Erendiz Atasü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erendiz Atasü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.12.16

Özlem, hayat derken.... Biten kitaplar... Yaşar Kemal Ve Erendiz Atasü'ye dair...

15 gün bugün annem... sesini duymayalı...
biraz daha güçlüyüm artık hemen gözyaşım akmıyor; daha doğrusu dışarı hemen akmıyor da içime akanları söylemiyorum bile...
Her gün bişey yaparken; annem olsa şöyle derdi, şöyle yapardı, şunu severdi...vs... bu söylemlerim uzun süre devam edecek sanıyorum...
Kendimi devamlı; " ölümlü dünya hepimiz ölücz, sabret Gülşah, zamanı gelince kavuşucaz" diye teselli ediyorum... işe yarıyor mu derseniz, çok kısa süreliğine evet... sonrası...
İnancımdan dolayı isyan etmiyorum ölüme... canımı acıtan o kadar ani ve beklemediğimiz zamanda oldu ki... galiba  öyle birşey zaten... biz hayatın akışına kapılmışken "pat" diye yüzümüze "ölüm gerçeği" vuruyor...
daha zamanı vardı diyorum kendime, daha erkendi... daha ... daha ...
sonra hastanedeyken devamlı öper, koklardım.. iyi ki diyoru iyi ki öpmüşüm....şimdi burnumda kokusu....

Artık daha  çok şükrediyorum... annemle büyüdük, evliliğimizi gördü, torunlarını gördü diyorum/z ailecek... 

Yaşam bir şekilde devam ediyor... İyi ki iyi ki Umay varmış diyorum. Elbet eşim, kardeşim ve Sevdoş'um da varlar birde babam... birbirimize her zaman olduğu gibi destek oluyoruz ama evlat başka birşeymiş....
Ailemin yanında içimden geldiği gibi davranabiliyorum.. Ama kızımın yanında ağlayamıyorum; çünkü hemen gelip gözyaşlarımı silip" anne ağlıyor musun? nolur ağlama" deyip kucağımdan inmiyor...
O zaman işte dedim ki kendime; Gülşah sen bir annesin ve evladın için sabredeceksin, dirayetli olacaksın... 
Onunlayken oynuyoruz, gülüyoruz, sokağa çıkmak istiyor çıkıyoruz....
Sonra diyorum ki, ne garip, her iki duyguyu da aynı anda yaşıyorum... hayat bu şekilde devam ediyormuş....

Son zamanlar da yine kitap okumaya başladım. Yavaş ilerliyor sayfalar ama okuyorum....bir nebze iyi geliyor okumak da... Hatta kitap seçerken hüzünlü kitapları seçiyorum, acımı yaşarken yardımcı oluyorlar desem.....yalnız değilim diyorum... hayat böyle birşeymiş işte diyorum....

Zaman benim için çok yavaş işliyor ama işliyor işte..........
Rabbim gerçektende sabrını da veriyormuş....

erendiz atasü
Yaşar Kemal



Hüzünlü bir kitap; bana da iyi geldi desem...
Erendiz Atasü'nun okuduğum 3.kitabı ve sırada diğerleri var...
Dün Ve Ferda  aslında bir dönem kitabı. Yazarın bu kitabında da eczacılıkla ilgili konuları okuyabilirsiniz... Ama en çok bir dönem ülkemizde yaşanan solcu düşünceyi savunan ve yaşayan kişilerin kaçışları, yaşadıkları ve ülkeye döndükten sonra ki tekrardan uyum sürecini; psikolojilerini güzel yazmış yazar..
Kişi analizleri ve yorumlarını biz okuyucuya aktarırken durup düşünüyorsunuz...
Özellikle Ferda'nın hayatını okurken, kızdığımda oldu, helal olsun yürekli dayanıklı kadınmış dediğim de oldu...
Kitap ve ayzar için şunu diyebilir ki; mutlak ama mutlaka bu yazarı okuyun.
Türkçe'yi kullanımı, cümleleri de fena iyi...

bir dğer kitap ise Yaşar Kemal/ Sevmek, Sevilmek, İyi Şeyler Üstüne...
Yazarın köşe yazılarından derlenmiş,daha çok 1960 ve sonrası yazıları...
okurken günümüzde de pek bir şey değişmemiş diyorsunuz.
Birde gerçekten de yazar boşuna Yaşar Kemal olmamış. Bir insan bu kadar mı memleket sevdalısı, bu kadar mı ülkesini ve insanlarını, köylülerinden tutunda yabancısına, şehirlisine kadra sever ve hak hukuk ister.....


