2.5.19
Anneannem Fethiye Çetin Kitabı...
🥀 Bir #anlatı kitabı Anneannem.... Sevgili Fethiye Çetin'in köklerine daha doğrusu annesinin köklerine doğru akan....
Konuşulmayan ve daha da konuşulmayacak konulardan biridir yaşananlar... Ve ölümü ile daha da içe işleyen bir hikâye.
🥀 Bizim ailede de geçmiş çok bilinmez.... Örneğin ne ananem nede baban emin geçmiş akrabaları. Mesela sorsanız hiç bilmem annemin annesinin yada babanemin annesinin adını.... Geçmiş zaman sorduğum da aldığım cevap hep aynıydı. " küçük yaşta evlenip geldik Kartal'a yerleştik. Sonrası ne köye gittik ne köyden geldiler." yani anlayacağım hatıralar silik ve zamanla da yok olmuş....
🥀 Okurken yer yer ağladım... Ah dedim Heranuş neler yaşamışsın da..nasıl dayanmışsın... Susmak, içe atmak kolay değildir..... Hele zorunda kalmak daha da zor......
Bir dönem Ermeni oldukları için yerlerinden sürülen, çocukları başkalarına verilen, müslümanlığı seçmelerine rağmen bir şey olduğunda "dönme" diye anılan....elbet siyasi boyutunu bilmiyorum hiçbir zaman da siyasi boyutla ilgilenen biri olmadım. Beni üzen, yaralayan insani boyutu.....
🥀Her şeye rağmen evlenip çocuklarına kol kanat geren, geçmişi sinesine gömen kadın. Ruhun Şad olsun 🙏🏻🌹
🥀 arka kapak yazısı anlatır herşeyi...
Bu coğrafyada yaşayan herkesin şu ya da bu şekilde bildiği ama üzerinde konuşmamayı tercih ettiği saklı yaşamlar. Ermeni ve Hıristiyan iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce çocuktan biri: Heranuş ya da diğer adıyla Seher.
Torunu Avukat Fethiye Çetin anneannesi hakkındaki gerçeği yıllar sonra öğrendi. Anneannesinin akrabaları Gadaryanlara ise onun ölümünün ardından ulaşabildi. Konuşacak çok şey, sorulacak çok soru vardı.
"Yaşamı boyunca akla hayale gelmeyecek zorluklara göğüs germiş, çocuklarının ve yakınlarının karşısına çıkan engellerle baş etmiş bu kadın, gerçek kimliği söz konusu olduğunda neden kendini bu kadar çaresiz hissediyordu? Neden ailesini ve kimliğini savunamıyor, isteklerinin arkasında duramıyordu?"
Anneannenin her acı hatırayı anlatıp bitirirken tekrarladığı cümlede gizli belki de bu soruların cevabı: O günler gitsin, bir daha geri gelmesin...
8.7.18
Cumba, Kanguru Defteri Ve Kumların Kadını
Bu kitabın da yazarın gazetede yazdığı köşe yazılarından derleme yapmışlar.
Tabi biraz hüzün biraz umut vardı yazılarında. Beni etkileyen yazılarından bir tanesi de kitaba da ismini veren "Cumba oldu. Özellikle Hrant Drink ile tanışması, ve o acı olay...
Daha önce bilmezdim oysa ben Hrant Drink'i. Ta ki öldürülene kadar. Dini, mezhebi veya nereli olduğu pek bağlamaz beni kişilerin. Mesela ilk tanıştığım birine" nerelisin/iz? " diye sormam... Sanki sorarsam ve öğrenirsem memleketine göre davranılacakmış gibi bir his verir bu soru bana.
O yüzden konu içinde geçmezse sormam karşımdakine.
Bir ara bu konuda da yazayım 😊
🖋 🖋️🖋️🖋️
Bir diğer kitabım ise;
KANGURU DEFTERİ KOBO ABE
Bu kitabı Dr indirim kampanyasında görmüş ve almıştım Biraz yazarı araştırınca da Japonya'nın ünlü yazarşaronsan biri olarak geçiyor. Hatta biraz Kafkaeski diye de tabir kullanmışlar
Bu kitabını sevemedim. Daha doğrusu hiçbir şey anlamadım...
Şirkette çalışan bir adam bir sabah uyanır ve bacaklarında Turp Filizleri çıktığını görür, hastaneye gider delen yarı gerçek yarı fantastik olaylar akışı başlar.......
Ondan sonrası yok bende...
Sonrası "KUMLARIN KADINI" kitabını okuyayım dedim. Daha çok o kitabı ile ünlenmiş.
Yarısına kadar okudum ama gitmiyor inanın gitmiyor Eksik bir şey var sanki .. Anladım ki anlatım dili bana göre değil.
O yüzden tavsiye konusunda kararsız kaldığım yazarlardan biri oldu Kobo Abe ...
