Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Film Anlatıcısı Kız Hernan Rivera Letelier ve Elif Şafak'ın yeni roman

Resim
Veee çok beklediğimiz sıcaklar da geldi çattı.... gündüzleri mümkün mertebe sokağa çıkmayanlardanız ana kız...  Devamlı suyun altında Umay'da. her bez değiştirirken hemen duşa sokuyorum anca rahatlıyor...  Aslında hava durumu, doğa olması gerekeni yapıyor ama biz insanoğluna sıcak geliyor işte efenim... Yaz geldi mi hemen yazlığına gidenlere selam olsun. :)))
Geçtiğimiz çarşamba akşamı kitap klubümüzle Timsal Hanımların arka bahçesinde hem iftar yaptık hemde bu ayın kitabı olan "Film Anlatıcısı Kız/ Hernan Rivera Letelier " kitabını konuştuk.
Konuştuk dediğime bakmayın, öyle uzun uzun anlatmadık kitabı. Çünkü hepimiz çok beğendik ve keyifle okumuştuk. Ortak noktamız " iyi ki okumuşuz bu kitabı" oldu. Aynı zamanda Timsal Hanımın bir de süprizi vardı. Kazım Karabekir Vakfının/ Müzesinin kuruluşunun 17.yılını kutladık. Daha nice yılları olsun müzenin, ziyaret edeni bol olsun ve Timsal Hanım bize anılarını daha uzun yıllar kendi ağzından anlatsın. Dinlerken öyle me…

Umay'lı günlerden bir gün...

Resim
Uzun zamandır Umay'lı ev hallerimizden  bahsetmiyorum. Ve biraz yazayım istiyorum. İlerde hem ona hem bana anı olarak kalır... 26. ayının içindesin artık annem.. Her şeyi ama herşeyi o kadar iyi anlıyorsun ki.. Özellikle duygularını ifade edişin çok iyi. Şöyle bir baktığım da diğer annelerin dediği gibi gerçekten de belirli bir zamandan sonra günler çok hızlı ilerlemiş. Çünkü sende ki davranışlar büyüdüğünün büyüme yolunda ilerlediğinin işareti. O kadar çok şey öğrendim ki anne olunca. Bir annenin evladını gözlemlemesi çok önemli. Çünkü çocuklar siz onu iyi dinler ve gözlemlerseniz sizi doğru yolda ilerletiyorlar. En azından kendi çocuğumda bunu deneyimledim. Örneğin; eğer siz kendi hayatınız farkında yaşıyorsanız inanın çocuğunuzun da hayatının farkında oluyorsunuz. "bebektir, çocuktur ne anlar" demek yerine ona bir "birey" gibi davranırsanız, dışarı çıktığınız da sizi dinler.
En çok gözlemlediğim şeylerden biri bu oldu. Örneğin AVM lerde çok görüyorum, çocğuy…

Yaşar Kemal Neredesin Arkadaşım ve Enginar Mevsimi

Resim
Geçen hafta bir ara kitap okuyayım dedim kalemini, olaylara bakışı açısını, yorumlayışını ve halktan biri olanYaşar Kemal'in 1975 yılında gazete için yapmış olduğu röportajların toplamı olan " Neredesin Arkadaşım" kitabını okudum....
Sokakta yaşayan kimi evinden kaçmış, kimi mecbur kalmış çocuklarla yapmış olduğu sohbetler ve onların hayatına dair aktardıkları var kitapta... Tabi okurken içiniz cız ediyor, sokakta karşılaştığım o çocuklar geldi aklıma...
Ve onları doğuran annelere kızgınlığım geldi aklıma...
Evet kimi " mecburdum, kimi bilemedim" diyebiliyor bu annelerin.. bence ( yaşamayan bilemez farkındayım ama yaşam koşullarım eğer çocuk bakmaya uygun değilse doğurmamayı tercih ederdim şahsen)
Ve kitaba da ismini veren bir sokak çocuğu. Yaşar Kemal onlarla konuşurken samii ve bazı şeyleri de sır olarak kendinde tutmuş bir yazar. Çünkü onların güvenini kaybetmek istemiyor ve çocuklardan biri hayatını ve yaşamını anlatırken "arkadaşım" diyor Yaşar…

Helene Wecker / Golem Ve Cİn kitabı....

Resim
Veeee muhteşem bir kitabın daha sonuna geldim geçtiğimiz hafta...
Evet kitap aslında masalsı, fantastik bir kitap ama içeriğinde ki konu seçimi bence diğer masalsı kitaplardan ayırıyor... Golem: kilden yapılan insansı varlık... Bir erkek düşünün ki yalnızlık çekiyor ve çok ünlü bir büyücünün kapısını çalıyor... Elbet kitapta geçen büyücü o bildiğimiz, çizgi filmlerde olan sopasını sallayıp "hop büyülü sözleri söyleyip sihir yapanlardan değil" :)
Kendisine öyle bir golem yapmasını ister ki; bünyesinde "ahlak, sadakat vs.. "olsun ister... Çünkü Golem kontrol edilmezse saldırgan oluyor ve öyle güçlü ki karşısındakini öldürebiliyor...
Uyandırılması ve tekrardan hayatına son verilmesi için büyülü sözcükler var... Cin'imiz de Suriye Çöllerinde yaşayan ve yine o dönemin önemli, kadim dinleri araştıran ve ölümsüzlüğü arayan bir büyücü tarafından insan bedenine hapsedilen bir varlık... zamanının birinde yanlışlıkla uyandırılıyor ve günümüz insanların dünyasına adapte o…

Kadınlık, annelik üzerine...........

