Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.4.18

Mim'in konusu; seni sen yapan sevdiğin şeyler!

Taaa geçtiğimiz haftalardan birinde Sevgili Şebnem beni de eklediği bir Mim'i cevaplamıştı.
Benim de ne zamandır ha şimdi yazayım ha sonra derken bugüne kadar kaldı....
Mim'in konusu; seni sen yapan sevdiğin şeyler!

Düşünüyorum da o kadar çok var ki... Çünkü hayattan keyif almayı kendime düstur edinmiş biriyimdir.
Hayat kısa kuşlar uçuyor demiş şair...🐤


🍭 Kesinlikle gülümsemeyi çoook seviyorum ve tebessüm etmenin karşındakine de iyi geldiğine inanıyorum.
🍭Kitaplarıma bakmayı, dokunmayı ve okumayı çok ama çok seviyorum. Ailemden sonra vazgeçmeyeceğim tek şey diyebilirim.
🍭Geyik muhabbeti yapmamayı seviyorum.
🍭Salyangozları çok seviyorum.🐌🐌🐌
🍭Yemek yemeği hele de yavaş ve keyifle yemeği seviyorum. Acele yemeği sevmiyorum. Hele makarnanın her çeşidini severim. :) hımmmmm
🍭Keyfime düşkün olmamı seviyorum.
🍭Türk kahvesi/Filtre kahveyi seviyorum.
🍭Balkon keyfini seviyorum.
🍭Günlük tutmayı seviyorum.
🍭 Kızımın kokusunu seviyorum.
🍭Blog yazmayı ve okumayı seviyorum.
🍭 Özellikle müze ve sergi gezmeye bayılıyorum. Ayrı bir keyif benim için.
🍭 Yalnızlığı ve sessizliği seviyorum. Elbet devamlı değil ama ara ara kendime "es" vermeyi ve "kendimle baş başa kalmayı" seviyorum. Ruhuma çok iyi geliyor.
🍭Yazın deniz kenarında "malak" gibi yatmayı ve güneşlenmeyi seviyorum.🌞
🍭🎧 Müzik dinlemeyi çoook seviyorum. Tv izlemekten hoşlanmıyorum. Zaman kaybı geliyor bana.
🍭 Film izlemeyi, sinemaya ve tiyatroya gitmeyi seviyorum.
🍭Eşimle, ailemle her anımı seviyorum...💖
🍭Sabahları pencereyi açtığım da duyduğum kuş cıvıltılarını seviyorum.
🍭 Bazen aheste aheste hareket etmeyi de seviyorum. Acele işleri sevmiyorum yahu...( istisnalar hariç tabi)
🍭Sohbet etmeyi seviyorum.
🍭 Uzun yürüyüşleri seviyorum.
🍭İşi yokuşa sürmeme huyumu ve bir şey olmuyorsa vazgeçme huyu seviyorum. hatta olmayan bir şey için günlerce üzülmemeyi seviyorum.
🍭Yemyeşil bir park ta çimler üzerinde oturmayı seviyorum.
🍭 Denizin, hele hele gece sahile vuran dalganın sesini seviyorum.
🍭Yağmurun sesini ve sonrası toprak kokusunu seviyorum.

Aslında bu liste o kadar uzar ki bende... İşin özü yazarken bir kez daha anladım ki ben hayata bardağın dolu tarafından bakan biriyim.
Kimine göre polyanna kimine göre realist biriyim.
Önemlisi bana göre ben; gerçeği olduğu gibi kabul eden ve uzatmayan biriyim. :)

Bu Mim'i okuyan ve yapmak isteyen herkese gelsin.


22.12.17

Seni Tanıyabilir Miyim Mim'i?

Handan Ablanın dün ki blog  ( linke tıklayınız ) yazısı "Mim Cevaplama" idi.
Bende uzun zamandır mim yapmıyordum, bahanem olsun yapayım dedim.

1-Kaç yaşındasın, mesleğin nedir?
37 Yaşındayım. Halkla İlişkiler mezunuyum.
Uzun zaman önce çalışmayı bıraktım ve  genel bir deyimle ev hanımıyım :)

2-Nerede yaşıyorsun, en sevdiğin yerin fotoğrafını paylaşır mısın?
Kadıköy'de oturuyoruz. 
 Bu fotoğraf Eylül ayıydı sanırım Uçurtma Festivali vardı Moda Sahil'de. Her ne kadar ertelenmiş ve haber verilmemiş olsa da bizde günü kendimiz sahilde, sıcacık bir hava da değerlendirmiş olduk. Kadıköy'ü genel olarak çok seviyorum.

3-Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?

Kişilik olarak mutlu biriyimdir zati. O yüzden sebepler aramam. Bir kuş sesi, o an dışarıdan gelen bir kahkaha, güne uyanmış olmak vs.. bunlar beni mutlu eden şeyler. Gün için de en büyük keyfim Türk Kahvesi ve filtre kahve içmektir. Hiç içmediysem geve muhakkak bir Türk Kahvesi içerim uyku öncesi. Öyle uykumu da kaçırmaz. :)



4-En sevdiğin meşguliyetin/hobin nedir?
 Evdeysem kitap okumak müzik eşliğin de,  onun dışında pek öyle hobisi olan biri değilimidir.

5-Evinin en sevdiğin köşesinin bir fotoğrafını paylaşabilir misin?