Efenim yine yazımı yazmış ve yayınlayamadığım o arada Kobo Abe'nin "KUMLARIN KADINI" kitabını da Pdf olarak okumaya çalıştım. Ama yok hiç bana göre değilmiş yazar. İyicene emin oldum.
Okuyanın iız varsa bana da anlatırsa çoook sevinirim.
Böyle okurken sanki bir şey eksik geliyor, bir de kelimeleri ilerlemiyor...
6.7.17
En zor sınavım...
Sanıyorum yaşamım boyunca vereceğim büyük sınavlardan biri benim için ana ocağına gitmek......
Salı akşamı Ortaca'ya uçuyoruz ana kız, Merter evin badanası bittikten ve ev toparlandıktan sonra gelecek....
Bir tarafım kabul ediyor artık anacığımın en güzel yere gittiğini ama bir tarafım var ki fena kanıyor....
Fark ettim ki kendimde; annemin arkadaşları ile fazla konuşamıyorum... sanki onlara konuşmak, eskiyi yad etmek herşeyin sonu gibi geliyor...
Oysa ki daha ne kadar herşeyin sonu olabilir ki...
Her ne kadar kabul etsemde bazı şeyleri henüz hazır mıyım bilmiyorum....
Sonuçta annemin yokluğundan beri babamın yanına gitmedik, babam hem mevlüde hemde daha sonra bizi ziyarete geldi...
Babam bizim karşımız da güçlü durmaya çalışıyor bizde babamın karşısında...
Oysa ne zormuş güçlü durmak/olmak....
Mesela devamlı kafamın içinde kurup duruyorum kapıdan giriş sahnemi... ve için için ağlarken buluyorum kendimi.
Aslında gitmek iyi gelecek bana ve babama. O kapının kapanmadığının bir nevi göstergesi gibi olacak bizim için.
ama nasıl anneciğimin eşyalarını toplayıp vereceğimi inanın bilmiyorum.
Zormuş o kadar zormuş ki kabullenmek, kabul etmek ve yola devam etmek...
Birkaç gün evde annemin en yakın komşularının ziyareti ile geçer diye düşünüyorum, sonrasıda biz denize gideriz.
Annemin burada İstanbul'da olduğu kadar Ortaca'da çok fazla arkadaşı ve sevdiği komşuları var.
Onlar gelmek isteyecekler... Gelsinler elbet...
Gitmek lazım, devam etmek lazım/mış ki... Yaşama tutunalım.....
28.2.17
Şirin Devrim ve bir dönem anı kitabı...
Ve kendime de epey kitap bulup alıyorum. Çoğu zaman satan kişi kitabın değerini bilmediğinden, kalın veya ince kitaba göre fiyat veriyor. Ve bu fiyatlar da genel de 1 ,2,3 veya 5 Tl oluyor ki 5 Tl olan kitap çok çok çok az...
Şakir Paşa Ailesi/ Şirin Devrim kitabını bu şekilde pazardan almıştım.
2003 yılında da Şirin kitabını almış ve okumuştum. İkinci kitap ile daha bir pekişti bilgilerim.
Bir aile düşünün. II.Abdülhamit döneminde sadrazamlık ve paşalık yapmış amca; yine yüksek askeri rütbelere ulaşmış olan baba; Atatürk'ün yakın silah arkadaşları olan damatları; Türkiye'nin ilk kadın sanatçılarından olan kızları: yine sanat dünyasının ünlü isimlerinden olan torunlar; resim, gravür, heykel, tiyatro,edebiyatla dolu hayatlar ve bol bol skandal...cinayet, keder, hüzün...çocukluk anıları ve bitiş...
Tabi okurken şaşırdığım yerler de oldu... Nasıl bir aile dediğim de...
Ama bir gerçek varki sanat dünyasına ilkler kazandırmış bir aile. Kızların o dönemde cesurça yaşayışları ve verdikleri kararlar...
Hem hüzün hem merakla okudum.
Eğer anı kitabı okumayı seviyorsanız okuyun...
Anılar Akın Akın kitabını da eş zamanlı okudum. Bu kitabı bana Twitter'dan tanıştığım; yaklaşık bi 4 yıl olmuştur tanışıklığımız ama yüzyüze sohbet bu seneye nasip oldu; Canan'ın hediyesi.. Bu kadar mı denk gelir dedim kendi kendime..Çünkü Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Bey'da Şakir Paşa Ailesinden.....
Babasını öldürmesi sebebi ile hapis yatan sonrası Bodrum'a sürgün edilen ve aileinde ki birkaç kızkardeşi tarafından red edilen, annesi tarafından hiçbir zaman terk edilmeyen biri... ve doğa, deniz, balık ve insan tutkunu biri... kitapları da bu şekilde hayat buluyor.
Kızı da yaşadıkları hayatı anılar kitabı ile ölümsüzleştiriyor...
Anlatım dili biraz ilerlemiyordu, okudum ama ... okuyacak olanlarınız vardır fazlasını yazmayayım...
22.1.17
Çellinc 6 ...
