Anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.12.23

Yıl Biterken!

 Yine günnnlerrrrr  geçmiş ve ben yazmamışım. Tabi  bunda biraz İg'in de suçu var.🙈

Kasım ayı biraz hüzünlü geçti... hem annemin vefat ettiği ay olması sebebi hem de ailevi bazı durumlardan dolayı tam bir hüzün ayı oldu.......

Aralık ayınada hızlı bir giriş yaptık. kayınpederim rahatsızdı, doktor kontrolleri sonrası tedavisi önce kemo, sonra ışın ve sonra da ameliyat ile devam edilecek diyerek tedaviye başlanıldı.

Üstünede önce Umay grip oldu, üç gün ateşlendi, sonrası burun tıkanıklığı, öksürük... ve kaçınılmaz son...ben de hasta oldum. 3.günün sonunda sesimde kısıldı.... resmen grip evrim geçirmiş bambaşka bir şey olmuş. agrılarımızı ve tedavi yöntemi olarak parol çok iyi geldi... tabi bizde böyle. Hatta bu hafta sınıfta 14 çocuk aynı şikayetlerden dolayı gelmemiş........öğretmenimizde cuma günü rahatsızlanmış ve son ders çıkmak zorunda kalmış... diyeceğim o fena salgın var....

Bu hastalık sürecinde hızır giibi canım arkadaşım yetişti, tarhana çorbası yapmış. sonraki gün sınıf veli arkadaşım Umay'ın sevdiği kurabiyelerden yapmış, getirdi, cuma günü de yine sevdiğim başka bir arkadaşım hasta çorbası yamış şifa niyetine hemen kapıdan bıraktı..... nasıl dua ettim anlatamam...  hani hep diyoruz ya "Allah iyi insanlarla karşılaştırsın" diye... çok şükür yolum hep iyi arkadaşlıklarla dolu.... o kapının çalması, sizi arayan soranın olması öyle kıymetli ki....🙏

Bir sürü kitap okudum, bazen hiç okuyamadım... derken bu yıl çok az dizi ve film izlemişim... seneye daha çok izlemek istiyorum... daha çok gezmek ve sokaklarda olmak istiyorum..elimde biriken kitapları bitirmek istiyorum o yüzden yeni kitap almıyorum. Kütüphaneye üye oldum, çok okumak istediğim ama bende olmayan bir kitapsa, kitüphaneye bakıyorum. Varsa alıp okuyorum yoksa bekliyorum. 

Bu hafta "Blue Eye Samuraı" yetişkin anime diziyi bitirdim. Ve çok beğendim..... Konusu; Edo dönemi Japonyası'nda dışlanmasına yol açanlardan intikam almaya yeminli genç bir savaşçı kendine kanlı bir yol çizer.


Bu haftayı böyle bitirdim....... 

Bir selam vermek ve özet gibi bir yazı yazmak istedim......

iyi geceler...


27.8.17

Ev Halleri, Kabuktaki Hayalet/ Ghost İn The Shell Filmi...





Çarşamba günü kardeşim saydığım Zerrin'im ile Karaköy'de buluştuk. Uzun zaman olmuştu vapurda tek başına deniz sefası yapmayalı.
Bide akşam üstünün serinliği de vardı ki değmeyin keyfime.....

Beni kendisinin daha önce gittiği benimse hiç bilmediğim bir burger cafeye götürdü.
 Küçük ama şirin bir yerdi. Çalışanları da işinin ehli ve severek yaptıkları çok belli bir cafeydi. Yolunuz Karaköy'e düşerse ve karnınız acıkırsa es geçmeyin derim. :)))
Biz oranın tavsiyesi üzerine bu menüyü yedik ve çokda lezzetliydi eti. Az veya çok pişmiş olaak da seçebiliyorsunuz.

Tabi hem karnımızı hemde ruhumuzu doyurduk sohbetimiz ile.
Yemekten sonra kahve içmek için başka bir mekana yol alırken bolcana yürüdük. EminÖnü'de oturduk bu sefer ve yine sohbet, dertleşme ...derken dönüş saatine geldik...

İkimizin de şehrin iki yakasında oturması, onun çalışması ve saatlerinin de uzun olması derken çok sık yüzyüze görüşemiyoruz.
Ama her daim telefonlaşıyoruz.
Hayat şartları ve trafik sağolsun diyelim...
İyi ki akıllı telefonlar var bence :))) Uzakları yakın ediyor bazı bazı....
 Bu arada boş durmadım...
Evde olan biberlerle kahvaltılık sos yaptım. 2 kavanoz çıktı, ara ara alıp değerlendirmek de yarar var.
Armut vardı ve tatsızdı, ondan da marmelat yaptım.
Reçel ve türevi tatlıları yaparken şekeri az ekleyip onun yerine karanfil ve tarçın ile tatlandırmayı seçiyorum.
Çünkü öbür türlü çok tatlı geliyor bize yahut biz alıştık benim bu tariflerime. :))))


Bir de film sığdırdık bu haftaya...
Kabuktaki Hayalet/ Ghost İn The Shell   

Kesinlikle oyuncu olmak için doğmuş Scarlett Johansson . Gerçi bu aralar hep bi aksiyon, bilim kurgu filmlerinde oynuyor ama yakışıyor ...

Yine olası veya ilerki gelecekte planlanan senoryalardandı konusu.
Bİrde bu filmin öncesi varmış, manga çizimden uyarlanmış bir film.