Özellikle gündüzleri müziği açıp, perdeleri aralayıp, aradan gözüken ağaç dallarına bakmayı ve kitabımı bu köşede okumayı çoook seviyorum. Elbet bu köşe için planlarım daha bitmedi. Nede olsa Virgina Woolf ablamız ne demişti; her kadının kendine ait bir odası olmalı.. :)

6-En sevdiğin kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın?

 Çok var sevdiğim kitap şimdi hangisinden paylaşsam acep... Sevdiğim ve ara ara açıp okuduğum, düşündüğüm kendime uyguladığım kitaplardan yalnız biri olan "Işığın Savaşçısının El Kitabı" ndan rastgele bir sayfa açıp paylaşacağım...
" her zaman, tam olarak yolunda gitmeyen bir şey çıkar. Savaşçı da zamanın durduğu anlardan yararlanıp kendini daha iyi anlar. Savaşçı, mücadelesi sırasında ara sıra mola vereceğini bilir.".......
 


7-Şahit olduğun bir mucize var mı?

Bir bebeğin büyüme aşaması en büyük şahit olduğum mucize bana göre. Küçücük bir beden nasıl da günden güne gözünüzün önünde büyüyor değil mi?

8-En çok görmek istediğin ülke hangisidir?

Uzak Doğu ülkeleri olurdu sanırım. Bir de Özlem sayesinde Paris :) Sevgili Macera Kitabım Bloğu Özlem öyle güzel anlatıyor ki Paris'i hiç aklımda bile yoken görme isteği başladı bende.

 
9-Sana göre en büyük başarın nedir?

Her koşulda keyifli biri olmam. Bir de gülmeyi sevmem. Öyle büyük başarılar falan yokmuş hayatta bunu öğrendim.  Ki bunu öğrenmek, kabullenmek ve yola devam etmek de bir başarı aslında yahu. :))))

Kim cevaplamak isterse ona gelsin bu Mim.... :) 

Not: Bu Mim'i 3 gün önce yazdım ama nezle olup yatınca anca bugün düzenleyip gönderebiliyorum.
İyi hafta sonu olsun şimdiden.
  

5.2.17

Son Sorular, Fütursuz Doğaçlama Oyunu..


 Taa geçtiğimiz aydan planını yaptık, ayarladık dünü... Daha doğrusu Sevdam organize etti bize de gidip izlemesi kaldı Fütursuz Doğaçlama Oyununu...

Kadıköy Hangart Cafe'de sahne alıyorlar. Hangart Atölye & CAfe olan bir yer. Ufak ama o kadar samimi ki. Özellikle cafe  içi düzenleme çok güzeldi. Hatta orada bir çok etkinlik oluyormuş.

Bizim gittiğimiz oyunda doğaçlama. Öncelikle selamlama ile başlayıp, moderatör eşliğinde sohbet, anı, hikaye eşliğinde doğaçlama ile gösteri yapıyorlar. Oyuncu arkadaşlar da çok şeker.
Biz bayağı bir güldük dün gece.. O kadar ihtiyacım varmış ki...
Eğer böyle etkinlikleri seviyorsanız bi gidin izleyin derim.
hangart cafe

moderatör kızımız :)
 Bizlere soruyorlar; var mı ilginç bir anınız?  Sonrası anlatılan hikayeden yola çıkıp sahneye, oyuna döküyorlar konuyu...

Sonrası kızlarla Leman Kültür Cafe'ye gidip biraz sohbet biraz keyif derken geceyi tamamladık.
Çocukları soracak olursanız; onlarda babalarıyla takıldı. :)
Umay ve Toprak Cem'e beyim baktı.  Ara da böyle şeyler  çok iyi geliyor...
























Son sorulara da cevap verdim aşağıda. Biraz geç kaldım ama malum 15 tatil olunca bir yoğunluk oluyor bizde.. Biraz kendimiz salıyoruz, geziyoruz veya misafir ağırlıyoruz...
Artık idare edin beni :))))


15- On beş yaşında ki birine vereceğin nasihat ne olurdu?

Çok fazla nasihat vermeyi sevmem. Hele ki çocuklara artık hiç sevmiyorum. Onların gözünden bakınca biz büyüklerin nasihatları çok itici oluyormuş onu fark ettim...
Davranışlarımızın daha etkili olduğunu fark ettim. :)
Ama madem soru bu şunu derdim;
İçindeki çocuk ne diyorsa öyle davran... Nasıl olsa büyüyeceksin erkenden büyüme...


16- Kağıda bir şey çiz ve bize göster.
Valla oldum olası reism çizemem. Okul zamanı Can'ım annem çizerdi bütün resim ödevlerimi. Ve hep önümde boş bir kağıt varsa çizdiğim şey çiçek resmi olur. :)



17- 2017'de olmasını çok istediğin bir şey.

Dünya için huzur..... Onun dışında sağlık. Yaşadığım onca şeyden sonra ama en çok canımı kaybettikten sonra... anladım ki fazlasına gerek yok bu Dünya'da....

30.1.17

Çellinc 14...







14-Keşke arkadaşım olsa dediğin ünlü kim?