Hafızam iyidir her ne kadar isim unutsamda yaşadığımı, gördüğümü unutmam. Kolay soru geldi yine. Ama mesele onca anıdan birini seçmek de :)))
En sevdiğim anılarımdan birin anlatayım...
Kardeşimle aramızda 5 yaş var ve annemin hamileliğini, kardeşimin eve getirilişi, bana anlatılışı hala aklımdadır. :)
Şİmcik annem doğuma gidecek, babam aldı beni karşısına "kızım biz hastaneye kardeşini almaya gidiyoruz sende ananenlerde kalacaksın tamam mı?" dedi... tabi bende çocuğum ne diycem "tamam" dedim. :)
Sonra hatırladığım salona girdiğim ve sobanın yanıda beşik ve içinde bebek var....
Demek ki beni ertesi gün falan getirdiler eve..... burası muamma.
Daha eski fotoğraf bulamadım kız uyurken bunu ekleyeyim dedim. :)
Ben kardeşime bakarken, hop yastığın altından çikolatayı çıkatıp "aa bak kardeşin gelirken hastaneden sana ne getirmiş" deyip çikolatayı bana verdiler....
Eee o günden sonra herşey değişti... :))))
Çok şükür o zamanlar da kıskanç değilmişim hala da kıskanç biri değilimdir.
Kardeşimi çok sevmiş, benimsemişim. Anneme çok yardımcı oluyormuşum.
Hatta bir gece ( anı anıyı doğurdu kısmına geçiyoruz idare edin) uykumdan uyanmışım; annem de babama "dur bakalım napacak" demiş. Başlamışlar beni izlemeye...
Ben uyku halinde gidip kardeşimin çamaşır sepetini almışım, dökmüş yeniden katlayıp kaldırmışım. Tabi annemlerin hem hoşuna gitmiş gülmüşler, hemde ara ara anlatılan bir hikayeye dönüştü aramızda.
O zamandan belliymiş ne kadar kardeş delisi olduğum... :) Hala da ayrı bir düşkünümdür kendisine....
4.8.16
kaygılı ama umutlu günler geçerken.
![]() |
| Adnan binyazar/ Kızıl Saçlı Kontes |
Temmuz Ayında Can Yayınları 5 TL kampanyası düzenledi ve haberdar olunca birkaç kitap da ben aldım... Benim baktığım DR'larda hep öykü kitapları vardı. Romanlar azdı. İyicene anladım ki öykü kitapları fazla okuyamıyorum... Çok sık okursam sıkılıyorum. Ara kitap olarak okumalıyım.
Örneğin Kızıl Saçlı Kontes/ Adnan Binyazar
Belki kalemi kuvvetli bir yazardır ama ben bu öykü kitabında bir türlü ilerleyemedim ve yarım bıraktım... Başka bir kitabını daha okuyup karar vermekte yarar vardır değil mi? Ya da sizden okuyanınız varsa ne dersiniz?
![]() |
| Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu |
Bu kitaba tek kelime ile bayıldım. Hele her cümlenin başı " Lupita .... seviyordu" diyerek giriş yapması, yaşadıklarını günlük bir dille aktarması bir okuyucu olarak çok keyifliydi... Bu kitabı okuyun derim. Gerçekten de Latin Amerika Edebiyatı sizi sıkmıyor ve konuları genelde sürükleyici oluyor. Bu kitapta da yazar biraz günlük hayata biraz da Ülkenin Politik olaylarına değinmiş...
Thomas Mann Aldanan Kadın bu kitap resmen içimi baydı... Aslında listemde yazarın Büyülü Dağ kitabı vardı fakat bu kitabı da tanışmak için aldım yazar ile... sanırım yanlış bir seçim oldu... Ki yazarın bu kitap ölmeden önce yazdığı ve hayatında ki gerçeklere dayanan bir kitapmış.
Bir kadının genç bir öğretmene aşkı ve çocukları ile yaşadığı diyaloglar anlatılıyor... bakış açısı, ölüm vurgusu çok iyi ama konu işleyişi zor ilerliyor....
![]() |
| aldanan kadın |
![]() |
| mother's day |
![]() |
| cumhuriyet çocuğu |
Nihal Yeğinobalı CUmhuriyet Çocuğu tek kelime ile enfes bir kitaptı. Özellikle bir döneme tanıklık etmek ve onu okuyucu sıkmadan anlatmak kolay değil. Ki yazarımızın kalemi de çok kuvvetli.
Bu kitabı ikinci el olarak tamamen arka kapak yazısına bakarak almıştım. Meğersem diğer kitapları da çok iyiymiş. Hatta dilimize Genç Kızlar olarak yabancı isimle basılmış kitabından sahibiymiş.
O dönemde kitabını kendi ismi ile bastıramadığı için rumuz kullanmış ve kitap yıllarca best seller olarak anılmakta...
Yeni yazıda görüşmek üzere :))











