Orhan Veli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orhan Veli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.2.21

Biten Kitaplarım.....



 Arada bir Kadıköy'e yürüyüşe indiğimiz de ya da kahve almaya gittiğimizde muhakkak İş Kültür ya da YKY uğruyorum. Çünkü kurallara aşırı uyuyorlar ve içeri alınan kişi sayısı da 2 kişi olunca içim rahat oluyor.

 

Yine bir gün gezinirken "Orhan Veli Bütün Şiirleri" yeni baskısı kitabına denk geldim. Nedense şiir kültürüm yoktur benim, okumaktan çok dinlemeyi severim şiiri...

Modern Türk Edebiyatı serisi olarak çıkartılmış. Ara ara açıp, üç beş sayfa okuyorum... öyle güzel ki kelimeleri Orhan Veli Kanık'ın...

 

Diğer kitabım ocak ayı kalan sağlar grubumuzun kitabı idi....

Ursula K. Le Guin / BAĞIŞLANMANIN DÖRT YOLU

 Zaferle sonuçlanan her özgürlük savaşı, yeni bir özgürlük savaşının başlangıcı demektir. Werel ve Yeowe'de sıra kadınlarda...

Şimdi tiksinerek, hikayemi sadece bu tür şeylerin oluşturduğunu ama aslında bir yaşamda, hatta bir kölenin yaşamında bile cinsellikten çok daha fazla şeyler olduğunu söyleyeceksiniz. Bu doğru. Benim bütün söyleyebileceğim hem kadın, hem erkek olarak en kolay cinselliğimiz konusunda köle ediliyor olabildiğimizdir. Hatta hür erkekler ve kadınlar olarak hürriyetimizi en zor muhafaza edebildiğimiz yer de orası diyebiliriz. Tenin siyasi düzenleri iktidarın köküdür.
(Arka Kapak)

💫💫💫💫💫 Kitapta ki konular ve yazarın olayları anlatımı çok dikkat çekici... kesinlikle farklı bir gözle bakıyor ve ön görülüleri de çok iyi bence....

Evet konular şuan bize uzak ve hayal ürünü gibi geliyor ama düşününce hiç de imkansız şeyler değil.... baktığımızda da yaşamımız da neler neler değişmedi ki.... hele bu pandemi ile.... artık parayı bile dijitale çevirme mantığındalar hepten.

evet gezegenler var ve orada da kadınlar hep ikinci sınıf..kölelik, küçük yaşta öğretilen cinsellik...satılma ve çalıştırılma... özgürlük uğruna verilen mücadele...,

Şunu belirtmeliyim ki özellikle bu kitap kolay bir okuma olmadı. Son bölümü okuduğunuz da kitapta anlatılan bir çok detay aklınızda yer buluyor. hatta dedik ki keşke önce son bölümü okusaydık o zaman anlatılan o din, savaş ve mücadele daha bir yer bulurdu....

 

 Pdf olarak okuduğum bir kitap oldu "ÜÇ BÜYÜK USTA / BALZAC-DİCKENS-DOSTOYEVSKİ"

 Yer yer aynı anlatımlar olsa da Zweig gözünden üç büyük ustayı okumak keyifli idi. Lakin bu kitabı aslında yazarları okumaya başlamadan önce okumakta fayda var. Çünkü alt metinler de ne anlatmak istemiş daha bir anlaşılır oluyordu.


Açıklama

Üç Büyük Usta

Stefan Zweig, Üç Büyük Usta’da üç büyük yazarın yaşam öyküleri üzerinden, okurlarını edebiyat tarihine, edebi dehanın sınırlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

“Toplumun romanını yazan” ve kendi gücünü dünyaya kabul ettirmek isteyen Balzac, “ailenin romanını yazan” ve döneminin İngiliz kültürüyle özdeşleşen Dickens, “bireyin romanını yazan” ve yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelen Dostoyevski hem birer yazar, hem de gerçek birer kişilik olarak Zweig’ın bu eserinde karşımıza çıkıyor.

Stefan Zweig 20 Ekim 1881’de Viyana’da doğdu. 1920-1928 yılları arasında yazdığı Üç Büyük Usta, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, Kendileriyle Savaşanlar büyük ses getirdi. Hayatı boyunca her tür resmi ödülü reddeden Zweig 1940 yılında bir konferans için Güney Amerika’ya gitti ve hayatını orada sürdürdü. Zweig, 23 Şubat 1942 yılında ikinci eşi Elisabeth Charlotte ile birlikte, yarattığı birçok roman kahramanı gibi savaşın neden olduğu derin bir umutsuzluk duygusuyla ölümü seçti.