Ay bilemedim. Bir kaç tane var....
Düşündüğüm de yazarlardan İclal Aydın sanırım. Bir dönem resmen hayranıydım. Sonra çokca yazısını ve kendisini tv de görünce ara verdim. Ama hala bende ki yerini koruyor. Duruşu, tavırları, kibarlığı ve hayata bakış açısı olarak kendime çok yakın görüyorum sanırım o yüzden arkadaşım olsun isterdim. :)

29.1.17

Çellinc..cevaplama. :)


10 yıl sonra nerede, nasıl yaşamak istiyorsun?



Hedeflerimiz arasında 10 yıl beklemek yok. :)
Yaşamak istediğim/iz yer Köyceğiz.... Gördüğüm andan itibaren; işte burası benim yaşamk istediğim yer dedim. Göl kenarı olması, tarihi dokusu, manzarası, insanları, yaşam kalitesi ile hayalim orda olmak.
Bide küçük bir sahaf açarsam oh deymeyin keyfime....

Artık İstanbul'a bende turist gibi gelip gezmek istiyorum... 
Hayaller büyük bakalım zaman ne gösterecek. :))

İyi geceler herkese, iyi pazarlar.

25.1.17

Çoklu Çellinc Cevapları... Akasya Avm'de Sohbet Günleri

Valla çellinc de kaytarmadım..  :)))

Malum 15 tatil geldi bizim eve de.... biraz kendimi blog konusunda salmış olabilirim ama kendim yazamasamda sizi okuyorum....
Biz bu aralar sokaklardayız.... 
eee gündüz sokak da yada evde film izleyince yada kızla oyun oynayınca bana geceler kalıyor....
Gece gece de bazen canım yazmak istiyor bazen de üşeniyorum ...o yüzden okuyup geçiyorum bazı geceler.

 Şimdi de size bu yazıyı gecenin bir vakti yazıyorum... okuyun hemi :))) 

7-Bir Hayvan Olsaydın Hangi Hayvan Olurdun? 

Kesin Aslan olurdum... :))
Neden diye soracak olursanız da vallahi bilmiyorum. Oldum olası çooooook seviyorum Aslanları.. Hele o heybetleri..
Bide bana nedense hep asil gelmiştir Aslanlar.
Oysa k en sevdiğim hayvan Salyangozdur.
Tek kelime ile hayranım ve bayılıyorum bu sürüngene. :))

Ama Aslanın yeri ayrı işte....



8-Bİr Dahaki Hayatında Kim Olmak İsterdin?

En sevdiğim ve hayran olduğum, kendimle özdeşleştirdiğim kadın olan Frida Kahlo olurdum.

9-Göç ETmek Zorunda Kalsan Yaşamak İçin Seçeceğin Ülke?

Zor bir soru benim için. Ki hiç yurtdışına çıkmadığımdan öyle ülkeler hakkında da fazla bilgim yok. O yüzden ben sevdiğim memleketimde kalatım. :)

10-Asla Unutmak İstemediğin Anın?

Annemle olan anılarımın hiçbirini ama hiçbirini unutmak istemiyorum. O yüzden devamlı kulaklarımda sesi, bynimde hatıralarım var................
.....


Yarında yine sokaklardayız....

Öğleden sonra Akasya Avm'de olacağım. Yakınlar da olursanız sizde gelin. :)
İyi geceler. 

Dr.Özgür Bolat / Akasya Sohbetleri’nde “Ebeveynliğin Psikolojisi: Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?” konusunda konuşacak.







22.1.17

Çellinc 6 ...

Geldik 6.soruya: Hatırladığınız en eski anınız?

Hafızam iyidir her ne kadar isim unutsamda yaşadığımı, gördüğümü unutmam. Kolay soru geldi yine. Ama mesele onca anıdan birini seçmek de :)))

En sevdiğim anılarımdan birin anlatayım...
Kardeşimle aramızda 5 yaş var ve annemin hamileliğini, kardeşimin eve getirilişi, bana anlatılışı hala aklımdadır. :)

Şİmcik annem doğuma gidecek, babam aldı beni karşısına "kızım biz hastaneye kardeşini almaya gidiyoruz sende ananenlerde kalacaksın tamam mı?" dedi... tabi bende çocuğum ne diycem "tamam" dedim. :)

Sonra hatırladığım salona girdiğim ve sobanın yanıda beşik ve içinde bebek var....
Demek ki beni ertesi gün falan getirdiler eve..... burası muamma.
Daha eski fotoğraf bulamadım kız uyurken bunu ekleyeyim dedim. :)


Ben kardeşime bakarken, hop yastığın altından çikolatayı çıkatıp "aa bak kardeşin gelirken hastaneden sana ne getirmiş" deyip çikolatayı bana verdiler....
Eee o günden sonra herşey değişti... :))))

Çok şükür o zamanlar da kıskanç değilmişim hala da kıskanç biri değilimdir.
Kardeşimi çok sevmiş, benimsemişim. Anneme çok yardımcı oluyormuşum.
Hatta bir gece ( anı anıyı doğurdu kısmına geçiyoruz idare edin) uykumdan uyanmışım; annem de babama "dur bakalım napacak" demiş. Başlamışlar beni izlemeye...

Ben uyku halinde gidip kardeşimin çamaşır sepetini almışım, dökmüş yeniden katlayıp kaldırmışım. Tabi annemlerin hem hoşuna gitmiş gülmüşler, hemde ara ara anlatılan bir hikayeye dönüştü aramızda.