İnsan beyni ile robot eşleştiriliyor ve orduya binbaşı oluyor kahramanımız. Tüm anıları silinip, yalan bir hayat anlatılıyor kendisine.. sonrası filmde... Siteden bir kaç alıntı ile yazımı sonlandırayım :))

İzlemediyseniz ve manga seviyorsanız bennim gibi... filmi beğenirsiniz.

Alıntıdır;

Anti-terörist özel bir birlik olan dokuzuncu birlik, en tehlikeli suçluları durdurmaya çalışır. Şimdiki amacı ise Hanka Robotics'in siber teknolojiyi geliştirme çabalarını engellemeye çalışan bir hacker'dır. Ekibi yöneten ise insan-cyborg-hibrit olarak geliştirilmiş estetik ve ölümcül bir kadındır. Hanka bu güzel kadına ölmek üzereyken tekrar hayata döndürmüştür. Hem de özel güçler vererek. Dokuzuncu birliğin de isteği budur "Sana hayat verdik, sen de onlarınkini kurtaracaksın". Ve bu cyborg özel yetenekleri ile düşmanla amansız bir mücadeleye girer. 

11.4.17

Heyecanlıyım.../ Ve Nausicaa of the Valley of the Wind Rüzgarlı Vadi Filmi.

Selamlar...



Bugün güzel bir gelişme oldu hayatımda ve sizinle de paylaşmak istedim. :)

Uzun zaman önce çalışmaya karar verdim. Yakın zamanda da iş arayışlarına başlamıştım.

Neredeyse 5 yıldır çalışmıyorum ev hanımıyım....

Tabi bunda bir dönem canım annemin hastane sürecinin olması da etkendi.
Tek başına bırakamazdım ve çok şükür ki her zaman yanında oldum anneciğimin.
Nurlar içinde, ışık içinde uyu annemmmm........ .............................

Ve sonrası çocuğuma kendim bakmak istiyordum; ilklerini ben yaşayayım, anne sevgisi ve güveni ile büyüsün istiyordum.
Ve kızımı 3 yaşına kadar eşiminde yardımı ve desteği ile kendim/iz  büyüttüm/k.
Artık sene başında okula da vermeyi düşünüyoruz.
Ve benim artık çalışma zamanım gelmiş oluyor demektir.
Çünkü kız okula gittiğinde ben ne yapıcam evde.
Hani bu lafımdan yanlış anlaşılmak istemem ama ev hanımı olma hali bana göre değil.
Evet kimi sever; evde olayım, işimi gücümü yapayım, akşama yemeğimi hazırlayayım yeter bana der.
Ve ben bunu diyen bayanlara asla ama asla karşı değilim.
Kişinin ne istediğini bilmesi çok güzel bir şeydir. 

Yalnız bu durumda biraz bizim kızı da düşünüyorum, önce sordum kendime "çalışarak kızımı yalnız bırakmış olacak mıyım?" diye...
Ama sonra dedim ki önemli olan kaliteli zaman geçirmek. Okuduğum kitaplarda, hatta bloglarda paylaşınları da okuyorum... arkadaşlarım da var çalışan anne... 
Sonuçta en önemli zamanlarında yanındaydım. 
Hatta belki çalıştığım için şimdi daha bir kaliteli zaman geçireceğiz anne baba olarak...

Tabi bu durum benim için ilk sanırım bundan biraz endişelerim...



Kendime bakacak olursam bende çalışmayı seven biriyim. Sabah hazırlanayım çıkayım, çalışayım isterim.
Hem ruhen de iyi gelecektir bana. Şu genç yaşımda evde oturmak istemiyorum.
 Elbet evde olmanın konforu ayrı. Her boşlukta açıyorum kitabımı okuyorum..
Ama biliyorum ki gece uyumadan önce de okuyacağım yada işyerinde bir boşluğum olursa yine okurum canımmm :))

Lafı fazla uzatmayayım dimi?
Bugün Ataşehir'de özel bir anaokulu ile görüştüm ve Halkla İlişkiler bölümünde yarın iş başı yapacağım.
Tabi biraz heyecanlıyım. Hem aynı zamanda mesleğim ama uzun ara verince bir garip oldum.
İlk iş günüm için şans dilemeyi ve dua etmeyi unutmayın bana emi .


Bu arada izlediğim ve çok beğendiğim anime filmi de paylaşmadan yazımı bitirmeyeyim. :)




 Bu filmi geçen gün sinema kanallarından birinde denk geldim. Çok severim anime filmleri..
Helede bu yönetmeninse daha da  bayılırım.

Film 1984 yılı yapımı ve ödül almış. Nasıl almasın ki...
Anime ile hüzün, zaman, duygu, dünyamızın gitgide nasıl batırdığımızı, doğaya karşı saygılı olmamızı ve yok etmememiz gerektiğini öyle güzel aktarıyor ki bize..
Konusuna gelince;

Dünya 'Ateşin 7 Günü' adındaki yıkıp, yok eden bir savaşın sonrasında yaşamanın neredeyse mümkün olmadığı bir yerleşim yerine dönüşmüştür. Savaş sonrası ortaya çıkan zehirli bir gaz sebebiyle tüm doğal yaşam sona ermiş, insanoğlu da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Çok az sayıdaki insan kolonileri bu gazdan arındırılan irili ufaklı adalarda yaşamaktadır. Prense Nausicaa'nın halkı da bu insan topluluklarından biridir. Prenses Nausicaa, doğaüstü güçleri sayesinde canlı olan tüm varlıklarla ve ormanlarla konuşup anlaşabilme yeteneğine sahiptir. O bu zehirli gaz dolu ormanlara karşı halen daha umutludur ve bir kurtuluş yolu bulabileceği inancını taşır.