Resim
Bir kaç gündür düşünüyorum ki eminim Cumhurbaşkanı'nın o cümlelerini ve bakış açısını dinledikten sonra bir çok kadın, anne de benim gibi düşünmüş, yorum yapmıştır...diye düşünüyorum.....
Hani düşünüyorum ve Kuran-ı Kerim'i Türkçe( anladığım dilde okumayı tercih edenlerdenim) okuyorum. Çevirisine baktığınız da; bizi Yaradan'ın bile bir anne " bir anne istemez ise çocuğunu emzirmeyebilir, ona süt anne tutabilir" diyebiliyorsa, bize böyle bir hakkı veriyorsa...
Nasıl olur da Devletimizin başında olan kişi böyle yorumlar yapabiliyor anlamıyorum... Sanırım kendisinin çevresinde hiç işsiz bir baba, anne, geçimini çöpten toplayan aileler, sokakta yaşayan çocuklar yok...
Çünkü ülke geneline baktığınız da emekli bir ailenin geçiminin ne kadar zor olduğunu, çalışan anne-babanın çoğunun çocuklarının anca okul masraflarını karşılayabildiğini bilmesi gerekir...

Elbet istisnalar var; geçim düzeyi iyi olan, refah içinde yaşayan... ama bunu eğer bir Cumhurbaşkanı söylüyorsa he…

Zorlu Digital Revolution sergisinden yansıyanlar...

Resim
Hoşgeldi şeref verdi Ramazan Ayı... Allah inanan, orucunu tutan, tutamayan, tutmak istemeyen, herkesin cümlemizin dualarını kabul eylesin... Ben uzun yıllardır tutamayanlardanım... gebelikdi, doğumdu, emziriyorum derken... zaman geçiyor... Ki maneviyatını, bana hissettirdiği enerjiyi çok seviyorum.... Evet hergün kendine özeldir ama gerçekten de öyle anlar vardır ki enerjileri başkadır... işte o enerjiden, ruhaniyetten faydalanmayı, nasiplenmeyi bilirsen "ne mutlu sana"....

Efenim dün Zorlu Digital Revolution Sergisine gittik... 1970'lerden başlayarak günümüze kadar olan teknolojinin kısa bir tarihçesi, sergisi vs.. diyebiliriz.... Gerçekten de çok şşırdığım bir iki şey oldu. Onun dışında ilk ataririyi, bilgisayarı, PC'yi, oyun kasalarını, giysileri ve ses efektlerini görmeniz mümkün. Sergi de en çok dikkatimi çeken ve beni etkileyen iki oda ve 3D yazıcı ile yapılan objelerdi... Vallahi bazı teknolojik şeylere kafam basmıyor, yani  ne bileyim "nasıl yapıyorlar,…

Fehimpaşa Konağı ve ev halleri

Resim
Selam.... Perşembe akşamı Açık Hava Harbiye Tiyatrsondaydık. Gerçekten de oranın havası bir başka< hissettirdikleri, ortam bambaşka...
Fehim Paşa Konağı oyununda oynayan arkadaşımız( eşimin arkadaşı benimde arkadaşım olur ama dimiii :)))  ) davet etti oyuna... zaten ben Tiyatroya özlem içindeydim hiç geri çeviremezdim...
Oyunu yazan Turgut Özakman,  oyuncular derseniz muhteşemdi... isimlerini tek tek yazamıycam çünkü yazamadıklarıma haksızlık olmasın...
Dönem Osmanlı'nın son demleri ve Fehim Paşa KOnağında dönen entriakalr ve halka gelen hürriyeti anlatan müzikal tadında bir oyundu.....
Çok keyfiliydi....
Onun dışında bu hafta biraz yoğundu ama tatlı bir yoğunluktu... Kitabımın bitmesine az kaldı sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum çünkü kitabı çok beğendim.....
Bu saatte blog yazınca bende bu kadar oluyor idare edin beni... en kısa zamanda kafamda ki  şekliyle yazacağım bloğumu.... Hadi ben kaçar keyifli pazarını olsun..... :))

Kazım Karabekir Müzesi, kızı Timsal Karabekir, ve biten kitap....

Resim
Ayda bir toplandığımız Kitap Kulübümüzn bu ayki kitabı "Kazım Karabekir Hayatım" kitabıydı.
Elbet böyle güzel bir günceyi okuduktan sonra Müzeyi de gezmeden olmazdı. Aylık toplantılarımız Kazım Karabekir Vakfı'nda yapılmakta ve bu toplanmalarımızda, kitap sohbetimiz de kızı Timsal Hn. ve Timsal Hn. kızı da bulunmakta.
Timsal Hn. ne kadar şanslı ki böyle kudretli, inançlı, vatanı için savaşan, yürüyen bir babaya sahipmiş. Elbet zor yanları vardır herkes yaşadığını bilir... Çok mütevazi biri ve sohbeti kendini dinlendiriyor.
Bu kitap kulübüne girmeme vesile olan Lale Ablama da burdan bir kez daha teşekkür edeyim. Bilmeyenleriniz vardır diye söyleyeyim kendisi "Lalenin Bahçesi" bloğunun yazarı.
Bizler kitabı okuduk ve Timsal Hn. da bizim için Müzenin kapılarını akşam açtı ve bize hem evi gezdirdi hem de anlattı... ki anlatmadığı, anlatamadığı, zamanın yetmediği ne anılar vardır kendisinde...
Tabi birebir bir ağızdan dinlemek, yaşayan birinden dinlemek öyle farklı …