O zamandan belliymiş ne kadar kardeş delisi olduğum... :) Hala da ayrı bir düşkünümdür kendisine....

21.1.17

Çellinc 5...

İyi mi oldu ne bu çellinc, hergün yazıyor oldum bloğa. :))

Efenim beklediğimiz 15 tatil geldi çattı... Çocuğu okula giden anneler için biraz zor olabiliyormuş bu tatil, bende haberlerin yalancısıyım... Tabi bizim evde henüz okul zamanları başlamadığından keyifli oluyor bu tatiller.
BAkalım Umay Hanım bir başlasın okula.... dediğinizi duyar gibiyim. :))))

Geldik   5.soruya:  Her zaman ve bazen özlediğin şey...

Bazen sessizliği ve rahat takılmayı özlüyorum. Sanırım bunda 3 yıldır çocuklu bir evimizin olması...Asla şikayetçi değilim bundan ama işte bazen özlüyorum o "ha deyince çıkmayı, yemek yapmamayı, sadece tek takılmayı".... anneler beni anladınız siz. :)
sonra bir gülüş, bir anncim deyiş bu özlemleri siliyor... sonra yine başlıyor aralarda özlemler... sonra yine siliniyor...
Bu aralar hayat böyle sürüp gidiyor...... Birde annemin telefon açıp "napıyın kız" deyişi.. kulaklarımdan hiç gitmiyor. Her sabah çınlıyor ve içimden cevap veriyorum anneme...



Her zaman özlediğim şey; öncelikle bu soruda neden çok düşündüm anlamadım.... sanırım hayatı, anı yaşamayı sevdiğimden öyle çoook özlediğim birşey aklıma gelmedi...

Bu aralar özlemini çok çekdiğim bir şey varsa oda ufak bir kasaba da yaşamak isteğim... çok özlem duyuyorum ve isteğim...

İŞte böyle...

Şimdi bana müsaade. Bizi kahvaltıya bekleyen bir can parem var...
Bugün günlerden Toprak Cem ve Sevdoş. :)

Bekleyin bizi geliyoruz Sevdoş. :)

İyi haftasonları...

20.1.17

Halil Cibran Ermiş, Ermişin Bahçesi, Orhan Veli kitabı ve Çellinc 4..

 Bu aralar ince kitaplar okuyorum... O yüzden de Ocak Ayına hızlı bir giriş oldu. İnce ruha iyi gelen kitaplar tercihim oluyor.... sanki bu tarz okuyunca acıma, içimin kederine "merhem" oluyorlar bir nebze....

Aslında yazımı daha erken yazacaktım. Hazır kız gündüz uyumamış, akşam da erken yatar diye düşündüm. Ki öyle de oldu. 9'da uyudu. Oh bende bir tebessüm anlatamam. Bu aralar gündüzleri öğleden sonra akşama doğru uyuduğu ve öğlen uykusu da 3-4 saat olduğundan geceleri geç yatıyor... Tabi bende gece belirli bir saatten sonra pert oluyorum...

Bugün de erken yatınca, yarım kalan kitabımı bitirdim. Ardından hemen ütüleri yapayım dedim. Tam bitirmek üzereyken "anam bizim kız uyandı"....

Neyse Allah'tan uyku hali devam ediyordu da koltuğa uzandı. Tabi bir iki saat sonrası uyudu....
Eee derken beyimle sohbet ettik, sonrası bende anca blog yazıyorum. Gece kahve içince uykuda geç geliyor tabi.
Yazımı yazdıktan sonra biraz da kitap okur uyurum artık... Sabah ola hayr'ola...

2009 yılıydı sanıyorum, başka bir çeviriden okumutum Halil Cibran/ ERmiş kitabını.
Kötü bir çeviriydi ama içerik iyi olunca okutuyor.
Bu sefer de almak istediğim yayınevinden aldım; İş Kültür Yayınları bu konuda çok iyi. Devamı olan Ermişin Bahçesi'ni de aldım.
Bir solukta okunan kitaplar. Elbet etkisi uzun süren kitaplardan. Gece otururken okudum ikisini de... Sonrası bol bol düşündüm, ruhuma yükleme yaptım.
halil cibran ermiş
Baş ucu kitaplardan biri bence Ermiş. 



 Bir diğer kitabım da Orhan Veli / Yalnız Seni Arıyorum Nahit Hanım'a Mektuplar 
Orhan Veli, büyük şair, yazar.... Sevdiği kadına yazdığı mektupları okurken bir garip oldum... sonuçta çok çok özel şeydir mektur. Ama ünlü ve değerli biri yazınca okumak daha bir kıymetli oluyor... Garip bir ironi yaşadım... sonuçta alıp okudum ama napayım. :))

Nahit Hanım zamanın kültürlü, entelektüel ve bilgi kadınlarımızdan. Ve ir çok tanıdığı da var. Orhan Veli ile aşk yaşıyorlar. Tabi kitapta Nahit Hanım'a ait hiç mektup yok. Hepsi Orhan Veli'nin yazdığı, cevapladığı mektuplar. Cevaplarından az çok sevdiğinin ne yazdığını tahmin ediyorsunuz.

Okurken yer yer üzüldüm de. Amma yokluk çekmiş şairimiz... Üzerinde paltosu, ayağında ayakkabısı yok ve para olmadığından, bunları alamadığından Ankara'ya sevdiğinin yanına gidememektedir...
orhan veli yalnız seni arıyorum
Bir çırpıda okuduğunuz kitaplardan.... Aşk nelere kadirmiş dedim okurken....