15.3.16

Erendiz Atasü üzerine....

 Geçen yıl Üsküdar Sahaf Festivalinden almıştım "Dağın Öteki Yüzü/ Erendiz Atasü" kitabını. Tamamen tesadüf eseri, kitabın arka kapak yazısını okumuş ve almıştım. Oysa ki okuyana kadar hiç bir yerde kitabını görmemiştim. Çevremden de ismini diyen olmadı. Oysa ki nasıl müthiş bir yaşanmışlık, birikim ve anlatımla dolu bir kadınmış... Ödülü bolcana hak etmiş kitapları  (naçizane) bence....
Ailesi özellikle annesi Ulu Önder Atatürk ile tanışmış, konuşmuş bir kişiymiş. Aynı zamanda o zamanlar Atatürk'ün öncülüğü ile yurtdışında okumuş gençlerimizden biriymiş. Nasıl güzel ve önemli bir anı değil mi? Ne çok isterdim Atatürk ile tanışmayı yada uzaktan da olsa görmeyi...
Bu kitabı mutlaka ama mutlaka okuyun....
Kitabın başlangıcın da yazarımız sunuş bölümü hazırlamış ve orada bu kitabın nasıl ortaya çıktığının detayını anlatmış. Annesinin mektuplarından yola çıkarak, isimleri değiştirerek bir dönem kitabı yazmış.
Kitapta, üç kuşak kadının yaşamından kesitlerle Cumhuriyet Tarihi, çok farklı bir açıdan aktarılıyor. Kemalist ideolojiye ve Cumhuriyet ilkelerine son derece bağlı olan Erendiz Atasü, Cumhuriyet'in kurulması öncesi, dönemi ve sonrasını anlatırken bireylerin yaptıkları özverilerden, büyük bir aşkla Cumhuriyet’e sahip çıkılmaya çalışıldığından, her şeyin aslında vatan için olduğundan bahsederken konuyu hiç ucuzlatmıyor. Popüler kültüre alet etmediği gibi, vicdan muhasebesi yaparken de hiçbir şekilde duygu sömürüsüne yer bırakmıyor. Ortalıkta onlarcası çok satanlar listesinde yer alan benzer konulu kitaplarla hiç ilgisi olmayacak bir şekilde, incelikli ve sıra dışı bir gerçek/kurmaca roman olarak, geçen yüzyıla işaret ediyor. Nelere katlanıldığına ve elde nelerin kaldığına…
Kitaptan bir kaç alıntı ile bitireyim keza okuyacak olanlarınız olabilir...

Sıradan bir ailenin kızı olan annem gerçekten de 1936 yılında Dolmabahçe Sarayı’na çağrılmış, “Reis-i Cumhur’la uzunca bir süre görüşmüştür. Atatürk’ün Cihan siyaseti üzerine görüşlerini annem kendisi, Gazi’nin bizzat kullandığı – ve doğal ki, annemin unutamadığı- sözcüklerle, bana nakletmişti. Kitapta, Vicdan’ın Gazi ile ilgili izlenimi, annemin gerçeklikteki izlenimidir… Annem, kitapta anlatılan biçimde Gazi tarafından görevlendirilmiş, BBC’de “Türk İnkılâbı ve Kadın Hakları” konusunda bir konuşma yapmak üzere aynı yıl İngiltere’ye bir daha gitmiş ve bu konuşmayı gerçekleştirmiştir. (sy.6)

 Bu romanda beni büyüleyen ne var? Biliyor musun Raik, kitaptaki bütün şahsiyetlerin Virginia Woolf'un karakterinin farklı yönleri olduğu söylenir. Biz hepimiz aslında birden fazla kişiyiz Raik, biliyor musun? Sen ben hepimiz... Bende kaç Vicdan var ve sende kaç Raik... Sen bendeki Vicdan'ların kimisini dehşetle seviyorsun, ama bazısından pek de hoşlanmıyorsun belki de. Veya onların farkında değilsin. Şimdi, senin, sende bir tek ve mütecanis bir Raik'in mevcudiyetini ve bu adamın da bana sevdalı olduğunu şiddetle savunduğunu görür gibiyim. Ama ne malum?  (257).

