28.2.12

Surlu Şehrin Rüyası / Lisa Huang Fleischman

 Surlu Şehrin Rüyası kitabı bitti. Nasıl bitirdim anlamadım, her bir sayfası harikaydı bence. Ki yazarın ilk romanıymış bu kitap. Konu Çin'de geçiyor. Köklü bir ailenin yaşadıkları, bir babanın ölümünden sonra yaşadıkları ve yaşamaya çalıştıkları hayat mücadelesi, Ülkenin Japonya tarafından saldırıya uğraması, savaşması, insanların yaşadıkları.... Bir çok bilgiden ne kadar eksikmişim onu anladım.

Daha önce bir belgeselde Çinlilerin küçük yaşta kızlarının ayaklarını sardıklarını izlemiştim. Ayakları küçük olsun diye. Çünkü güzelliği bir nebze olsun simgeliyomuş küçük ayak. Kitapta da işlenmiş bu konu. Karakterimiz Yeşim Erdem bu ayak sarma olayına karşı geliyor ve daha batılı şeylerin ülkesine gelmesini istiyor.
Birde nikah kıyma olayıda o zamanlar yokmuş. Hatta bizdeki kuma olayı orada odalık olarak anlatılıyor. Karın tokluğuna çalışan hizmetçiler... Fakirlikte var tabi. Enteresan olan şeyse değişikliğe çok kapalı bir ülke olması. Gerçi daha sonra bu olguyu aşıyorlar ama....
Konu olarak ailesi için evlenen Yeşim Erdem'in kocası öldükten sonra bile eşinin ailesine bakması, devrimci arkadaşıyla birlikte Ülkesi için verdiği mücadele, daha sonra bir erkeğe aşık olması, evlenmesi, hiçbir şeye önem vermezken, çocukları olduğunda hayatında ki önceliklerin değişmesi, bir çok şeye karşı koyması...... Anlatım dili ve çeviri iyiydi. Kahramanımızın ismi Türkçe ama aslında bu takma isimleri, çünkü anlatılan Ülkede herkesin bir yapısına, davranışlarına uygun bir nevi rumuzları var ve o şekilde anılıyorlar. Birde çok fazla batıl inançları var. Ölen kişilerin ruhlarının evlerinin etrafında dolaşması, camlarına kağıt yapıştırmaları, simgelerle kovmaya çalışmaları yada yad etmeleri.... Bir tek bizde yokmuş dedim okurken... :)))))
Okunmalı....

26.2.12

Hugo Hugo Cabret Filmi

Dün gece Hugo filmini seyrettik. Twitter ve televizyonda çok fazla konuşulan bir filmdi. Oscar'a adaymış ama bence olmamalı. Konusu güzel, çocuk oyuncu( Hugo karakteri) başarılı ama bazı yerler yarım kaldı. Hatta film bittiğinde sanki devamı gelecek gibi hissettim.
Oysaki sinemanın tarihi, hayal gücü ve yaşam sebebi aktarımı başarılıydı. Özellikle bir çocuğun gözünden daha bir başarılı. Sonunu sevmedim, bitiş kısmını.














Sinemalar
Puanı

6.6/10 

Toplam Oy:

206 kişi oy verdi

Yapım:

2011  -  ABD 

Tür:

3 BoyutluAileFantastikGizem

Süre:

83 dakika

Yönetmen:

Martin Scorsese, 

Oyuncular:

Jude Law,  Ben Kingsley,  Christopher Lee,  Chloe Moretz,  Sacha Baron Cohen,  Asa Butterfield,  Michael Pitt,  Mathieu Amalric,  Richard Griffiths,  Ray Winstone,  Helen McCrory,  Frances de la Tour,  Angus Barnett,  Michael Stuhlbarg,  Gulliver Mcgrath,  Shaun Aylward,  Mark Shrimpton,  Lucy Scarfe,  Max Wrottesley,  Graham Curry,  James Butler,  Joshua Dunlop,  Emil Lager,  Hugo Malpeyre,  Gino Picciano,  Adam Manuel,  Denis Khoroshko,  James Thomas Scott,  Nathaniel Antonio Lloyd,  Catherine Balavage,  David Smith,  Edmund Kingsley,  Eric Moreau,  Robert Gill,  Ben Addis, 

Senaryo:

John Logan,  Brian Selznick, 

Senaryo (Kitap):

Brian Selznick, 

Yapımcı:

Johnny Depp,  Martin Scorsese,  Bruce Berman,  Barbara De Fina,  Graham King,  Charles Newirth,  Georgia Kacandes,  Tim Headington,  Emma Tillinger,  Christi Dembrowski, 

25.2.12

Ya Sonra Filmi.....

Ya Sonra filmini en nihayet bugün izledim. :) Özcan Deniz'in oynadığı karakterleri beğeniyorum ve bu filmide beğendim. Her ne kadar konu sıradan gibi olsada iyiydi ve filmlerde The End denildikten sonrası olmazdı. Bu filmde sonrası olmuş. Beğendim. Özellikle de müzikleri çook beğendim. Tabi sonlara doğru gözyaşlarımada engel olamadım. Azıcık sulugözümdür ben...
Bu gece bir filmimiz daha var: "HUGO" izleyeceğiz. Çok beğenen vardı, bakalım nasılmış....

Filmin Özeti

  Adem - Özcan Deniz Didem'le evliliğinin yedinci yılını yaşamaktadır. Birkaç ticari denemesi olmuş ama başaramamış ve boyunun ölçüsünü almıştır. Veterinerliğe devam etmektedir. Arkadaşlarıyla vakit geçirmek, maça gitmek, müzikle uğraşmak ve ara da sırada hep beraber dışarı çıkmak haricinde hayatın rutin akışına kendini kaptırmıştır. Ama bencilliği ve hep arkasından sürüklediği karısının uyarılarını dikkate almaması kabusu olacaktır… Karısına olan aşkını hatırlaması için büyük bir sarsıntı onu beklemektedir     YA SONRA?..MUTLU SONLA BAŞLADI HER ŞEY...Bir varmış, bir yokmuş ile başlayan masallardaki gibi yaşayan iki aşık...Unutulmayan o ilk dokunuş, asla yeri dolmayan sözcüklerin bir bir aşka gelişi ve göz gözegeçen gecelerin sonunda; aşk masalının mutlu kahramanları oldular.Uyuyan Güzel ve Beyaz Atlı Prens gibi, Külkedisi ve hayalindeki sevgilisi gibi... Onlar daevlendiler.Peki, mutlu sona ulaşanlar, hep mutlu yaşarlar mı?Gerçeğe dönüşen hayaller değerini yitirdiğinde, Uyuyan Güzel hiç uyanmamayı dilemişolamaz mı?Mutluluk; masalın bittiği yerde son bulur.Masalları kıskandıracak bir aşk yaşadılar, kimsenin hayal edemeyeceği kadar çokistediler ve ; evlendiler. Ama bilmedikleri bir şey vardı: Biten bir masaldan geriyekalan, hayatın gerçekleri olacaktı...Masallara bakılırsa sona geldiler... Ve işte; bu MUTLU SONLA BAŞLADI HER ŞEY... YA SONRA?..