Şİmdi gelelim Çellinc sorusuna : Etrafındakiler hangi sorunun çözümü için sana gelirler?


Vallahi de her sorun için gelirler. İyi bir dinleyici ve doğru bir yorumcu olduğumu düşünüyorum.
O yüzden genelde onları motivasyon etmem içinde gelir arkadaşlarım, dostlarım.

Bu saatte cevap bu kadar oluyor. İdare edin artık beni.

İyi geceler blog.





19.1.17

Çellinc 2-3 soruların cevabı....

Eevet geldik ikinci ve üçüncü sorunun cevabına.
Aslında 2.soruyu gün içinde yazmayı planlıyordum ama olmadı... Umay'ın geç uyuması sonrası benim işlerimin olması derken geceyi buldu yazmak. Hadi yazmışken ikisini birden cevaplayayım dimi ama?

2-Kalbini Kazanmanın 5 Yolu...   

            Aslında zor değildir bana ulaşmak..
Eğer saygıyla davranırsanız bide sevgiyle tabi :) , sonrasında ufacık bir düşünceli söz bile fetheder gönlümü...
Sonrasında " bunu görünce aklıma sen geldin, sana aldım" demek de çok hoşuma gider, düşünüldüğümü bilmek... 

.... Hani hep denir ama gerçekten de "yalan"dan nefret ediyorum ve nedense çaktığım an, ki çoğunluk gibi çabuk da çakarım her ne kadar bazen belli etmesem de ..soğurum..hareketlerim değişir....
O yüzden hayat felsefelerimden biridir; açıklama yapmak, anlatmak zorunda değilsinidir. Ama yalan da söyleme o anki durum için. Sessiz kal, bir şey de ama yalan deme....... 

.............. Hoşgörülü ve affedici yönüm ağır basar o yüzden bir özür de fetheder kalbimi....

 Anlayacağınız kolaydır kalbimi kazanmak.. :))

3-Hayatın Bir Kitap/ Film olsa adı ve türü ne olurdu? 


Roman olurdu türü.... şöyle hayata dair, pozitif yaşamı anlatan, içinde bolcana motivasyona yönelik anlatılanlar olan bir kitap olurdu.
Şimdi düşündüm de romandan çok anlatı kitabı olurmuş....

Gece gece aklıma fazlası gelmiyor.. gündüz gözüule düşüneyim bir. :)

Sıra sizde....
İyi geceler blog.

17.1.17

Yeni bir Çelinc-Mim :)

Çok sevgili Nurşen Ablanın bloğunu ( Leylak Dalı)  okuyordum ve yeni bir etkinlik başlamış. 17 soruluk bir "çelinc"...
Başlatan blog da SonicHanım (burdan tıktık) .
Ayrıca bloğuna da bir göz atın derim yazıları keyifli ve güncel. :)

Uzun zamandır Mim cevaplamıyordum, belki biraz hareket olur bloglarda. Bu yazımı okuyan ve yazmak isteyenleriniz yapabilir.

Hadi bakalım ilk soru ile başlayalım bugünün yazısına....

1- Pozitif biriyimdir. Birde uzun cümleler kuruyorum. Aslında bu huyumu biraz bırakmak istiyorum. Bazen kısa bir yanıta bile uzun cümlelerle cevap veriyorum. :) ( huy işte napıcan)

2- Güçlü bir kişiliğim vardır, hemen olaylardan yıkılmam, soğuk kanlıyımdır. Daha çok mantığım ile hareket etmeyi severim. Arada duygusal davransam da önceliğim mantığım.

3- En büyük tutkum kitaplar ve doğa....Kitapsız bir hayat düşünemiyorum... O yüzden küçük çanta kullanamayanlardanım. Muhakkak kitabım, not defterim yanımda olacak.

4- Tam bir sohbet severim. :) şöyle keyifle sohbet ederken bide kahve varsa eşlikçimiz oh miss..

5- Kahve tutkunuyum. :)))

Aslında zor iş kendimizi anlatmak. İlk aklıma gelenler bunlar. Ki yazarken "oooo " bir sürü şey daha aklıma geldi ama ... bakın gördünüz mü; yine ben uzun cümlelere geçtim :)))

Hadi bakalım sıra sizde...

9.3.16

Mim Cevaplama :)

Selam, Sevdoş ki bloğunu takip etmeyeniniz varsa linki için burdan bir tıktık http://sevdatoptas.blogspot.com.tr/
 Mim soruları hazırlamış ve beni de Mim'lemiş. Ee cevaplamamak olmaz.... :)
 
 
1. En son okuyup etkilendiğiniz kitap
Bir Şehri Yok Etmek/ Emine Uşaklıgil.
Aslında romanlardan da var ama bu kitap ve bakış açısı, belgelerle yorumları beni çok etkiledi. Yaşadığımız şehri nasıl tek tek cadde, sokak, mahalle olarak yok ettiğimiz anlatan  harika bir inceleme kitabı...
 
