Macar Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macar Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.11.17

İza'nın Şarkısı - Magda Szoba




Kasım ayı kitabımız İza'nın Şarkısı - Magda Szoba idi.
Daha önce Kapı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Özellikle kurgu ve olayların içeriği, aktarımı etkilemişti.

Bu kitapta baştan söyleyeyim ağlayabilirsiniz.
Zaten içim doluydu... birde anne kız, baba kız, aile yaşantısı, yaşlılık ile ilgili olunca kitap okurken çok çok çok ağladım....

Lütfen bu kitabı OKUYUN ve OKUTUNUZ efenim kategorisinde bir kitap.
Bakmayın siz benim ağladığıma...
Yazarın yazım kalitesini tartışmaya bile değmez...
Özellikle Macar Edebiyatını sevdiren kadın Magda S.

Ben en çok İza'ya kızandım, anneye kızanlar çoğunlukluktaydı.
Konusuna gelince;

İza iyilik yapmayı seven, hayatını zorluklarla geçiren ama birbirine bağlı bir anne babaya sahiptir. Tek eskik anne babada şefkat yoktur. Çevrelerine çok ilgili, şefkat gösteren anne baba kızlarından bunu esirgemişlerdir.
İza ise ayakları üstünde durmasını bilen, küçüklüğünden beri ne istediğini bilen hatta ailesi ile ilgili kararları veren, o ne derse ailesi sorgulamadan uyan bir karakterdir.
Gerçekten de okuduğunuz da hayran kalırsınız bu karaktere... ama İza'da görmediği şefkati gösteremediğinden, kuralları olan, düzenli yaşayan, çok çalışkan bir bireydir.

Ve birgün babası vefat edince annesi için en doğru karar olan " evi kapatıp, annesini yanına almak" olur.

Elbet okurken o kadar çok şeyi sizde sorgularken buluyorsunuz ki kendinizde.
Hangisi doğru, acaba yaşlandığı için anneniz adına aldığınız karar mı? evi kapatmak mı? yoksa annenize sormak mı?

Tabiki kitapta ki en kritik bilgileri, detayları burda yazmayacağım, çünkü okumayanınız varsa okusun diye. :)

İç dünyamıza dair fazlaca sorgularken buldum kendimi... bazen yapmıyor muyuz bizde? çocuğumuz, anne babamız yerine kararlar vermiyor muyuz? hangisi doğru?!

Oysaki iletişim aramızda ki en büyük bağ... bazen hiç kurulamayabiliyor, sadece sevgi yetmiyor ilişkilerde...
Susmak, karşımda ki anlasın demek yetmiyor....
...................................
..................................................

İşte böyle bu güzel, tadı damağımız da kalan kitabı okuyup konuştuk...
Gelsin sıradakiler.


10.11.15

Kapı Magda Szabo ve biten kitaplar...

Neyse ki gecikmeli olarak saatlerimizi geri alabildik. Sosyal medya da epey bi "saat kaç?"  geyiği döndü durdu. 😁
E tabi en çok da şu akıllı telefonların otomatik olarak kendini ayarlaması işleri,  düzenimizi bozdu. Duvarda ki saate bakınca başka telefona bakınca başka bir saat görünce olmuyor kardeeeşşşimm.... 
Bunların dışında bizde vaziyet aynı blog.  Kızımla hergün yeni güne yeniliklerle yeni davranış yada sözcüklerle başlamak hem keyifli, hem biraz da yorucu.... 

Bunun dışında pek yaptığım bişey yok. Geceden kafamda planlar  kuruyorum,  program yapmalar.....  Sonrası mı evde rutin hallere devam....  Bazen diyorum ki zaman hızla ilerlese kızım biraz daha büyüse..... Sonra böyle düşündüğüm  için üzülüyorum içim cız ediyor..... Çünkü öyle iyi huylu kızımıza var ki.....  Ona haksızlık  ediyormuşum gibime geliyor.... 

Rutin ev işleri sonrası ama bide Umay uyuduğu zaman Kapı Magda Szabo kitabını okudum ve bitirdim.
 Ve yazarın anlatım dilini, bakış açıını ve kurgusunu sevdim. Diğer kitapları da alınacak diye aklıma notumu da düştüm. Konu olarak her ne kadar sıradan, basit gibi gözüksede sanki olaylar yanı başınızda, sizin mahalleniz de geçiyor gibi hissediyorsunuz. Seviyorum böyle kitapları. Özellikle Hizmetçi ve evin hanımının diyologları, bakış açıları ve analizleri çok iyiydi. Okurken cümleleri, yorumları sizde düşünüyorsunuz onlar hakkında...







Bitirdiğim bir diğer kitapta İtalyan Edebiyatına ait, yazarı Italo Calvino'nun Sandık Görevlisinin En Uzun Günü kitabıydı....
Sanırım yazarın yanlış kitabı ile başladım. Çünkü bu kitap nasıl desem sarmadı. Tamam siyaseti pek sevmem ve ilgilenmem ama içinde ki anlatım dili sıkıcı geldi biraz bana. Yazara haksızlık etmemek adına başka bir kitabını daha almaya karar verdim.


Aslında bu yazı size geçtiğimiz hafta yazıldı ama ancak bugün yayınlama fırsatı bulabiliyorum. İdre edin artık beni ve bölük bölük yazılarımı.
En kısa zamanda kafamdakileri daha iyi yazıya dökmeyi düşünüyorum...

Şimdilik bana müsade....

İyi geceler blog....