Sonra sevgili Hayat İzlerim bloğunun yazarı Özlem'cim birkaç kitap yollamıştı bana veee ne göreyim içinden bir Erendiz Atasü kitabı daha çıkmaz mı?
Nasıl sevindim anlatamam. Çünkü şimdi ki hedefim yazarın diğer tüm kitaplarını okumak...
Bu kitap da bir dönem kitabı. Ve diğer kitapların da olduğu üzere kadınlar , kadın-erkek ilişkileri, sorular, ve farklı cümle kalıpları ile yazılmış bir roman.
İtiraf etmek gerekirse dili öyle çook sade değil. Yabancı kelime fazla kullanıyor diye düşünmeyin, tersine öz türkçe ile yazmış kitaplarını... Ama ağır ilerliyebiliyor....

Bu hafta bu iki kitabı bitirdim...
Sıra da Lale Ablanın vasıtası ile katılacağım kitap klubünün kitabı var. Kitap sayfa sayısı epey bir var, başlasam iyi olacak... Anca okur ve yorumlarım....


ERENDİZ ATASÜ

1947'de Ankara'da doğdu. 1968'de Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun oldu. Ayni fakültede uzun yıllar öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra 1997'de Farmakognozi profesörlüğünden emekliye ayrıldı.
Feminist bilinçle kaleme aldığı öyküleri 1981'den bu yana, Sanat Edebiyat'81, Düşün, Çağdaş Türk Dili, Varlık gibi dergilerde; edebiyat sorunları, kitaplar, kadın özgürlüğü, laik toplum ve Cumhuriyet devrimleri üzerine deneme, inceleme ve makaleleri Saçak, Çağdaş Türk Dili, Cumhuriyet Kitap, Varlık, Papirüs gibi dergilerde, Cumhuriyet, Aydınlık gibi gazetelerde yayımlanmaktadır.
Atasü'nün dört romanı, altı öykü ve dört deneme kitabı ve çeşitli ödülleri vardır. Kimi öyküleri başka dillere çevrilmiş, İngiltere, ABD, Fransa, Almanya ve Hollanda'da yayımlanan öykü antolojilerinde yer almıştır.
DAĞIN ÖTEKİ YÜZÜ adlı romanı İngilizceye çevrilmiş ve İngiltere'de yayımlanmıştır. LANETLİLER Almancaya, BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI Yunancaya çevrilip bu ülkelerde yayımlanmıştır.
Atasü'nün yapıtları içerdikleri kadınların öznel tarihi, Cumhuriyet devrimlerinin kadın bireyin gözüyle irdelenmesi, kadın erkek ilişkilerinin ve kadın cinselliğinin kadınlar tarafından kavramlaştırılması gibi izlekler ve sorunsallar açısından olduğu kadar, biçim özellikleri, dil ve imge örgüleri bakımından da çeşitli edebiyatçılar ve edebiyat bilimciler tarafından incelenmiştir.(*)

(*)http://www.erendizatasu.com

9.3.16

Julie&Julia Filmi, Erendiz Atasü ye dair....

 Dün gece Umay uyuyunca önce kitap okuyayım dedim, sonra film bakayım derken... Sinema kanallarını gezdim. Aaaa birde baktım ki Merly Streep'in filmi var. Hem yeni de başlamış... Kaçırmak olmazdı bu güzel filmi. Gece gece nasıl iyi geldi anlatamam.