2. En son izleyip keyif aldiginiz film
Dün gece izlediğim ve çoook sevdiğim bir film oldu; julia and julie filmi. :)
 
3. En sevdiginiz blog
 Çok var hangisini yazsam ki... En iyisi takip ettiklerimden anlarsınız ;)
 
4. Yapmaktan nefret ettiginiz ilk sey
Toz almak.....
 
5. "Keske" dediginiz bir an
 Bu tarz duygularımı yazmaktan pek hoşlanmıyorum o yüzden bana kalsın...
 
 
6. "Yapacagim" dediginiz idealiniz ( yada basardiginiz)
 Çok var idealim. Bazıları; çalışmak,  seminerlere katılmak, seyahat etmek, daha çok okumak...

İsteyen herkes Mim'lenmiştir. :))

1.7.15

Ben Küçükken Mim'i.... :)

 Sevgili Yaşam İzi Bloğundan Gamze'cim Yaşam İzi Bloğu Mimlemiş beni. Bende seve seve yazacağım şimdi. :)

KONU: Ben Küçükken....



Şimdi ben küçükken şimdi ki gibi çok sosyol bir çocukmuşum. Yolda giderken beni seven kişileri " bize de gelin bekleriz" dermişim. Ve sonra da anneme dönüp; anne gelebilirler değil mi? "
diye sorarmışım. Hani cimcime tipler olur ya öylemişim. Tabii sonra benim hatırladığım hatıralar da var. Mesela çevreyi çok kirletiyorlar diye mahalleden bir kaç arkadaş toplayıp mahalleyi sokağın bir başından bir başına süpürmüşlüğüm vardır. Belliymiş o zamandan doğaya duyduğum saygı.
En sevdiğim çizgi film He-Man, She-Ra, Şirinler'di. Aslında hala bir çizgi film severim.
Öyle süslü püslü bir kız çocuğu değildim ki hala abartılı şeyleri sevmem.
Ammaaa en sevdiğim şey annemden gizli annemin gardroğunu karıştırmaktı; artık ne anlıyorsam o zaman :))))

İlk aklıma gelenler bunlar. Aaa birde gerçekten de mahalle çocuğuyduk ve mahalle arkadaşlarımız vardı. Şimdi ki çocuklara çok üzülüyorum çünkü çoğu bu kavramları bilmiyorlar.......

Böyle işte blogeer. Bu mimi okuyan ve yazmak isteyen herkesi mimleyerek sonlandırıyorum. :)))

28.5.14

Mim'lenmişim...... Hadi bakalım cevaplara :)

Sevgili Neslihan ( Neslihan'la Hayat ) beni de "mim"lemiş.
Hazır bizim kızçe uyuyorken cevaplayayım.

                                                            1) Telefonun nerede?
Yanımda. Ev telefonumuz da olmadığından hep yanımda taşırım. Bide şimdi yeni depremi atlattık hiç ayırmamak gerek....

2) Partnerin?
eşim

3) Saclarin?
Uzun, siyah ve ince telli

4) Annen?
                                                                             canım
 
5) Baban?
oda canım

6) En sevdigin eşya?
çantalarım ve cüzdanlarım :)

7) En son gördügün rüya?
  .......

8) Hayalindeki araba?
Station arabaları beğenirim

9) Icinde bulundugun oda?
Çalışma Odası

10) Korkun?
                                                                  Zamansız ölmek...
 
11) On sene icinde ne olmak istiyorsun?
                                                           İyi bir anne olmak...
 
12) Sen ne degilsin?
Hadsiz ve düşüncesiz...

13) En son yaptigin sey?
Kızımı emzirmek :)

14) Uzerinde ne var?
Badi/eşofman

15) Senin hayatin?
İyi olsa da bir sürü düşünce üzerine kurulu bir hayat

16)Moralin?
 iyi.

17) Su an ne dusunuyorsun?
yemek yapmayı :)

18) Senin bilgisayarin?
 
Samsung

19) Bira?
Bir türlü tadını sevemiyorum fazla şişiriyor...

20) Ask?
Herşey
 
 Veeee bu mim herkese gelsin :)

31.10.13

Mim cevaplama... :) Bana dair...

Sevgili Gülçin'cim tıktık beni mimlemiş. Uzun zaman oldu ama cevaplamak bugüneymiş. :))

*Evde yalnız kaldığınızda ne yaparsınız?

Oooo yapacak şey var evde olunca :))) Önce ortalığı toplar, sonra en sevdiğim içecek olan kahvemi yaparım. bazen pc açarım. Sonra muhakak kitabımı okurum, hergün olmasa da film izlerim. Nette biraz dolaşırım. Unutmadan ekleyeyim, müziğimi de açarım. 
Yalnızlığı sevdiğimden ruhum hep mutlu olur kendime zaman ayırdığımda. Tabi burdan yalnız olduğu, yalnızlığı seçtiğimi düşünmeyin. Kalabalıkları, sohbet etmeyi ve konuşmayı çoooooook severim, ama ruhuma da zaman ayırmam gerektiğini, onu dinlemem gerektiğinin de farkındayımdır. 