 

JERZY KOSİNSKİ /Adımlar Kitap Açıklaması


"Adımlar", olağanüstü bir edebiyat başarısıdır. Tıpkı, unutulmaz "Boyalı Kuş"unki gibi. Görüntüleri yakıcı, kanlı, gaddar... Yine de bunlar cehennem ya da hayal-bilim görüntüleri değil. Söz konusu edilen gerçekten bizim gezegenimiz.-Hayim Zeldis, The Book Reporter-"Amerikalı eleştirmenler "Adımlar"ın totaliter rejimlerle kökünden sökülen Avrupa'nın tedirginliğini dile getirdiğini söylediler. Fransız meslektaşları ise, özellikle Amerika'da hüküm süren şiddeti buldular bu kitapta. Kuşkusuz, hepsi haklı... İnsan karşısındakini kendinden daha iyi görür." Gençler, değişik olduğu için cezalandırmak üzere herkesin üstüne çullandığı "Boyalı Kuş"ta kendilerini buldular. "Adımlar"da ise toplumun kendilerine sunduğu ve geri çevirdikleri çeşitli örnekleri gördüler. Benim olduğu kadar, belki onlar içinde putları kırmak, kayıtsızlıktan ölmemek için elimizde kalan son hareket gibi görünüyor."

 

Kayınvalidemlerin kitaplığından aldığım bir kitaptı. Aslında "BOYALI KUŞ" u okumak istiyordum.... Bu kitabı görünce başladım.... Yalnız nasıl da dan dan yüzünüze vuruyordu olanları, gerçekleri...rahatsız edici cümleler çok fazlaydı..resmen sizi kendinize sorgulatıyor " yalan mı he yalan mı? böyle böyle olunca balınıza bu gelmiyor mu?" gibi.....

Zor ama iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. 




20.1.17

Halil Cibran Ermiş, Ermişin Bahçesi, Orhan Veli kitabı ve Çellinc 4..

 Bu aralar ince kitaplar okuyorum... O yüzden de Ocak Ayına hızlı bir giriş oldu. İnce ruha iyi gelen kitaplar tercihim oluyor.... sanki bu tarz okuyunca acıma, içimin kederine "merhem" oluyorlar bir nebze....

Aslında yazımı daha erken yazacaktım. Hazır kız gündüz uyumamış, akşam da erken yatar diye düşündüm. Ki öyle de oldu. 9'da uyudu. Oh bende bir tebessüm anlatamam. Bu aralar gündüzleri öğleden sonra akşama doğru uyuduğu ve öğlen uykusu da 3-4 saat olduğundan geceleri geç yatıyor... Tabi bende gece belirli bir saatten sonra pert oluyorum...

Bugün de erken yatınca, yarım kalan kitabımı bitirdim. Ardından hemen ütüleri yapayım dedim. Tam bitirmek üzereyken "anam bizim kız uyandı"....

Neyse Allah'tan uyku hali devam ediyordu da koltuğa uzandı. Tabi bir iki saat sonrası uyudu....
Eee derken beyimle sohbet ettik, sonrası bende anca blog yazıyorum. Gece kahve içince uykuda geç geliyor tabi.
Yazımı yazdıktan sonra biraz da kitap okur uyurum artık... Sabah ola hayr'ola...

2009 yılıydı sanıyorum, başka bir çeviriden okumutum Halil Cibran/ ERmiş kitabını.
Kötü bir çeviriydi ama içerik iyi olunca okutuyor.
Bu sefer de almak istediğim yayınevinden aldım; İş Kültür Yayınları bu konuda çok iyi. Devamı olan Ermişin Bahçesi'ni de aldım.
Bir solukta okunan kitaplar. Elbet etkisi uzun süren kitaplardan. Gece otururken okudum ikisini de... Sonrası bol bol düşündüm, ruhuma yükleme yaptım.
halil cibran ermiş
Baş ucu kitaplardan biri bence Ermiş. 



