçeği bilseniz bile, karşınızdakinin de bu gerçeği bildiğini bilmeniz ya da size bunu hissettirmesi ile durumun değişmesi ve sizi ruhen ve bedenen rahatsız etmeye başlaması ile başlayan, sonra da hiç bir şeyin eskisi gibi olmayışı..... Ve sizi yiyip bitiren kibriniz.......
Farkındalığa da iyi örnek kitaplardan biri.
Gerçekten de çok iyi bir anlatımdi ve okumama vesile olan, İg'de ilgi ve beğenerek takip ettiğim İlker'e teşekkür ederim. 😊 Hoş neredeyse 2 yılı geçmiştir bu kitabı paylaşalı 🙈 anca alıp okudum, ve kendime kızdım sona bıraktığım için. ✌🏻

"Biri Hiçbiri Binlercesi; İtalyan yazar Luigi Pirandello’nun 1909’da yazmaya başlayıp 1925’te tamamladığı en ünlü romanı. Pirandello 1924’te yazdığı bir mektupta eseri için “...en acı ve mizah dolu” sözlerini kullanacaktır.

Babasının kurduğu bankanın geliriyle rahat bir yaşam süren Vitangelo Moscarda’ya bir gün karısı burnunun sağa doğru çarpık olduğunu söyleyince tüm dünyası altüst olur. Kendisinin o güne kadar gördüğü ve sandığı gibi olmadığını, başkalarının gözünden yansıtılmış çoğul ve uçucu bir gerçekliği kişileştirdiğini anlar. Bu farkındalık, başkalarının önyargılarından bağımsız “bir” kimlik için çılgınca bir arayış içindeki Moscarda’nın deliliğe doğru ilerlerken tuhaf biçimde özgürlüğe kavuşmasını sağlayacaktır...

“Tımarhaneye girmeyi göze aldım –ileride göreceğimiz gibi, hepimiz aldık– ama bu da yetmedi bize. Yaşamımızı da tehlikeye atmalıydık, sonunda iyileşip sağlığın yolunu (biri, hiçbiri, binlercesi) bulabilmem için. Ama bunları sırası gelince anlatacağız.”


 

Kitap bitince hissettiğim duygu ;
Sohbetinden çok keyif aldığım bir büyüğümün bir anısını anlatıyormuş ve ben de onu keyifle dinliyormuşum gibi hissettim. Hele o hikaye içinde ki; aslında mutluluk daimi değildir lakin ailenle, elele verirsen, anın tadını çıkartmayı bilirsen ve sabredersen, azimle devam edersen hayatta sana yardım ederdi....
Çok severek okuduğum kitaplardan oldu.

“Sana daha önce neden çok mutlu olduğumu söyleyeyim. Daha önce kimseye âşık olmadım. Âşık olduğumuz anda mutluluk biter.”

İskandinav edebiyatına adını altın harflerle yazdırmış olan, Nobel ödüllü yazar Bjornstjerne Bjornson’un dilimize ilk kez çevrilen bu naif eserinde; özenle çizilmiş karakterler ve harikulade sadelik kendisini an be an hissettiriyor; yazarın derin psikolojik içgörüsü ise eserin masalsı ve akıcı diliyle birleştiğinde okurlarını hem şaşırtıyor hem de büyülüyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)


Guy de Maupassant'ın en beğenilen, en çok okunan romanlarının başında gelen Bir Yaşam, zengin ile yoksulun hayatını mutluluk açısından ele alır. Zengin olan her zaman mutlu, yoksul olan hep mutsuz mudur?
Bir Yaşam'da, soylu bir ailenin içinde dünyaya gelen, özenle yetiştirilen bir genç kızın bütün yaşamı anlatılır. Genç kız, yaşamının her evresinde aşka ve mutluluğa dair hayallerinin ve umutlarının gerçekler karşısında solduğunu görür. Maupassant, Jeanne'ın zamanla değişim geçiren duygularını, özlemlerini ve yaşam koşullarını anlatırken, soylu kişilerin yanı sıra köylülerin yaşamını da dile getirmiş; baronların sanıldığı kadar mutlu insanlar olmadıklarını, basit bir çiftlikte yaşayan sıradan köylülerin soylulardan daha mutlu olabileceklerini en gerçekçi biçimde anlatmıştır.
📍 📍 📍 📍 📍
Okurken diyorsunuz ki; evet yaşamın içinde bunlar var. Evet var ama ustalık size, okurken bunlari yani başınızda yaşanıyormus hissini vermesinde......... Özellikle "kadın olgusu" "toplum içinde ki sözsüz baskı" "din ile aldatma" meselelerini kurgu romanla öyle bir betimlemişki..... Çok güzeldi çok 🍀📚 📕
Ayrıca kitap; Fransa Milli Eğitim Bakanlığı Palmes Academiques Ve Uluslararası Çeviri Ödülü almış bir kitap. Fransızca aslından çeviren #nesrinaltinova ya çok teşekkürler. 🍀

📍 📍 📍 📍 📍
Hele son cümlesi var ki; Yaşam böyledir işte.... Görüyorsunuz ya..... Ne sanıldığı kadar güzel, ne de korkuldugu kadar kötüdür! ...





 Öykü okuyamayan biri olarak müthiş bir öykü kitabı okudum 🙈😊✌🏻
🍁Anlatırken ve siz dinleyici olarak okurken, yaşıyorsunuz. Hele o cümleleri, olayları anlatırken kullandığı yer yer şiveler ve kelimeler....
📍 Hikayeler Abdal bir anlatıcı olan Murtaza tarafından, daha çok, yaşadıkları, gördükleri ve hissettikleri aktarılsın diye anlattığı öykülerden oluşuyor... Bolcana da ödülü var Deniz Hn. Ve tebrikler. Daha çok yazsın ve biz de okuyalım. @alakarga_yayinlari na da teşekkürler. Öyle güzel kitaplar yayınlıyor ki....
Bir teşekkür de @birkutukitapcom
a. Bizi güzel kitaplarla tanıştırdıkları için. 😊 📍 “Çok sevip saydığım bir kimseyi anlatacağım sana Selim beyi. İlhami Ziya kardeşimi. Kendisi mucittir. Aklı mantığı hep kıymetli. Şehir işgal altında. Ona rağmen hayat aksamadan devam ediyor. Sanki hiç işgal yokmuş gibi, civarda keyfi kıyak dolaşıyor gavatlar. Bir de garip ki şehir aslında açlık yokluk içinde kıvranıyor. Of! Görme hali!”

Çağdaş öykücülüğümüzün güçlü kalemlerinden Deniz Tarsus, yeni bir kitapla, Ben Murtaza öyküleriyle geliyor. Yepyeni bir anlatıcıyı, yeni, yaşamın içinden, edebiyat geleneğimizin göğsünden hikâyeleriyle okuyacaksınız. Edebiyatımızın kalıcı eserlerinden biri olmaya aday, Ben Murtaza...