Animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.4.17

Heyecanlıyım.../ Ve Nausicaa of the Valley of the Wind Rüzgarlı Vadi Filmi.

Selamlar...



Bugün güzel bir gelişme oldu hayatımda ve sizinle de paylaşmak istedim. :)

Uzun zaman önce çalışmaya karar verdim. Yakın zamanda da iş arayışlarına başlamıştım.

Neredeyse 5 yıldır çalışmıyorum ev hanımıyım....

Tabi bunda bir dönem canım annemin hastane sürecinin olması da etkendi.
Tek başına bırakamazdım ve çok şükür ki her zaman yanında oldum anneciğimin.
Nurlar içinde, ışık içinde uyu annemmmm........ .............................

Ve sonrası çocuğuma kendim bakmak istiyordum; ilklerini ben yaşayayım, anne sevgisi ve güveni ile büyüsün istiyordum.
Ve kızımı 3 yaşına kadar eşiminde yardımı ve desteği ile kendim/iz  büyüttüm/k.
Artık sene başında okula da vermeyi düşünüyoruz.
Ve benim artık çalışma zamanım gelmiş oluyor demektir.
Çünkü kız okula gittiğinde ben ne yapıcam evde.
Hani bu lafımdan yanlış anlaşılmak istemem ama ev hanımı olma hali bana göre değil.
Evet kimi sever; evde olayım, işimi gücümü yapayım, akşama yemeğimi hazırlayayım yeter bana der.
Ve ben bunu diyen bayanlara asla ama asla karşı değilim.
Kişinin ne istediğini bilmesi çok güzel bir şeydir. 

Yalnız bu durumda biraz bizim kızı da düşünüyorum, önce sordum kendime "çalışarak kızımı yalnız bırakmış olacak mıyım?" diye...
Ama sonra dedim ki önemli olan kaliteli zaman geçirmek. Okuduğum kitaplarda, hatta bloglarda paylaşınları da okuyorum... arkadaşlarım da var çalışan anne... 
Sonuçta en önemli zamanlarında yanındaydım. 
Hatta belki çalıştığım için şimdi daha bir kaliteli zaman geçireceğiz anne baba olarak...

Tabi bu durum benim için ilk sanırım bundan biraz endişelerim...



Kendime bakacak olursam bende çalışmayı seven biriyim. Sabah hazırlanayım çıkayım, çalışayım isterim.
Hem ruhen de iyi gelecektir bana. Şu genç yaşımda evde oturmak istemiyorum.
 Elbet evde olmanın konforu ayrı. Her boşlukta açıyorum kitabımı okuyorum..
Ama biliyorum ki gece uyumadan önce de okuyacağım yada işyerinde bir boşluğum olursa yine okurum canımmm :))

Lafı fazla uzatmayayım dimi?
Bugün Ataşehir'de özel bir anaokulu ile görüştüm ve Halkla İlişkiler bölümünde yarın iş başı yapacağım.
Tabi biraz heyecanlıyım. Hem aynı zamanda mesleğim ama uzun ara verince bir garip oldum.
İlk iş günüm için şans dilemeyi ve dua etmeyi unutmayın bana emi .


Bu arada izlediğim ve çok beğendiğim anime filmi de paylaşmadan yazımı bitirmeyeyim. :)




 Bu filmi geçen gün sinema kanallarından birinde denk geldim. Çok severim anime filmleri..
Helede bu yönetmeninse daha da  bayılırım.

Film 1984 yılı yapımı ve ödül almış. Nasıl almasın ki...
Anime ile hüzün, zaman, duygu, dünyamızın gitgide nasıl batırdığımızı, doğaya karşı saygılı olmamızı ve yok etmememiz gerektiğini öyle güzel aktarıyor ki bize..
Konusuna gelince;

Dünya 'Ateşin 7 Günü' adındaki yıkıp, yok eden bir savaşın sonrasında yaşamanın neredeyse mümkün olmadığı bir yerleşim yerine dönüşmüştür. Savaş sonrası ortaya çıkan zehirli bir gaz sebebiyle tüm doğal yaşam sona ermiş, insanoğlu da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Çok az sayıdaki insan kolonileri bu gazdan arındırılan irili ufaklı adalarda yaşamaktadır. Prense Nausicaa'nın halkı da bu insan topluluklarından biridir. Prenses Nausicaa, doğaüstü güçleri sayesinde canlı olan tüm varlıklarla ve ormanlarla konuşup anlaşabilme yeteneğine sahiptir. O bu zehirli gaz dolu ormanlara karşı halen daha umutludur ve bir kurtuluş yolu bulabileceği inancını taşır.








13.3.17

Castle In The Sky, Değişen Hayatlar Ve Logan Filmi... Daha Sade Bir Hayat Kitabı Hak.


Bu hafta nasıl bitti anlamadım… havalardan sanırım hafif depresif hallerim oluyor. Daralıyorum sonra birden enerji dolu oluyorum… tabi bunda bazı etkenlerde var . Neyse diyeyim...





Sinemalara Logan filmi gelmişti hemen beyimle gittik. Eğer Wolverine serisini seviyorsanız bu filmi de seversiniz. Ortaya bide kızı çıktı bakalım bundan sonra ne olacak. Bu filmde kanlı sahne, dövüş sahnesi fazlacaydı…




Her ne kadar fantastik film olsa da verdiği mesajları seviyorum…  😊

Bugün kanalları gezerken Sinema TV’de, Türkçe’ye Değişen Hayatlar olarak çevrilmiş Fransız filmini izledim. Biraz psikolojik filmdi. Sıradışı daha doğrusu hassas bi beyin yapısına sahip bir adam ve çocukları ile geçinmeye çalışan, çiftliğini kurtarmaya çalışan bir kadının karşılaması ve birbirlerinin duygularını iyileştirmesini anlatan bir filmdi.


