Asla iki canlıyım diye herşeyi yemiyorum. En sevdiğim tatlıdan tiksindiğimden beri yiyemiyorum. Eksiklik mi aslında değil.
Bu arada kızımız olacakmış. Her annenin dediği gibi gerçekten de eli ayağı düzgün olsun, sağlıklı doğsunda kız olmuş erkek olmuş gerçektenden de fark etmez. En nihayetinde evlat bizim evladımız.
Ekim ayı soğuk bir giriş yaptı. Hop hemen ertelediğim yazlıkları kaldırıp kışlıkları çıkarttım.
Eee artık durumum iyiye gittiğinden kendimi mutfağa adıyorum. :)))))) Bugün eşcağzıma güzel güzel yemekler yaptım.
Aslında biraz da poğça yapmayı öğrenmek istiyorum. Bu konu da biraz eksiğim var. Eğer sizin yaptığınız ev yapımı poğça tarifiniz varsa ve benimle paylaşırsanız çoook memnun olurum.
Gonca'cığımın (bloğu bir tıkla burada)doğum günümde gönderdiği "Muska/ Sadık Yemni" kitabını bitirdim. Çok fazla betimleme yapmış ama anlatım dili sade ve akıcı. Severek okudum. Tekrar teşekkürler canım.
Filmlerden de "Bilinmeyen Kod" filmini izledim. Eski filmlerden. Kısa kısa kesişen hayatların birleştirilmesinden bahsediyor film. Fena değildi, yer yer sıkıldım.....
Veee sevdiğim yazarın kitaplarına başladım.
"Bir Türk Casusunun Mektupları/ Aytunç Altındal".
Katıldığı televizyon programlarını da pür dikkat izleyen ben kitaplarını da merak ile bir solukta okuyorum. Kendisi araştırmacı-yazar. Ve anladığım kadarı ile aile geçmişi de köklü çünkü bir çok bilgiye ulaşabiliyor. Ve verdiği bilgileri her okuyuşumda şaşkılınlığım artıyor. Seviyorsanız araştırma kitaplarını kesinlikle tavsiye ederim.
Bizde böyle işte. Haftayı bitirdik. :)


