Joyce'un Kızı'ndan sonra elimde olan yine James Joyce ait "SÜRGÜNLER" kitabını okudum.
Yazarın ilk ve tek tiyatro oyunu kitabı. Hatta bu kitabını, Ulyess yazarken, ara kitap olarak yazmış. Bu kitapla iyice anladım ki; Joyce kelimeleri ve kelimelerle oyunu seviyor. En büyük yetenekkerinden biride bu.
Bu oyun eserinde konu; bor süre kendini sürgüne gönderen yazarımız tekrar memleketi Dublin'e döner. Evli ve bir çocuğu vardır.
Yalnız aile ilişkileri biraz çarpıktır. Toplumsal ahlakı, kişisel ahlakı sorguladığı analizler vardır kitapta. Ve hem karısının hem kendisinin aşığı vardır. Karı koca haberdardır bunlardan. Sonrası rahatsızlanmalari başlar bu durumdan.....
Kitabın arka kapağında bu eserin aynı zamanda otobiyografik özelliği de yapmaktadır... Özellikle Dublin'den gitmesi, bu yöreyi ara ara eleştirmesi sanırım.....
Birde iki sene önce "Dublinler" kitabını okumuştum ama fark ettim ki sadece okumuşum. Şimdi ki aklımla daha bir farklı gözle okuyorum Joyce'u.... Sonrasında da "Ulyess" var
Bu kitabını okumayı çoooook istiyorum. Hatta yazarın Türkçe'ye çevrilmiş tüm eserlerini okumak istiyorum.
📍📍📍
Sonrasında kitaplığımda olan ama zorlandığım için bıraktığım, Dante'ye ait olan "YENİ HAYAT" kitabını okudum.
Kısacık anlatı kitabı Yeni Hayat. Lirik şiir tadında, aşkına dair anlatı. Ön sözü epey uzun. Hatta iyi ki öyle, yoksa kitap havada kalırdı...
Kitap başlangıcında şöyle diyor;
Dante, büyük yapıtı “İlahi Komedya”yı hazırlayan kitabı “Yeni Hayat”ı 1292’de yazmaya başlamıştı. Beatrice ile tutkulu serüveninin izlerini taşıyan kitap, yazılış özellikleri nedeniyle modernlere de öncülük etmiş bir yapıya dayanır. İlk kez dilimize çevrilen “Yeni Hayat” klasik Avrupa edebiyatının temel metinleri arasında yer alıyor.
Ve ben Dante'nin tüm eserlerini okumak istiyorum.
Dante olsun, Joyce olsun, Yaşar Kemal olsun...bunlar başka gözle bakan beyinler...gerçekten de ön görüleri olduğuna inanıyorum....... Ve kıymetleri bilinmeli......
📍📍📍📍📍📍📍📍
Bu kitabı geçen seneden eklemiştim listeme... Sonra pdf olarak karşıma çıkınca okuyayım dedim.
Yüreğe dokunan bir hikayesi vardı.
10 yaşında ki Momo'nun ağzından anlatılıyor hikaye....
Hayat kadınlarının işlerine devam edebilmesi için, çocuklarını Fransa'nın arka sokaklarında emanet ettikleri evlere dair yaşananlar....o çocukların yaşam mücadelesi....
Okurken içim darlandı, hayat neden adil değilsin diye çokca kendime sordum ❓ ❓ ❓
Madam Rose ve Arap kökenli Momo arasında ki ilişkiyi, dostluğu ve çileyi...okumak acı versede...gerçekler bunlar......
Hatta yazar kendinden, olanlardan o akdar sıkılmışki başka bor isimle çıkartmış kitabını......