 Bir diğer kitabım da Orhan Veli / Yalnız Seni Arıyorum Nahit Hanım'a Mektuplar 
Orhan Veli, büyük şair, yazar.... Sevdiği kadına yazdığı mektupları okurken bir garip oldum... sonuçta çok çok özel şeydir mektur. Ama ünlü ve değerli biri yazınca okumak daha bir kıymetli oluyor... Garip bir ironi yaşadım... sonuçta alıp okudum ama napayım. :))

Nahit Hanım zamanın kültürlü, entelektüel ve bilgi kadınlarımızdan. Ve ir çok tanıdığı da var. Orhan Veli ile aşk yaşıyorlar. Tabi kitapta Nahit Hanım'a ait hiç mektup yok. Hepsi Orhan Veli'nin yazdığı, cevapladığı mektuplar. Cevaplarından az çok sevdiğinin ne yazdığını tahmin ediyorsunuz.

Okurken yer yer üzüldüm de. Amma yokluk çekmiş şairimiz... Üzerinde paltosu, ayağında ayakkabısı yok ve para olmadığından, bunları alamadığından Ankara'ya sevdiğinin yanına gidememektedir...
orhan veli yalnız seni arıyorum
Bir çırpıda okuduğunuz kitaplardan.... Aşk nelere kadirmiş dedim okurken....


Şİmdi gelelim Çellinc sorusuna : Etrafındakiler hangi sorunun çözümü için sana gelirler?


Vallahi de her sorun için gelirler. İyi bir dinleyici ve doğru bir yorumcu olduğumu düşünüyorum.
O yüzden genelde onları motivasyon etmem içinde gelir arkadaşlarım, dostlarım.

Bu saatte cevap bu kadar oluyor. İdare edin artık beni.

İyi geceler blog.





13.4.16

Orhan Veli



Bugün günlerden Orhan Veli...
İyi ki doğmuş ve bize bu güzel, anlamlı, dokunaklı şiirlerini bırakmış. Her ne kadar hayatı zor yaşamış olsa da iyi ki doğdun Usta...

8.1.13

Yaşam İle Ölümün Akrabalığı ve Hoşgör Köftecisi



 Kitabı geçen sene almıştım. İndirimden. Arka kapak yazısı ilginç gelmişti. Okudukça daha da bir ilginçti kitap. Meğersem Antigone bayağı ünlü bir edermiş. Tiyatro oyunu da varmış ama izlemedim. Netten bakacağım. Özellikle kan bağı, akrabalık, ensest ilişki ve yasa bağlantılarını işliyor. Yalnız bu kitap daha çok yazarın bu eser hakkında vermiş olduğu konferanstan alıntı. Biraz anlatım dili sıkıcı ama konu güzel. 
  • Açıklama
Antigone´nin suçu, ağabeyinin cesedini, dayısı Kral Kreon´un yasağına rağmen gömmesidir. Kreon´un huzuruna çıktığında failin kendisi olduğunu inkar etmeyi reddeder, eyleminin arkasında durur. Yasaklanmış bir yası tutar Antigone. Bu nedenle başkaldırısı kendisini ölüme sürükleyen bir karakter olarak her zaman tartışma konusu olmuştur. Feminizm eksenli tartışmaların en önemli isimlerinden Judith Butler bu kitabında ´Antigone belirli bir feminist siyaset türünün temsilcisi haline getirilebilir mi'´ sorusunu irdeler. Butler´a göre Antigone temsil ile temsil edilebilirliğin, aile ile devletin, yaşam ile ölümün eşiğinde bir karakterdir; normlara kafa tutan bir karakter. Bu yönüyle yasaya başkaldırının bir sembolü olmuştur. Risklerle dolu bir karakterdir Antigone; kültürel kavranabilirlik alanının sınırlarını zorlar. Peki bütün bu özellikleriyle Antigone kafa tuttuğu yapıların değişmesinde rol oynayabilir mi' Bunun için Antigone üzerinden aşklarımızın, kayıplarımızın meşru ve tanınabilir olmasını belirleyen kavranabilirlik sınırlarının yeniden düşünülmesi gerekir. Bu anlamda Antigone´nin İddiası´nda Butlar´in düşünülmesi işaret ettiği can alıcı soru şudur: Eğer psikanaliz Oedipus yerine Antigone´yi başlangıç noktası olarak alsaydı neler farklı olurdu' Meşruluğun sınırlarını belirleyen Yasa´yı yeniden düşünmemiz için...



Diğer kitabım da sevgili Zeynep'in yılbaşı hediyesi vermiş olduğu Orhan Veli'ye ait öykü kitabı;  Hoşgör Köftecisi.
Yazar şiirleri olduğu kadar düz yazıda da harika bence. Kısa kısa öykülerinde yine halktan diliyle halktan bahsediyor. Okuyun deri. Belki siz benim gibi geç okuyanlardan değilsinizdir.

Keyifli okumalar, iyi akşamlar.