Film Özeti

İki gerçek hikayeden yola çıkan film, farklı zaman dilimlerinde yaşayan ve kendi zaman dilimlerinde benzer mücadeler vermiş olan iki kadının hikayesini merkez alıyor. Zaman ve mekan olarak ayrı olsalarda hayatları iç içe geçen bu iki kadın, bizlere tutku ve cesaretle herşeyin başarılabileceğini gösteriyor. Başrollerinde sinemanın yaşayan efsanelerinden Meryl Streep ve başarılı oyuncu Amy Adams'ın yer aldığı filmde komedi, dram, romantizm gibi farklı türler bir arada kullanılmış...
Oyunculuğu harika bir kadın.... Bazı insanlar özeldir ya işte bu kadında o özel insanlardan. :)
Filmin konusuna gelince; diplomat bir eşin karısıdır Julia. Ve birçok uğraş denedikten sonra kendini Fransız Mutfğı yemeklerine adar ve eşinin de desteği ile kitap çıkartmaya karar verir.
Valla filmi izlediktan sonra içimde ki yemek yapma özellikle de değişik tarifler deneme aşkı ortaya çıktı. Ne kadar sürer bu aşk ve ben ne kadarını uygularım bilemiyorum blog. :)
Konuyu dağıtmayayım efem; Julie kızımız da blog yazarıdır. Ve kendisinden yıllar önce yazılmış bu kitpatan yola çıkarak her gün bir tarif dener. Ve birebir tutar tarifler. Zati başka bir alana kaymak ister blog yazarımız. Hergün denediği yemekleri ve yaşadıklarını da bloğunda anlatır.
Aslında blog yazmak ne kadar önemliymiş değil mi a dostlar? Gerçekten de hiç tanımadığınız birinin hayatına dokunabiliyorsunuz yada siz başka bir blogda kendinize dair birşeyler buluyorsunuz.

Veee sonunda kızımız da ünlü bir yazar olur. Veee film gerçek bir hayat hikayesinden, kitaptan uyarlamadır.
İzlemeyeniniz varsa izleyin, çok keyif alacaksınız...

Bizim kız olur kendileri tanıştırayım. :)) Bütün kış kafasına şapka, eline eldiven takmışlığımız yoktur Allah sizi inandırsın :))) ama nedense çocukların genelinde olan bir şey sanırım; evin içinde böyle dolaştı bugün ve parka giderken de böyle gidicekmiş hanfendü... tabi ki annesi galip geldi efendim :))))
Sabah erken başladık biz güne; saat 06:30 da "anne kalk" diyerek başladık güne. 11:00 de uyuyunca da bana balkonda kahve kitap keyfi yapmak düştü tabi.... deymeyin keyfime böyle anlarda....

 Uaynıp da yemeğini de yiyince doğru parka gittik ve akşam üzeri 16:00 ya kadar parktaydık. Uzun zamandır gidemiyorduk parka. İyi ki gitmişiz dedim çünkü yavrum bir eğlendi bir eğlendi. Neydi sloganımız; çocuklar mutlu biz mutlu.
Eve gelipte yemeğimizi yiyip ta, banyomuzu da yapınca hoppp saat 19:15 gibi uyudu bizim kız. Hala da uyuyor; bana yaradı bu uyku da. Hem diğer blogları okudum hem de şuan kendi bloğumu yazıyorum. Sonrasında da çook severek okuduğum kitabıma dönücem. :)
Üsküdar Sahaf Festivalinden ikinci el olarak tamamen tesadüf eseri olarak aldığım ama reklamının iyi yapılmadığına üzüldüğüm bir kitap okuduğum.
 Aslında bir dönem kitabı. Ki yazarımız bol ödüllü kitaplar yazmış. Bir kadın olarak çok gurur duyduğum yazarlardan oldu artık kendisi.
Kitabımın bitmesine az kaldı. Detayları paylaşıcam sizinle. Burda satır arasında kalsın istemiyorum çünkü...
Hatta şöyle bir şey de oldu. Özlem'cim kitap gönderdi bana ve onların arasında yine Erendiz Atasü'ye ait bir kitap da var. Nasıl mutlu oldum anlatamam.
Bu arada Özlem'im tekrar teşekkür ederim kitapların için. Öpüyorum kocaman, mucks. :)
Böyle işte blog... bu gece benim için uzun. Gece bir de Gündem Ötesi programı var severek, ilgiyle takip ettiğim. Onun öncesi gidip yoğurdu mayalayıp, kitabıma gömüleyim ben.
Haydin kalın sağlıcakla.....