*Hakkımda 20 gerçek* 

--- Güleryüzlü, konuşkan ve pozitif biriyimdir.
---Güçlü bir yapım vardır, hemen karalar bağlamam.
--- Hayatı farkında yaşarım, öylesine gelmedik diye düşünüyorum bu yaşama. Bu sebeple sebep-sonuç ilişkilerini iyi incelerim.
---Türk Kahvesi-nescafe vazgeçilmezlerimdendir. İçerken çok keyif alırım. Hele yanında bir de kitap veya keyifli bir sohbet arkadaşı varsa daha bir haz alırım.
---Tam bir kitap tutkunuyum. Kitapsız bir dünya düşünemiyorum, okumadan günü bitirmem. 
---Kelimeleri hor kullanmayı, öylesine yada fark etmeden kullanmayı sevmiyorum. Kelimeler tohum gibidir, ağızdan bir kez çıkar ve dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. 
---Samimiyimdir, sevmediğime seviyormuş gibi yapamam. Dürüstlük en büyük ilkelerimde biridir. Evet hayatımda hatalarım da oldu, beyaz yalan söylediğimde ama kelimelerin gücü öğrenince ve farkında yaşayınca hayatı çok şey değişti hayatımda. Mesela bir olay karşısında açıklama yapmak istemiyorsak yalan da söylememliyiz. Açıklama yapmamayı tercik ederim ve yapılanın arkasında durulması gerektiğini düşünürüm. Kimse kimseye hesap vermek zorunda değil ama yalan da söylenmemeli....
---- Vefalı biriyimdir. Asla unutmam. Arar sorarım, ziyarete giderim dostlarımı. 
----Mütevaziyimdir, küçümsemeyi sevmem. Kibirli, kendini biyeş sanan kişilerden hiç ama hiç hoşlanmam.  Kapımızın önünü süpüren görevliye, simitçi amcamıza selam vermeden geçmem. 
--- Televizyon izlemeyi sevmem. Eğer uzun süre açık olursa tv kapatırım; bugünlük yeter derim evdekilere de :)) 
--- Müzik de vazgeçilmezimdir. Özellikle son yıllar da etnik müzikleri daha bir sever oldum. Klasik müzik de severim, hele kitap okurken...
---Sevdiğimi sevdiğime söylemeyi çook severim. Ve belli ederim sevgimi. ( sadece sevgilime yada eşime değil ama)
---Vazgeçilmezlerim arasında yeğenim Toprak Cem'de vardır. hayatımıza girdikten sonra içimde çok şey değişti. Onu öyle çok seviyorum ki kendi çocuğum gibi.
---Değişik yerlere gitmeyi, fotoğraf çekmeyi ve yemek yemeği çok seviyorum. :)))
--- Sohbet etmeyi, arkadaşlarla buluşup konuşmayı da severim. 
---İyi bir dinleyiciyim. Eğer arkadaşım isterse yorumsuz olarak bile sadece dinleyebilirim.
--- Aaa unutmadan söyleyeyim çook sabırlıyımdır. Öfke kontrolüm iyidir, hemen tepki vermem, sonradan pişman olacağım yada üzüleceğim şeyleri baştan söylemem. Söylediğimde de herşey bitmiştir. Bu sebeple hoş olmayan bir durumla karşılaştığımda hemen sinirliyken hüküm vermem. Sinirim, kızgınlığım geçtikten sonra değerlendirmeyi tercih ederim.  
--- Kendime yatırım yapmayı severim, öğrenmeye çok aç biriyim. Okumayı, bilmediğimi öğrenmeyi severim. 
---Dertlerimi anlatmayı sevmem. Genelde eğer canım çok sıkkınsa uyumayı tercih ederim.
--- Geçmişle yaşamayı, dünkü olayı bugüne taşımayı sevmem.  Dün dünde kalmıştır ne de olsa. Bugüne bakmak gerek, önemli olan dün yaşanan olayda yapılan bir hata varsa bugüne ve yarına taşınmaması için dersler almak gerektiğine inanırım.
---Haddimi bilirim ve karşımdakinden de bunu beklerim. Buna ailem de dahil. Sınırlarını bilmeyen herşeyi eleştiren kişilerle pek anlaşamıyorum.
--- Her şeyin bir sebebi olduğunu düşünürüm, o yüzden de hiçbir şey dışardan görüldüğü gibi değildir.
---Felsefelerimden biri; "Ne ekersen onu biçersin" diğeri de " her istediğini söyleyen istemediğini işitir." dir.
---Mistik yönüm kuvvetlidir............
---Söyledikleri ile yaptıkları uyuşmayan kişilerden pek haz etmiyorum.
----tatlıyı çook severim, bide roman havasında oynamayı :)))
------------ bir sürü şey var hakkımda ama bu yeterli sanırım. :))) 

Bu mim; mim cevaplamayı sevenlere gelsin.


16.5.13

Mim: Çocukluk Oyunlarımız....

Sevgili Goncam  beni mimlemiş. Konusu; çocukluk oyunlarımız.