 Dün akşamda Sinema Kanalında Gökteki Kale /

Tenku No Shiro Rapyuta

Anime filmine rastladım. Japonlar kesinlikle bu işi biliyor. 1986 Yılı yapımı filmin ve ödül almış. Filmin özeti;
Ellerindeki sihirli kristal ile bir kız ve bir oğlan, korsanlara ve yabancı ajanlara karşı savaşarak onlardan önce efsanevi uçan şatoyu bulmaya çalışırlar. 
Bu kadar ama yine doğanın, insanlığın önemini anlatan filmlerdendi. Kızımla birlikte izledik. Öyle çok uzun olmayınca birde animasyon olunca Umay'da izliyor. :)


Nette fazlaca gördüğüm ve biraz araştırdığımda genel olarak olumlu yorumlara rastladığım Daha Sade Bir Hayat kitabına başladım.
Bence bir tek anne babalar değil yetişkin olan herkesin okuması gerekiyor.
Neredeyse yarıladım. Kitabın bahsettiği şey; hayatınızdan şunu çıkartın şöyle yapın tarzı değil.
Tersine evinizin içinde nasıl sadeleşerek hem kendiniz için hem çocuğunuz için stressiz, sıkıştırılmış bir yaşam sunmadan yaşayacağınızı anlatıyor....

Evet ara ara tekrarlanan cümleler çok, belki de bu tarz biraz fazla kitap okuduğumdan bazı yerleri atlıyorum ama eğer daha önce bu tarz okumadıysanız okuyun diyebileceğim kitaplardan oldu. 

Yeni bir haftaya başladık, herkese iyi haftalar blog.. :)))

Doğan Kitap sitesinde arka kapak yazısı şöyle;


Daha Sade Bir Hayat

Çeviren: Arzu Birkan
Kitap Hakkında:

Çocuk yetiştirmede daha sadenin gücünden yararlanın.
Çocuklarının hayatlarını yavaşlatmak isteyen ama nereden başlayacaklarını bilemeyen ebeveynler için bir ilham kaynağı…

Sadeleştirme nedir?

Ev ortamını sadeleştirmek çocuk için neden gereklidir?

Günlük hayatın çocuk üzerindeki gerilimini nasıl azaltılabilir?

Çok fazla aktivite her zaman doğru mudur?

Çocuğu tüketim çılgınlığından ve reklam bombardımanından nasıl koruruz?

Günümüz dünyası artık daha hızlı, daha yoğun… Hayatın temposu, çok fazla eşya, çok fazla seçenek ve çok az zaman nedeniyle hiper hızlı bir duruma gelmişken, çocuklar bunun baskısını hissediyorlar. Endişeleniyor, sorunlar yaşıyor, hatta davranış bozuklukları gösteriyorlar. Daha Sade Bir Hayat bu durumdaki çocuklara yardım etmek için ebeveynlere hayatı sadeleştirmeyi öneriyor; daha az endişelenmeyi ve daha fazla keyif almayı öğretiyor.
Çocuklarının hayatlarını yavaşlatmak isteyen ama nereden başlayacaklarını bilemeyen ebeveynler için, hem bir ilham kaynağı hem de değişime yönelik bir plan sunuyor.

20.6.13

Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak....



Bence artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, olamayacak.... 
Olmamalı da.... Hep büyüklerimiz anlatırdı bir dönem yaşadıklarını; dinlerdim. Şimdi daha iyi anlıyorum.
Akıttığım gözyaşlarını, elimde  telefon gece 3-4 lere kadar karı koca noluyor şimdi" diye takip etmelerimizi, çapulcular direnirken bizim yatmamız doğru değilleri hiç unutmayacağım/z...  

Artık eylemler duran adamla birlikte parklarda sokaklarda durarak devam ediyor. Her ne kadar şuan ki ülkeyi yönetenler bununla dalga geçselerde halkımız, biz ne kadar haklıyız. 

& Dün itibari ile HaydarPaşa Garı bir önceki gün son görevini yaptı. Artık bu gar hangi hizmete tabi olacak bilmiyoruz ama bizim içimiz buruk kaldı... İstanbul'un Anadolu Yakası'nın sembollerinden, tarihinden biriydi....
Orasının ne olacağı şaibelli, zamanla göreceğiz...

& Filmlerden
"Mutluluğa Boya Beni/ Animasyon" filmini izledim. Seviyorum animasyon filmlerini.
Film 2012 yapımı.  Konusu ise;

Bitmemiş bir resim üzerindeki bir şato ve çiçeklerle dolu bir bahçede resmedilip renklendirilmiş Toupin’ler gücü ele geçirmiştir. Toupin’ler, çizimleri yarım kalan Pafini’leri devre dışı bırakmış ve yalnızca taslak halindeki Reuf’ları da esir almışlardır. Şimdi Ramo, Lola ve Plume düzeni yeniden sağlamak ve arkadaşlarını kurtarmak için ressamı bulmak üzere yollara düşecek, bir dolu macera yaşayacak, şatodan ve çiçekli bahçeden geçecek, hatta başka resimlere gideceklerdir.
Hayal gücünü oldukça farklı biçimde yansıtan ve hayatın içinden olgularla bunu güçlendiren animasyon filmi, büyük küçük herkesin izleyebileceği tarzda bir yapım..


Böyle dostlar......

Sizler nasılsınız?