Selam.
Yarı yıl tatili bitti ve okul zili çaldı bu sabah.
Amannn sabahlar olmasın demek istiyorum çünkü evin en sessiz hali ile baş başayım. :)))
Daha önce de yazmışımdır bu tatil bizim çok hızlı ve dolu geçti.
Elbet sevdiğimiz arkadaşlarımızla görüşmek keyifli idi.
Yalnız evi özledim resmen. :)
Kendimin şöyle bir huyu vardır efenim... Uzun süre dışarı çıkarsam illaki bir kaç gün hiç evden çıkmamam lazım. Detoks gibi bişey benim için.
Kısa ama öz bir çok duyguyu anlatan güzel bir kitaptan bahsetmek isterim...
"MAHCUBİYET VE HAYSİYET / DAG SOLSTAD"
“Dışarıda karanlık ve insanın üzerine tüm ağırlığıyla çöken bir hava vardı, kurşun renkli gökyüzünden kara yaşmaklara benzer parça parça bulutlar geçiyordu.” Fagerborg Lisesi edebiyat öğretmeni Elias Rukla’nın hayatının en önemli gününün hikâyesi işte böyle kasvetli bir havayla başlar.
İlk kitabın adına vuruldum.
Uzun zamandır unuttuğumuz kelimeler ve davranışlar bence.
Yükte hafif pahada ağır, dili ve atmosferiyle akılda yer eden, bir öğretmenin edebiyat tutkusunu, öğrencilerine vermek istediği edebi seçkinlik....
Özellikle bir çok şeyi içinde yaşaması, arkadaşları arasında ki mahcubiyeti, gereksiz sorular sormaktan kaçınan hatta çoğu zaman toplum tarafından kabul görmüş birçok şeyi kendi içinde sorgulayan bir öğretmen.
Oysa ki içinde acılar çeker, yer yer kendine yer yer topluma kızar.. ama hayat durağan devam eder...
Kaygılı bir öğretmendir, gölgeler ardı yaşamak kendisini rahatsız eder...
Oysa ki içinde fırtınalar koparken neleri kabul etmiştir...arkadaşı uğruna...
Yaşamı artık silik ama her gün durağan devam eden bu öğretmen tam bir edebiyat tutkunu ve yazarlar aşığıdır.. Bir kaç sevdiği yazardan da bahseder.....
Daha fazla detay vermek istemiyorum.
Sevdiğim bu romanı belki siz de okursunuz? ! :)
YAZAR HAKKINDA;
not: bu siteden alıntıdır
Dag Solstad, (16 Temmuz 1941, Sandefjord, Norveç) günümüzde Kuzey Avrupa’nın en önemli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. 1965’te yazarlığa adım atan Solstad kimlik ve yabancılaşma temalarını inceleyen kısa deneysel kurgusu ‘Spiral’ ile daha ilk eserinden Norveç Edebiyatı’nda vazgeçilmez sesleri arasında yerini aldı. Tüm dünyayı sarsan ‘68 Olayları’nın ardından ise 1970’de ‘Arild Asnes’ romanı ile genç bir erkeğin gelişim süreci ile politik devrimin ve çatışma ortamının gerekliliğini tema olarak kullandı. Politik duruşunun yanı sıra varoluşçu felsefeye getirdiği yeni yaklaşımla Solstad pek çok roman, öykü, oyun ve deneme kitabı yayımladı. Yazar ülkesinin en prestijli edebiyat ödülü ‘Norveç Eleştirmenler Ödülünü’ üç kere kazanma başarısının yanı sıra ‘Kuzey Avrupa Edebiyat Ödülü’nün de sahibi. Farklı tarzı, topluma çok da uyum sağlamayacak mizaçlı karakterleri, uzun, kıvrak ve trajedi yüklü cümleleriyle, Norveç’te bir çok yazara ilham kaynağı olan Solstad ’Mahcubiyet ve Haysiyet’ ile ilk defa Türkçe’ye çevrildi. Yazarın 1994 yılında yayımladığı insanın toplumdaki yalnızlığı, kendi içindeki büyük derinliği ile düştüğü umutsuzluğu irdeleyen romanla biz de en sonunda Solstad’ın edebiyatı ile tanışmış olduk.