Düşünürken ne kadar eskiye gittim anlatamam. Mallemizdeki arkadaşlıklar ve yaşadıklarım çok güzeldi. Kız erkek hepberaber oynardık. Şimdi çocuklar mahellede oynayamıyorlar bile çünkü mahalle arkadaşlığı kavramı kalmadı.
Biz en çok çivi oyunu oynardık. Çok da severdim/k. Islak toprağa çivilerimizi saplamaya çalışıp çizerdik. 
Ortada sıçan oyununu da severdim. Yaz akşamları yemekten sonra toplaşıp oynardık.
Birde seksek benimde vazgeçilmezimdir. Okulda teneffüslerde bilearkadaşlarla çizip oynardık.
İp atlamaca, saklambaç... Ve erkeklerle kızlar gruplaşıp funtbol oynardık.
Ortaokul yıllarımda, mahallemizde boş bir arsa vardı ve bizde orayı mesken tutmuştuk. :)
Çekirge toplamışlığımız bile vardır. Şimdi düşününce ne akla hizmet toplamışsak....
Birde bu boş arsa da beyzbol oynardık. Allah'ım ne büyük keyifti bizim için....
Evciliği saymıyorum bile hala kız çocuklarının vazgeçilmez oyunu diye düşünüyorum....
Böyle işte... Teşekküler Gonca'cım. Ve bu mim yapmak isteyenlere gelsin. :)

21.1.13

İremce'nin mimi :)

Severek takip ettiğim İ.r.e.m.c.e irem'in bloğu burada  mimlemiş beni de . Cevaplamak bugüne kısmetmiş.
Mim konusu "özlenenler ve özlemekle" ilgili.
Aslında özlediğim çok şey var desem....
* Bu sene vefatının 2.yılı olan Nuran Teyzemi özledim. Onunla sohbet etmeyi, kahve içmeyi ve kısır yapmayı.... Farklı bir yeri vardı bende. Ve benim yerimde farklıydı onda. Bunu hem söylerdi hemde ben hissederdim....
*Çocuk olmayı özledim. Mahallece dışarda olurduk, sadece yemek yemek için hergün birimizin evine giderdik sonrası ver elini yine sokak..... :))
* Hiç tanımadığım ama tanımayı çok istediğim halamı özledim. Ben küçükken vefat etmiş. Ama hakkında anlatılan o kadar iyi anı var ki; halacım nur içinde yat. Seni hatırlamasam da içimde seninle konuşuyorum...
*Lise de ki öğretmenleri mi özledim.
* Eski komşuluklarımızı özledim. Çay ve sohbetler bir başkaydı bana göre.
  Aslında çok var ama hepsini paylaşmak istemiyorum. Bana kalsın... :)

17.8.12

KİTAPTAN KULELER.... :)

Bu mimi laleninbahcesi ve leylak dalı bloglarında gördüm ve çook beğendim. Bende yapmaya karar verdim. :) Ve bu iletiyi okuyan ve kendi bloğunda yapmak isteyen herkes mimlidir... :))))
 Okunacak 33 adet kitap beni bekliyor. her nekadar benim fotoğraflarım kule olmasa da böyle. :)) Dizili olduklarından bozmayayım dedim. Kabuldür herhalde değil mi?
Sıra sizde....


9.6.12

İçimdeki Ses Mimi....

Deeptone mimlemiş beni. Konusu; İçimdeki ses...

Hayatımı farkında, bilinçli ve bilerek yaşadığımdan içimdeki sese de kulak veririm. Çünk hiç yanıltmadı beni. Hislerim çook kuvvetlidir. Bazen es geçtiğim oluyor, o zamanda hep şu yorumu yapıyorum" aklıma gelen başıma geldi" ::)))
Aslında içimizde ki sesin ben Yaradanın sesi olduğunu düşünüyorum. Herkesle konuşuyor yaradan ama sadece duyanlar bunun farkında... bu benim düşüncem.

Tanrı İle Dostluk diye bir kitap vardır. Çok güzel anlatılmıştır orada içimizdeki ses. Hatta filmide vardır. Bir bakın derim. :)

İşte böyle, bu yazıyı okuyan ve bu konuda yazmak isteyen herkes mimlenmiştir. :))
İyi geceler...

3.6.12

Haftasonunun ardından....

 Selam. nasılsınız? Biz iyiyiz. Annemin sonuçları iyi çıkınca keyfimiz daha bir yerine gelmişti. Perşembe günü babam da geldi. Bu sabah da yola çıktılar evlerine doğru. :))) Eee tahmin edersiniz annem sevinçliydi evine gittiğinden. Bir gün önce Sevdam'ın annesindeydik. Dünürler bir ara da. Babamla annemin keyfi fotoğrafa yansımıştır. Gerçi bu keyifte torunlarının payı çoook yüksek. :))))

  Bizde pazar sabahı erkenden uyandık. Kahvaltı sonrası film izlemeyi seviyoruz. John Carter'ı izledik. Bir izlenimlik fantastik bir filmdi. Yalnız görsellik, renkler bir harikaydı. Keyifle izledik. Sonrası Kadıköy yapalım dedik.... Çook seviyorum yaşadığım şehri...
Biraz alışveriş yaptık. Gezmekten açıktık. :)))


 Hadi dedik Express İnegöl Köftecisi'ne gidelim dedik. Yolunuz düşerse, yada bu taraflardaysanız muhakkak gidin derim. Atmosferi, köftesi bir harika.




 Eeee Kadıköy'e inince kitapçıya uğramamak asla olmaz. :)) Penguen kitap evinin hemen girişinde ki kitap standında dinlenen, keyif yapan pisicik. Öyle tatlıydı ki. :))
Budaaaa balkonumda ki çiçeğim. Biz balkon keyfi yaparken bize eşlik ediyor....
Bende böyle. Yoğun bir hafta beni bekliyor aslında. Koltukları silmem gerek, mutfak temizlenecek ama bende tık yok. Bakalım ne zaman yaparım.
İyi akşamlar, iyi haftalar.