Herkese iyi haftalar. Bu hafta "Su, Ormancılık ve Down Sendromu"haftası. Kutlu olsun, inşallah daha duyarlı farkında bir nesil oluruz. Elimizden geleni yapar, eğer hiçbir şey yapamazsak doğaya zarar vermesek, pisletmesek de olur. En azından bunu yapalım.
Havalardan mıdır nedir üzerimde bir ağırlık, isteksizlik var anlatamam. Böyle sanki devamlı bunalımlardayım gibi hissediyorum kendimi. Sanırım diyorum kendime hava geçişlerinden Gülşah geçecek. Bu kelimeyi de ne çok kullanmaya başladım hayatımda; "geçecek" gerçektende geçecek mi? bilmem...zamana bırakalım dimi... herşeyi uzun uzadıya düşünmekte üstüme yok bari bunu zamana bırakayım...
Bitirdiğim kitaplardan bahsetmek istiyorum size. Bu sefer okuduğum üç kitap da YKY serisinden. YapıKredi Yayınlarını seviyorum özellikle de kapak tasarımlarını ve siyah oluşları beni çok etkiliyor. Tabi bunda siyah rengini sevmemde etkili. Can Yayınlarının çok beyaz oluşu örneğin bana itici geliyor. O yüzden YKY ve İş Bankası Yayınları daha sıcak geliyor, belki diyeceksiniz ki kitabın içeriği önemli. Elbet içerik önemli ama kitabı alırken tasarımı, rengide önemli bence.
Yazarın hayatını okurken fark ettim ki, toplumlarla sorunu olan, adaletsizliği, eşitsiliği yediremeyen yazarlar genelde hayatlarına kendileri son veriyor. Oysaki kalemi güçlü yazarların intihar etmeleri ne kötü. Hacı Aga kitabını okuduğumda (ve sizde okursanız) sanki yıllar yıllar öncesine ait değil de günümüzden bahsediyor sandım. Hiç mi değişmez işler Ortadoğu'da Dünya'da. Özellikel küçük yerlerde ki kişiye duyulan saygı, peşinden gitme, ne derse yapma ve en büyük düşmanın "Cehalet" olması.... Kitapta da anlatılan olay, köyün hacısı ki bu hacı aslında gerçekten hacı değil, babası hacı ve kendisi de bundan faydalanıp insanları din adı altında iman adı altında kandırarak geçiniyor. İnsanları nasıl kandırdığını, düzenini, para karşılığı neler yapabileceğini bir insanın anlatan güzel bir kitap. Okuyun derim.
Zati kitabı okerken fark edeceksiniz; kişiler, toplumlar en güzel Allah ile, din adına, inanç adına aldatılıyor. Kimse sorgulamadığından, okumadığından birinin size anlatması ve sizinde onu kabul etmeniz daha kolay.........
Diğer kitabı "Diri Gömülen" Bu bir öykü kitabı, pek akıcı gelmedi bana, sanırım ben fazla öykü kitapları sevmiyorum. Ana tema ölüm, toplum vs... kitabında yazarın. Bakış açısını sevdiğimden bu kitabını da okumak istedim. Diğer kitaplarında sıra.
Bir anlatı kitabı. Yazarın kendi hayatını 3.bir kişinin ağzından anlatıyor gibi yazması ilginç geldi bana. Ve güzel anlatmış. Sürgününü, özlemlerini, mahallesini anlatmış. Tabi bu mahalleler İstanbul sokakları olunca daha bir iyi geliyor insana.

